YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/6135
KARAR NO : 2013/10476
KARAR TARİHİ : 06.06.2013
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki karşılıklı itirazın iptali-menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı her iki davanın da reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı (Temlik alan Birleşik … Bankası AŞ.)-karşı davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, müvekkili bankanın kapanan … Şubesi ile davalı şirket arasında imzalanan genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacaklarının tahsili için İstanbul 6. İcra Müdürlüğü’nün 1997/16656 sayılı dosyası ile takibe geçilip, takibin kesinleştiğini ancak sözkonusu icra takibinin semeresiz kaldığını ve 01.03.2001 tarihli memurluk kararı ile müvekkili bankanın 26.116.17 alacağı için aciz belgesi düzenlendiğini, bu aciz belgesine istinaden İstanbul 13. İcra Müdürlüğü’nün 2006/6306 sayılı dosyası ile takibe geçildiği, davalının takibe haksız olarak itiraz ettiğini iddia ederek itirazın iptaline ve icra inkar tazminatına hükmolunmasını talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevabında, icra takibinin dayanağı olan genel kredi sözleşmesindeki imzanın müvekkili şirketi temsil ve ilzama yetkili kişilere ait bulunmadığını, müvekkili şirket tarafından böyle bir kredi alınmadığını, müvekkili şirketin bankaya borcunun mevcut olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Birleşen dava da davacı vekili ,icra takibine konu alacağın dayanağı genel kredi sözleşmesindeki imzanın müvekkili şirketi temsil ve ilzama yetkili kişilere ait olmadığını, müvekkili şirket tarafından böyle bir kredi alınmadığını, davalı bankaya takip konusu borçtan dolayı borçlu olmadıklarını iddia ederek borçlu olmadıklarının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı banka vekili cevabında, davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece iddia, savunma, toplanan delillere ve bilirkişi raporuna göre 23.01.1997 tarihindeki kredi ödeme fişindeki imzaların şirketi temsil ve ilzama yetkili kişilerin eli ürünü olmadığı, her ne kadar genel kredi sözleşmesi aslındaki imzalar konusunda inceleme yapılmamış ise de davalı tarafın borçtan sorumlu tutulabilmesi için asıl önemli olanın davalının fiilen kredi kullanması olup, genel kredi sözleşmesindeki imzanın aidiyetinin sonucu değiştirmeyeceği, davacı tarafça takibin aciz belgesine dayandığı, bu belgenin borç ikrarını içeren bir belge olduğundan itiraz edilemeyeceği iddia edilmişse de aciz belgesinin yalnız takip hukuku bakımından İİK’nun 68. maddesi anlamında borç ikrarını içeren bir belge olup, maddi hukuki bakımından borç ikrarı teşkil etmeyeceği, aciz belgesinin dayanağı olan kredinin davalı tarafça kullanılmadığı ,itirazın iptali davasından daha sonra açılan menfi tespit davasında hukuki yarar bulunmadığı gerekçesiyle asıl davanın esastan, birleşen davanın hukuki yarar yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiş, hüküm davacı-davalı birleşik … Bankası AŞ. vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı (Temlik alan Birleşik … Bankası AŞ.) karşı davalı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, 06.06.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.