YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2019/2005
KARAR NO : 2019/16537
KARAR TARİHİ : 23.09.2019
MAHKEMESİ : İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ . HUKUK DAİRESİ
DAVA : Davacı, feshin geçersizliğine, işe iadesine ve yasal sonuçlarına hükmedilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin kabul kararına karşı davalı avukatı istinaf başvurusunda bulunmuştur.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 24. Hukuk Dairesi davalı avukatının istinaf başvurusunu esastan reddetmiştir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 24. Hukuk Dairesi’nin kararı süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı şirkette 02/09/2013-12/02/2016 tarihleri arasında müdür unvanıyla çalıştığını, iş sözleşmesinin şirket organizasyon yapısındaki değişiklik nedeniyle geçerli nedenle feshedildiğinin bildirildiğini, feshin geçersiz ve kötü niyetli olduğunu, fesihlerde genel ve muğlak ifadelerle yetinilmemesinin gerektiğini, davalı tarafça feshi yönelik somut bir gerekçenin gösterilmediğini, feshin son çare olma ilkesinin gözetilmediğini, işverenliğin bir kısım işçinin iş sözleşmesini feshedebilmek amacıyla işyerinin bölümlerini ve birimlerini kaldırmak suretiyle feshe dayanak oluşturma amacı güttüğü iddia ederek feshin geçersizliği ile davacının işe iadesine, kararın kesinleşmesine kadar geçecek süre için 4 aylık boşta geçen süre tazminatına ve işe iade kararına uyulmaması halinde 8 aylık işe başlatmama tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, davacının iş sözleşmesinin söz konusu müdürlüğün kapatılması ve tüm alt kadroların mali işler müdürlüğüne devredilmesi ile organizasyon yapısındaki değişiklik ve de işyeri ile işin gereklerinden kaynaklanan işletmesel nedenlerle 12/02/2016 tarihinde feshedildiğini, davacının şirketin bütününü yöneten ve işçiyi işe alma ve işten çıkarma yetkisi bulunan işveren vekili yardımcı olduğunu, son dönemdeki 20’yi aşkın işten çıkarmanın tamamında davacının tek başına imzasının bulunduğunu, bu durumun yönetme ve işten çıkarma yetkisinin olduğunu gösterdiğini, işe alımlarda da davacının aynı yetkilere haiz bulunduğunu, bu yetkiyi de kullandığını, … Bankası iştiraki olan müvekkili şirketi işletmesel karar almaya zorlayan nedenlerin tüm kamuoyunca bilindiğini, şirketin faaliyetlerinin anılan bankanın faaliyetleri ile ekonomik durum ve geleceğine bağlı olduğunu, bankanın içinde bulunduğu ekonomik durum ve işletmesel zorunluluklar gereği küçülme kararı alınması ile yönetiminin fona geçmesi üzerine müvekkili şirketin organizasyon yapısında değişiklik yapılması zorunluluğunun ortayı çıktığını, bu kapsamda küçülmeye gidildiğini, şirkette bir kısım çalışanın işlerine son verildiğini, davacının müdürü olduğu insan kaynakları ve eğitim müdürlüğünün kapatılmasına ve tüm alt kadrolarının mali işler müdürlüğüne devredilmesine karar verildiğini, birimin kapatılması nedeniyle davacının işine son verilme zorunda kaldığını savunarak davanın reddini talep etmiştir.
C) İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti:
Mahkemece davacının iş sözleşmesinin 12/02/2016 tarihinde davalı tarafından şirket organizasyon yapısında yapılan değişiklik nedeniyle 4857 sayılı iş kanunun 17. ve 18. Maddeleri gereğince geçerli nedenle feshedildiği, davacının işe iade talebinde bulunduğu, davalının iş akdinin geçerli nedene dayalı olarak feshedildiğini ispatlaması gerektiği, cevap dilekçesinde … Bankasının iştiraki olan şirketin tüm kamu oyunca bilinen nedenlerle işletmesel bazı kararlar almak zorunda kaldığı fesih önleyecek tüm önlemlerin alındığı ancak davacının başka bir işte istihdamının mümkün olmadığının belirtildiği, bilirkişi heyetinden alınan 27/03/2017 tarihli bilirkişi heyet raporunda davaya konu feshin geçerli bir nedene dayanmadığının tespit edildiği dosyanın incelenmesinde davalı firma tarafından işçi temini yoluyla personel istihdamının sağlandığı yeni işçi alımlarının yapıldığı iş sözleşmesinin korunması için davacıya başka bir pozisyonda iş teklif edilmediği, feshin son çare olması ilkesine uyulduğunun davalı tarafından ispatlanamadığı ve ölçülülük ilkesine aykırı hareket edildiği gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
D) İstinaf başvurusu :
İlk derece mahkemesinin kararına karşı, davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
E) İstinaf Sebepleri:
Davalı vekili istinaf dilekçesinde davacının iş akdinin İş K.nun 18.maddesine göre geçerli nedenle feshedildiğini, müvekkili şirketin … bankası A.Ş.’nin iştiraki olduğunu, Banka yönetiminin Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonuna geçmesinden sonra şirketin organizasyon yapısında değişiklik yapılması zorunluluğunun ortaya çıktığını,buna bağlı olarak Bank … şubelerinin ve bankanın tasfiyesinin başladığını, müvekkili şirketin ağır bir maddi sıkıntı içine girdiğini, davacının tüm işçilik alacaklarının ödendiğini, organizasyon şemasında yapılan değişiklikler neticesinde davacının bağlı bulunduğu müdürlüğün “Pazarlama, Satış, Finans ve İnsan Kaynakları GYM” altında birleştirildiğini, bu birleştirme nedeniyle küçülmeye gidildiğini, iş akitlerinin feshi nedeniyle ekonomik yarar sağlandığını, davanın reddine karar verilmesi gerektiğini belirterek istinaf kanun yoluna başvurmuştur.
F) Bölge Adliye Mahkemesi Kararının Özeti :
Bölge adliye mahkemesince , tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, ilk derece mahkemesinin objektif, dosyadaki verilerle çelişmeyen tespitlerine, kararın dayandığı deliller, delillerin takdiri, karar gerekçesine göre istinaf başvuru nedenleriyle sınırlı olarak ve kamu düzeni kapsamında yapılan inceleme sonucunda, yerinde bulunmayan istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
G) Temyiz başvurusu :
Bölge Adliye Mahkemesi’nin kararına karşı davalı vekili tarafından süresinde temyiz başvurusunda bulunulmuştur.
H) Gerekçe:
Somut uyuşmazlıkta, davacının fesih tarihinde … Katılım Bankası’nın iştiraki olan … Emeklilik Ve Hayat A.Ş. ( Yeni ünvanı … Emeklilik Ve Hayat A.Ş. ) de “ insan kaynakları müdürü” statüsünde çalıştığı, iş sözleşmesinin, … Katılım Bankası’ nın faaliyetlerinin TMSF tarafından durdurulduğu ve ekonomik durum nedeniyle 4857 sayılı İş Kanunu’nun 17. ve 18. maddesi gereğince feshedildiği görülmüştür.
Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurulu’nun 29.05.2015 tarihli ve 6318 sayılı kararı ile, 5411 sayılı Bankacılık Kanunu kapsamında, … Bankası A.Ş. ile ilgili olarak yapılan denetlemeler neticesinde, bankanın temettü hariç ortaklık hakları ile yönetim ve denetiminin, zararın mevcut ortakların sermayesinden indirilmesi kaydıyla, kısmen veya tamamen devri, satışı veya birleştirilmesi amacıyla, 5411 sayılı Kanun’un 71. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi hükmü gereğince Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu’na devredilmesine ve BDDK. nın 22.07.2016 gün ve 6947 sayılı kararı ile “ faaliyet izninin kaldırılmasına” karar verilmiştir.
Davalı şirketin hakim ortağı olan … Bankası A.Ş.’ nin, temettü hariç ortaklık hakları ile yönetim ve denetimin Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu’na devredilmesi akabinde, TMSF tarafından görevlendirilen yönetim kurulunun, banka ve bağlı şirketlerinin genel müdürlük ve şubelerinin yönetimi ile ilgili olarak kendi belirleyeceği kadrolar ile yönetim ve denetimi gerçekleştirebileceği, davacının müdür olması nedeniyle, yönetim kurulunun tasarrufu ile organizasyon değişikliği kapsamına girdiği, bu nedenle feshin geçerli nedene dayandığı, anlaşıldığından davanın reddine karar verilmesi gerekirken, kabulüne karar verilmesi hatalıdır.
Bu nedenle davalı vekilinin temyiz başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi ile Bölge Adliye Mahkemesi’ nin kararlarının bozularak ortadan kaldırılmasına ve Dairemizce 4857 sayılı İş Kanunu’nun 20/3. maddesi uyarınca aşağıdaki gibi karar vermek gerekmiştir.
Hüküm: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1- Bölge Adliye Mahkemesi ve İlk Derece Mahkemesi kararlarının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA,
2- Davanın REDDİNE,
3- Alınması gereken 44,40 TL. karar-ilam harcından davacının yatırdığı 29,20 TL. peşin harcın mahsubu ile bakiye 15,20 TL. karar-ilam harcının davacıdan tahsili ile Hazine’ye irat kaydına,
4- Davacının yaptığı yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, davalının yaptığı 1533, 00 TL. yargılama giderinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine,
5- Davalı vekil ile temsil edildiğinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan tarifeye göre belirlenen 2.725,00 TL. ücreti vekaletin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6- Peşin alınan temyiz harcının isteği halinde davalıya iadesine, dosyanın ilk derece Mahkemesine kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
Kesin olarak 23.09.2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.