YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/23100
KARAR NO : 2013/24549
KARAR TARİHİ : 23.12.2013
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacı, sigortalı eşi … 5510 sayılı Yasa’nın geçici 17. maddesi kapsamında kalacak şekilde prim borcuna karşılık ödenen 6.100.00 TL’nin 36 aylık prim borcuna karşılık geldiğinin tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
Dava, davacının sigortalı eşi … ‘ın 5510 sayılı Kanun’un geçici 17.maddesi kapsamında kalacak şekilde prim borcuna karşılık ödenen 6.100,00 liranın 36 aylık prim borcuna karşılık geldiğinin tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile “davacının 26.03.2009 tarihi itibariyle davalı kurum hesabına yatırdığı 6.100,00 TL’nin 2 yıl 1 ay 7 gün prim borcunu karşıladığının tespitine” karar verilmiştir.
5510 sayılı Yasa’nın geçici 17.maddesinde “Kendi adına ve hesabına bağımsız çalışanlarla tarımda kendi adına ve hesabına bağımsız çalışanlardan, 1479 ve 2926 sayılı kanunlara göre tescilleri yapıldığı halde, bu maddenin yürürlük tarihi itibarıyla beş yılı aşan süreye ilişkin prim borcu bulunanların, bu sürelere ilişkin prim borçlarını, prim borçlarının ödenmesine ilişkin Kurumca çıkarılacak genel tebliğin yayımı tarihini takip eden aybaşından itibaren 6 ay içerisinde ödememeleri halinde, prim ödemesi bulunan sigortalıların daha önce ödedikleri primlerin tam olarak karşıladığı ayın sonu itibarıyla, prim ödemesi bulunmayan sigortalıların ise tescil tarihi itibarıyla sigortalılığı durdurulur. Prim borcuna ilişkin süreler sigortalılık süresi olarak değerlendirilmez ve bu sürelere ilişkin Kurum alacakları takip edilmeyerek, Kurum alacakları arasında yer verilmez.
Ancak, sigortalı ya da hak sahipleri daha sonra müracaatları tarihindeki 80 inci maddenin ikinci fıkrasına göre belirlenecek prime esas kazanç tutarı üzerinden hesaplanacak borç tutarının tamamını, borcun tebliğ tarihinden itibaren üç ay içinde ödedikleri takdirde, bu süreler sigortalılık süresi olarak değerlendirilir.” hükmü yer almaktadır.
Geçici 17.maddeye göre, sigortalılığı durdurulan sigortalı veya hak sahipleri durdurulan sigortalılık süresini, cari primler üzerinden hesaplanacak prim borcunu tebliğ tarihinden itibaren 3 ay içinde ödeyerek sigortalılık elde edebilirler. Ancak yasa hükmünden de anlaşılacağı gibi, kısmi ödeme ile kısmi hizmet elde edilmesi mümkün değildir.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden, davacının murisi … 4.10.2000 tarihinde Bağ-Kur sigortalısı olarak tescil edildiği, hiç prim ödemesinin bulunmadığı ve 25.11.2008 tarihinde vefat ettiği, davacının ilk kez 26.03.2009 tarihinde 6.100,00TL prim ödemesi yaptığı, davalı Kurumun bu prim ödemesini 4.10.2000-28.2.2002 ve 1.5.2008-25.11.2008 tarihleri arasında 1 yıl 11 ay 18 gün sigortalılık süresine karşılık geldiğini kabul ettiği anlaşılmaktadır.
Somut olayda, her ne kadar davacının gayesi prim borcunun ölüm aylığına yetecek sigortalılık süresine karşılık gelen kısmını ödeyip geçici 17.maddeden yararlanarak sigortalılığı sona erdirmek olsa da, geçici 17.maddenin kısmi ihyaya imkan vermediği, davacının prim borcunun tamamını ödeyerek geçici 17.maddeden yararlanabileceği, borcun bir kısmını ödeyerek sigortalılık kazanmasının mümkün olmadığı göz önünde bulundurulmadan davanın kabulüne karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalı Kurumun bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA 23/12/2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.