YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2019/1910
KARAR NO : 2019/4471
KARAR TARİHİ : 25.09.2019
MAHKEMESİ : İstanbul 7. Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Yağma
HÜKÜM : Mülga 765 sayılı Yasanın 497/1, 59/2, 31, 33, 40 maddeleri gereğince 12 yıl 6 ay hapis (Uyarlama sonucu, 5237 sayılı Yasanın 149/a, 62, 53, 63. maddeleri gereğince 4 yıl 2 ay hapis, hak yoksunluğu )
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
İstanbul 7. Ağır Ceza Mahkemesince 2004/505 esas sayılı dosya üzerinden yapılan yargılama sonucu 07.04.2005 tarihli, hükümlü M.. Y.. yüzüne verilen karara karşı temyiz davası açılmayarak bu haliyle kesinleştiği,
01.06.2005 tarihinde 5237 sayılı Yasanın yürürlüğe girmesiyle talep üzerine lehe yasanın tespiti için Mahkemece dosya üzerinden ve duruşma açılmaksızın uyarlama yargılaması yapılarak; 11.07.2005 tarihli ek karar ile hükümlünün neticeten aynı yasanın 149/1-a, 150/2, 62, 63 ve 53. maddeleri uyarınca neticeten 4 yıl 2 ay hapsine dair verilen kararın, ”5271 sayılı Yasanın 268. maddesi uyarınca hükümlünün ve diğer ilgilerinin kararın öğrenildiği günden itibaren 7 gün içerisinde ceza infaz kurulu ve tutukevi müdürlüğüne beyanda bulunma veya bu hususta bir dilekçe verilerek veya zabıt katibine beyanda bulunularak karara itiraz edebileceğinin göz önünde bulundurulmasına…” şeklinde yasa yolunun itiraz yasa yoluna tabi olduğu belirtilerek, 12.08.2005 tarihinde cezaevinde bulunan hükümlüye usulüne uygun şekilde tebliğ edildiği ancak hükümlünün herhangi bir yasa yoluna müracatta bulunmadığı veya itiraz ettiğine dair herhangi bir dilekçe sunmadığı, bunun üzerine hükmedilen cezanın infazına başlanarak cezaevi idaresi tarafından hükümlüye 21.6.2006 tarihinde müddetnamenin de tebliğ edildiği,
Her ne kadar hükümlü bulunduğu cezaevi aracılığıyla gönderdiği 12.04.2019 tarihli dilekçesinde özetle; Mahkemenin 07.04.2005 tarihli kararında kanun yolu ve müracaat şeklinin yasaya uygun şekilde belirtilmediğini ve 11.07.2005 tarihli ek kararda ise kanun yolunun hatalı şekilde itiraz olarak belirtilmesi nedeniyle yanıltıldığını, bu nedenle mağdur olduğunu belirtmişse de; kanun yolu “olağan kanun yolu” ve “Olağan üstü kanun yolu” şeklinde ikili bir ayrıma sahiptir. Bu ayrımın ölçütü ise, kanun yoluna başvurulan kararın kesinleşip kesinleşmediğidir.
Kanun yoluna başvurulan karar kesinleşmemiş ise “olağan kanun yolu” şayet karar kesinleşmiş ise “olağanüstü kanun yolu” söz konusudur.
Olağan kanun yolu “Temyiz”, “İstinaf”; olağanüstü kanun yolu ise “Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itirazı”, “Kanun yararına bozma”, “Yargılamanın yenilenmesidir”. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı itiraz yoluna sadece Yargıtay’ın ilgili Ceza Dairesi kararına karşı gidebilir.
YCGK 17.03.1998 gün 6/18-19 sayılı kararında “Bir karar aleyhinde ilgili herkes tarafından…. bir yasal çerçevede başvuruluyorsa olağan yasa yoludur. Olağanüstü yasa yolunda ise ancak yasal çareler tükenince gidilebilen yasal son çaredir.”
Bu açıklamalar ışığında; hükümlü hakkında duruşmasız olarak yapılan uyarlama yargılaması her kadar itiraz yasa yoluna tabi olduğu belirtilerek hükümlüye tebliğ edilmişse de, hükümlünün her hangi bir müracaatta bulunmayarak kararın kesinleşmesini sağladığı, bu hukuki durumdan sonra tespit edilebilen yasaya aykırılıkların yukarıda da açıklandığı üzere olağanüstü yasa yolu olan kanun yararına bozmaya konu olabileceği, başka bir anlatımla İstanbul 7. Ağır Ceza Mahkemesi’nin 2004/505 esas- 2005/55 sayılı Yargıtay denetiminden geçmeyen kararı, olağanüstü kanun yolu ile ortadan kaldırılmadığı sürece üzerinde hiç bir şekilde değişiklik yapılamayacağı bir mukakkaktır.
Yukarıdaki açıklamalar ışında somut dosyamıza gelince;
Hükümlü M.. Y..’ın, İstanbul 7. Ağır Ceza Mahkemesinin 2004/505 esas sayılı dosyasında, 07.04.2005 ve 11.07.2005 tarihli kararlarına karşı eski hale getirme talepleri yerinde görülmediğinden ve kanunda öngörülen süreden çok sonra vaki olan temyiz davasının 1412 sayılı CMUK’un 310/1 ve 317. maddeleri uyarınca isteme uygun olarak REDDİNE, 25.09.2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.