YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/2997
KARAR NO : 2011/5028
KARAR TARİHİ : 10.10.2011
MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Tapu İptali ve Tescil
… ile … ve müşterekleri arasındaki tapu iptali ve tescil davasının reddine dair ….Aile Mahkemesinden verilen 25.02.2010 gün ve 544/150 sayılı hükmün Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla dosya incelendi gereği düşünüldü:
KARAR
Davacı vekili, dava konusu 161 ada 59 parsel üzerindeki 16 nolu bağımsız bölümün davalı eş … tarafından satın alınmış olmasına karşılık vekil edeninden mal kaçırmak amacıyla muvazaalı olarak davalılardan … adına tescil edildiğini açıklayarak muvazaaya dayalı işlemin iptali ile taşınmazın davalı eş adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmesini istemiştir.
Davalılar vekili, davanın reddine karar verilmesini savunmuşlardır.
Mahkemece, kanıtlanamayan davanın reddine karar verilmesi üzerine; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, istek ve olayın gelişimi göz önünde tutulduğunda, katkı payı alacağı ya da edinilmiş mallara katılma alacağı isteğiyle bir ilgisi bulunmayıp taraflar arasındaki uyuşmazlık, muvazaaya dayalı şahşi hakka ilişkin tapu iptali ve tescil davasıdır.
Davacı vekili dava dilekçesinde açık bir biçimde ve yukarıda açıklandığı gibi taşınmazın esasen eşi tarafından satın alınmasına rağmen muvazaalı olarak diğer davalı … adına tescil edildiğini ileri sürerek istekte bulunmuştur. Şahsi hakka dayalı olarak muvazaa (BK.m.18) hukuksal sebebiyle açılan davalar genel hükümlere göre genel mahkemelerde bakılır. Davacının ileride açacağı katkı payı veya katılma alacağı davaları sonucunda hak edeceği alacağının tahsilini sağlamak için bu tür davayı açmakta hukuki yararının bulunduğunun kabulü gerekmektedir. Saptanan bu olgu karşısında görevli mahkemenin Aile Mahkemesi olmadığı, uyuşmazlığın mal rejiminden kaynaklanmadığı gözetilerek Asliye Hukuk Mahkemesinin görevli olduğunun kabulü gerekir. Görev, kamu düzenine ilişkin olup yargılamanın her aşamasında kendiliğinden göz önünde tutulur. Bu nedenle görevli mahkemenin genel mahkemeler olması nedeniyle, dava dilekçesinin görev yönünden reddine, dosyanın görevli ve yetkili Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerekirken işin esasına girilerek hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Davacı vekilinin temyiz itirazları bu bakımdan yerinde olduğundan kabulü ile yerel mahkeme hükmünün açıklanan nedenlerle 6100 sayılı HMK.nun geçici 3.maddesi yollamasıyla HUMK.nun 428.maddesi uyarınca BOZULMASINA ve 17,15 TL peşin harcın istek halinde davacıya iadesine 10.10.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.