YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2018/5688
KARAR NO : 2019/5001
KARAR TARİHİ : 12.09.2019
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
TÜRK MİLLETİ ADINA
Davacılar, murisinin iş kazası sonucu ölümünden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, davalılardan …Tarım Ürünleri San Ve Tic. A.Ş. ve Axa Sigorta A.Ş vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okundu, işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar verildi.
K A R A R
1-Dosyadaki temyiz kapsam ve nedenlerine göre; davalı …Tarım Ürünleri San.ve Tic. A.Ş. vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine karar verilmiştir.
2-Davalı …Ş. vekilinin temyizine gelince;
Dava, 28/03/2013 tarihli iş kazası sonucu vefat eden sigortalının eş ve çocuklarının maddi ve manevi zararlarının giderilmesi istemine ilişkindir.
Mahkemece, davacı eş ve çocuklar lehine hükmedilen maddi ve manevi tazminat miktarlarından davalılar …Tarım Ürünleri San. ve Tic. A.Ş. ve AXA Sigorta A.Ş.‘nin, sigorta şirketi poliçe limiti ile sınırlı sorumlu olmak üzere müştereken ve müteselsilen tahsiline hükmedildiği anlaşılmaktadır.
Dosya içeriğine göre, davacıların murisi …‘nin fındık toplama işçisi olarak çalıştığı sırada diğer işçiler ile birlikte, fındığın kamyona yüklenmesi için kullanılan palet ismindeki iş ekipmanını karayolunun karşısına geçirmeye çalışırken davalılardan … tarafından kullanılan ve davalı …’a ait olan kamyonetin palete çarpması sonucu vefat ettiği; SGK Başkanlığı tarafından olayın iş kazası olarak kabul edildiği, hak sahibi eş ve çocuklar lehine iş kazası ölüm gelirinin bağlandığı; alınan kusur raporları ve trafik tespit tutanağına göre olayda davacılar murisinin % 30 ve işveren şirketin % 70 oranında kusurlu bulunduğu; ceza soruşturması aşamasında, şoför …‘nın kusuru olmadığına dayanılarak kovuşturmaya yer olmadığı kararı verildiği, itiraz üzerine Ağır Ceza Mahkemesi tarafından itirazın reddi ile kararın kesinleştiği; davalı … tarafından kullanılan, kazaya karışan aracın, davalı … tarafından trafik sigortası ile sigortalandığı anlaşılmaktadır.
Karayolları Trafik Kanunu‘ndan kaynaklanan motorlu araç işletenin sorumluluğu bir tehlike sorumluluğudur. Zorunlu mali sorumluluk sigortası ise, motorlu bir aracın karayolunda işletilmesi sırasında, bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına neden olması halinde, o aracı işletenin zarara uğrayan üçüncü kişilere karşı olan sorumluluğunu belli limitler dâhilinde karşılamayı amaçlayan ve yasaca yapılması zorunlu kılınan bir zarar sigortası türüdür.
Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları A2/g.maddesi uyarınca sorumluluk riski, sigortalının motorlu araç işletilmesinden doğan, kazaya sebep olan mücbir sebepler dahil olaylar ile kazazede, hak sahibi ve diğer ilgili üçüncü kişilerin kusurları çevçevesinde belirlenen tazminat yükümlülüğü olarak tanımlanmıştır. (EK 2.RG-2/8/2016-29789 değişiklik ile)
Bunun yanında Motorlu Kara Taşıtları İhtiyari Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları’nın 1. maddesinde ise; “sigortacı, işbu poliçede gösterilen aracın kullanılmasından doğan ve Karayolları Trafik Kanunu’na ve umumi hükümlere göre aracın işletenine terettüp eden hukuki sorumluluğu ve bu poliçe teminat kapsamında olmak şartıyla Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası hadlerinin üzerinde kalan kısmını, poliçede yazılı hadlere kadar temin eder” düzenlemesine yer verilmiştir.
Gerek zorunlu mali sorumluluk sigortası, gerekse ihtiyari mali sorumluluk sigortası, motorlu araçların işletilmesi sırasında zarara uğrayan 3. kişilerin zararlarının karşılanması amacını taşımaktadır. Her iki sigortanın da işletene düşen hukuki sorumluluğu teminat altına aldığı gözetildiğinde, işletene hukuken yükletilemeyen zarardan, onun sorumluluğunu teminat altına alan sigortacının sorumlu tutulması da mümkün değildir. KTK’nun 86/1. maddesi gereği ise, işletenin eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin kusursuzluğu oranında sorumluluğunun kalkacağı açıktır. Bu itibarla; ihtiyari mali sorumluluk sigortacısının sorumluluğunun doğmasının ön şartı da, sigortalı araç sürücüsünün kazada kusurlu olmasıdır.
Hukuk Genel Kurulu‘nun 16/01/2013 tarih ve 2012/17-1491 Esas – 2013/74 Karar sayılı ilamında; Davacıların ölenin salt mirasçısı sıfatıyla değil, destekten yoksun kalan üçüncü kişi sıfatıyla dava açtıkları, ölüm nedeniyle doğrudan davacılar üzerinde doğan destekten yoksunluk zararının oluşumundaki kusurun davacılara yansıtılamayacağı; dolayısıyla tam kusurlu araç şoförünün ve onun eylemlerinden sorumlu olan işletenin kusurunun, işletenin ve sürücünün desteğinden yoksun kalan davacıları etkilemeyeceği; 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu ve Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları’na göre, aracın zorunlu mali sorumluluk sigortacısı davalı …, işletenin ve dolayısıyla sürücünün üçüncü kişilere verdiği zararları teminat altına aldığına ve destekten yoksun kalan davacılar da zarar gören üçüncü kişi konumunda bulunduğuna göre, davalı … zararın tamamından sorumlu olacağından, davacılar davalı … şirketinden destekten yoksun kalma tazminatı isteyebilecekleri kabul edilmiştir. Ancak destekten yararlananın tazmin edilmesini isteyebileceği maddi zararın destekten bağımsız olarak değerlendirilemez. Destek, zararla ilgisi olmayan herhangi bir üçüncü kişi değildir, tam aksine zararın temelinde desteğin kendisi yer almaktadır. Bu nedenle desteğin kusurunun destekten yoksun kalanlar bakımından da sonuç doğurması ve bu kusur oranında hesaplanan maddi zarar tutarından indirim yapılması gerekir.
Zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamında zarar görenin kusurunun destekten yoksun kalanlar yönünden indirim nedeni sayılmaması üzerine Karayolları Trafik Kanunu ve bağlı genel şartlarda değişiklik yapılması yoluna gidilmiş, bu kapsamda 2918 sayılı KTK’nun 90. maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“Maddi ve manevi tazminat: Madde 90 – (Değişik:14/4/2016-6704/3 md.) Zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamındaki tazminatlar bu Kanun ve bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda öngörülen usul ve esaslara tabidir. Söz konusu tazminatlar ve manevi tazminata ilişkin olarak bu Kanun ve genel şartlarda düzenlenmeyen hususlar hakkında 11/1/2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun haksız fiillere ilişkin hükümleri uygulanır.” düzenlemeleri yer almıştır.
Neticeten, sigorta şirketinin sorumluluğu, sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında ve poliçe limitiyle sınırlıdır. Zira, Kanun’un emredici hükmü gereği yaptırılan zorunlu trafik sigortalarında sigortacı, işletene düşen hukuki sorumluluğu teminat altına aldığına göre, ancak işletenin sorumlu olduğu oranda zarardan sorumlu olacaktır.
Somut olayda, davalı …’a ait aracın, davalı … tarafından sigorta edildiği, davalı araç şoförü …‘nın olayda kusuru bulunmadığı, işçinin ölümü nedeniyle hak sahipleri tarafından destekten yoksun kalma ve manevi tazminatlar için dava açıldığı, Yerel Mahkeme tarafından davalı … şirketinin tazminatlardan sorumlu tutulduğu anlaşılmakla; yukarıda özetlenen mevzuat hükümlerine göre davalı sigortacının ancak sigortalı araç sürücüsünün kusuru bulunması halinde ve sürücünün kusur oranıyla sınırlı olarak 3. kişi konumundaki davacıların zararlarından sorumlu tutulabileceği anlaşılmakla, davalı …’nın aracının mali sorumluluk sigortacısı durumundaki davalı …Ş. yönünden davanın reddine karar verilmesi gerekirken, hatalı değerlendirme ile hüküm tesisi usule ve yasaya aykırı olmuştur.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular nazara alınmaksızın yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 12/09/2019 gününde oy birliğiyle karar verildi.