Yargıtay Kararı 6. Hukuk Dairesi 2012/18163 E. 2013/11372 K. 02.07.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/18163
KARAR NO : 2013/11372
KARAR TARİHİ : 02.07.2013

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : İtirazın iptali

Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı itirazın iptali davasına dair karar, davalı ve davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, sözleşme kapsamında davalı adına yapılan ödemelerin rücuen tahsiline yönelik icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş olup, hüküm davacı ve davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Davacı vekili, hükmü süresinde temyiz etmemiş, davalı tarafından verilen temyiz dilekçesinin kendisine tebliği üzerine verdiği cevap dilekçesinde hükme ilişkin temyiz itirazlarını bildirmiştir. Temyiz kanun yoluna ilişkin hükümleri halen yürürlükte olan 1086 sayılı HUMK’nun 433/2.maddesine göre temyize cevap süresi 10 gün olup, 03.01.2012 tarihinde tebliğ edilen temyiz dilekçesine karşı davacı tarafından 18.01.2012 tarihinde verilen cevap ve karşı temyiz dilekçesi yasal 10 günlük sürede verilmemiştir. Bu nedenle süresinde olmayan temyiz isteminin REDDİNE
2-Davalının temyiz itirazlarına gelince;
Davacı vekili dava dilekçesinde; … nolu maden sahasının işletilmesi amacı ile davalı şirket ile rödovans sözleşmesi imzaladıklarını, maden kanunu uyarınca görevlendirilmesi zorunlu olan teknik nezaretçi ücretlerinin sözleşme kapsamında davalı tarafından ödenmesi gerektiğini, ancak davalının 01.01.2006-30.06.2006 tarihleri arasındaki dönemde görevlendirilen teknik nezaretçi ücretini ödemediğini, alacağın tahsili için başlatılan icra takibine davalının itiraz ettiğini belirterek itirazın iptaline ve %40 icra inkar tazminatının tahsiline karar verilmesini istemiştir. Davalı alacağın zamanaşımına uğradığını, 2006 yılından beri talep edilmeyen ücretlerin sonradan istenilmesinde davacının kötü niyetli olduğunu, sözleşmenin 4.maddesinde teknik nezaretçi ücretlerine ilişkin sorumluluğun davacıya ait olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Mahkemece bilirkişi raporu doğrultusunda davanın kabulüne karar verilmiştir.
Taraflar arasında 19.08.1999 tarihli rödovans sözleşmesi, 01.09.1999 tarihli “Rödovans Sözleşmesinin Uygulanma Protokolü” başlıklı sözleşme bulunmaktadır. Sözleşme ile ruhsatı davacıya ait maden sahasının bir bölümü madencilik faaliyetinin yürütülmesi amacıyla davalıya kiraya verilmiştir. Maden Kanunu uyarınca ruhsat sahibi tarafından görevlendirilmesi zorunlu olan teknik nezaretçi ücretinin rödovansçı ruhsat sahibi tarafından ödeneceği sözleşmenin 4.maddesinde kararlaştırılmıştır. Sözleşmedeki “rödovansçı ruhsat sahibi” ibaresinin neyi ifade ettiği açık olmamakla birlikte, anılan
maddenin kiracının sorumluluğuna atfen sözleşmeye konulduğunun kabulü gerekir. Davacı sözleşme kapsamında davalıya ait olan bu sorumluluğun yerine getirilmediğini belirterek teknik nezaretçiye yaptığı ücret ödemelerinin davalıdan rücuen tahsilini istemiştir. Teknik nezaretçi ücretlerinin davacı tarafından gerçekleştirildiğine ilişkin ilgilinin imzasını taşıyan maaş bordroları dosyaya sunulmuştur. Dava rücuen alacak istemine ilişkin olduğuna göre alacağın ücret tarifesinde yazılı miktarı geçmemek üzere teknik nezaretçiye yapılan ödemeler üzerinden hesaplanması zorunludur. Hükme esas alınan bilirkişi raporunda ise yalnızca Maden Mühendisleri Odasınca yayımlanan ücret tarifesi esas alınmış olup davacı tarafından gerçekleştirildiği bildirilen ödemelere ilişkin bir inceleme yapılmamıştır. Bilirkişi raporu bu yönü ile eksik olup tarife üzerinden davalının 31.050 TL den sorumlu olduğuna ilişkin mahkeme gerekçesi yerinde değildir. O halde mahkemece yukarıda açıklanan esaslar çerçevesinde bilirkişiden yeni rapor alınıp sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm verilmesi doğru değildir.
Hüküm bu nedenle bozulmalıdır
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 02/07/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.