Yargıtay Kararı 6. Hukuk Dairesi 2013/13227 E. 2013/14406 K. 28.10.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/13227
KARAR NO : 2013/14406
KARAR TARİHİ : 28.10.2013

MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : İtirazın kaldırılması ve tahliye

İcra mahkemesince verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı karar, davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Davacı alacaklı tarafından, davalı borçlu aleyhine, kira alacağı ve tahliye isteklli olarak başlatılan icra takibine, davalı borçlunun itirazı üzerine, davacı alacaklı icra mahkemesinden itirazın kaldırılması ve tahliye isteminde bulunmuştur. Mahkemece davanın kabulü ile itirazın kaldırılmasına, tahliyeye ve tazminata karar verilmesi üzerine karar, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, temyiz olunan kararda yazılı gerekçelere göre davalı vekilinin aşağıda yazılı bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
1- Davacı vekili, davalı hakkında başlattığı haciz ve tahliye istekli icra takibinde 65.814.11 TL kira alacağı ile 13.462.10 TL faiz olmak üzere toplam 79.276.21 TL’nin tahsilini istemiştir. Davalı vekili, istenilen kira bedellerinin hatalı olduğunu, davalının borcu bulunmadığını, borca en geniş anlamı ile itiraz ettiklerini ileri sürerek takibe itiraz etmiştir. Taşınmazın arsa olduğu gözetilerek 6098 sayılı TBK’nun 315. maddesi gereğince, Örnek 13, 10 gün ödeme süreli ödeme emri gönderilmesi gerekirken Örnek 7, 7 gün ödeme süreli ödeme emri tebliğ edilmiştir. Bu durumda ödeme emrinin usulüne uygun düzenlendiğinden söz edilemez. Davalı borçluya 10 gün ödeme süreli ödeme emri gönderilmediğinden temerrüt koşullarının gerçekleşmediği göz önünde bulundurularak tahliye isteminin reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde tahliye isteminin kabul edilmesi doğru değildir.
2- Takibe dayanak yapılan ve karara esas alınan 15.01.2000 başlangıç tarihli ve üç yıl süreli kira sözleşmesi konusunda taraflar arasında bir uyuşmazlık bulunmamaktadır. Sözleşmenin 2/e maddesinde ödemelerde gecikme olması halinde kira bedelinin tamamı üzerinden aylık % 30 gecikme faizi uygulanacağı kararlaştırılmıştır.
01.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6098 sayılı TBK.nun 120. maddesinde temerrüt faizi düzenlenmiştir. Anılan madde hükmüne göre; “Uygulanacak yıllık temerrüt faiz oranı, sözleşmede kararlaştırılmamışsa, faiz borcunun doğduğu tarihte yürürlükte olan mevzuat hükümlerine göre belirlenir.
Sözleşme ile kararlaştırılacak yıllık temerrüt faizi oranı, birinci fıkra uyarınca belirlenen yıllık faiz oranının yüzde yüz fazlasını aşamaz.
Akdi faiz oranı kararlaştırılmakla birlikte sözleşmede temerrüt faizi kararlaştırılmamışsa ve yıllık akdi faiz oranı da birinci fıkrada belirtilen faiz oranından fazla ise, temerrüt faiz oranı hakkında akdi faiz oranı geçerlidir.” hükmü öngörülmüştür.
Bu durumda faiz talebinin 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 120. maddesi çerçevesinde değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken bu hususun da gözetilmemesi doğru değildir.
Karar bu nedenlerle bozulmalıdır
SONUÇ:Yukarıda açıklanan 1 ve 2 numaralı bentlerde yazılı nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428 ve İİK.nın 366.maddesi uyarınca kararın BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 28.10.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.