Yargıtay Kararı 6. Hukuk Dairesi 2012/19096 E. 2013/11733 K. 09.07.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/19096
KARAR NO : 2013/11733
KARAR TARİHİ : 09.07.2013

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Kira alacağı

Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı kira alacağı davasına dair karar, davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Uyuşmazlık, davacının kiralanan taşınmazları iktisap etmesinden sonra kira paralarını kiralayan sıfatıyla tahsil eden davalıdan fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 10.000 TL’nin sebepsiz zenginleşme hükümleri çerçevesinde tahsiline ilişkindir. Mahkemece görevsizlik kararı verilmesi üzerine, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı vekili, müvekkilinin mülkiyeti davalıya ait 29 parsel No’lu taşınmazı icra marifeti ile yapılan satış sonucunda 26.05.2008 tarihinde satın almasına karşın, davalının ihalenin feshi davası açması sonucu taşınmaza zilyet olamadığını, söz konusu davanın ret ile sonuçlanıp 10.09.2011 tarihinde kesinleştiğini, bu şekilde mülkiyetin ihalenin yapıldığı 26.05.2008 tarihi itibariyle davacıya intikal etmiş sayılması gerektiğini, taşınmazın da 25.10.2011 tarihinde davacı adına tescil edildiğini, bu süre zarfında taşınmaz üzerindeki binada bulunan dört kiracının kira paralarının davalı tarafından tahsil edildiğini, oysa davalının mülkiyetin intikaline engel olduğu kırkbir ay boyunca kira paralarını tahsil etmesinin hukuki sebebinin bulunmadığını belirterek, fazlaya ilişkin hakları sakları kalmak kaydıyla 26.05.2008 tarihinden dava tarihine kadar geçen sürede davalı tarafından tahsil edilen şimdilik 10.000 TL’nin tahsilini talep etmiştir. Davadaki isteğe göre, uyuşmazlık, öncül ve ardıl malikler arasındadır. Taraflar arasında kira sözleşmesi ve kiracılık ilişkisi bulunmamaktadır. Davacı, taşınmazın maliki sayılması gereken ihale tarihinden itibaren aslında kendisine ait olması gerektiğini iddia ettiği kira paralarının davalı tarafından tahsil edilmesi nedeniyle, tahsil edilen bu miktarın sebepsiz zenginleşme hükümleri çerçevesinde kendisine ödenmesini talep etmektedir. Bu durumda davaya bakma görevi 6100 Sayılı HMK’nun 2. maddesi hükmü gereğince asliye hukuk mahkemesine ait olup, mahkemece işin esasının incelenerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde görev yönünden dava dilekçesinin reddi ile dosyanın sulh hukuk mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi doğru görülmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 09.07.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.