YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2019/1917
KARAR NO : 2019/7486
KARAR TARİHİ : 20.06.2019
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
DAVA TÜRÜ : Karşılıklı Boşanma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda bölge adliye mahkemesi hukuk dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı-karşı davalı kadın tarafından kusur belirlemesi, manevi tazminat ve tedbir nafakası talebinin reddi ile nafakaların ve maddi tazminatın miktarları yönünden; davalı-karşı davacı erkek tarafından ise asıl davanın kabulü, yoksulluk nafakası ve maddi tazminat yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1. Dava, Türk Medeni Kanunu’nun 166/4. maddesiyle düzenlenen karşılıklı boşanma davasıdır. İlk derece mahkemesince; her iki davanın da TMK 166/son gereğince kabulü ile tarafların boşanmasına, kadının maddi tazminat talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına, manevi tazminat, tedbir ve yoksulluk nafakası taleplerinin reddine hükmedilmiştir. Anılan karara karşı, davacı-karşı davalı kadın tarafından kusur belirlemesi, nafakalar ve tazminatlar yönlerinden istinaf talebinde bulunmuş olup, davalı-karşı davacı erkek istinaf talebinde bulunmamıştır. O halde, davacı-karşı davalı kadın tarafından açılan davanın kabulüne dair karar erkek tarafından istinaf edilmeyerek kesinleşmiştir. Bu nedenle davalı-karşı davacı erkeğin kadının davasının kabulüne yönelik temyiz dilekçesinin reddine karar verilmesi gerekmiştir.
2. Tarafların sair temyiz itirazlarının incelenemesine gelince; dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre, davalı-karşı davacı erkeğin tüm, davacı-karşı davalı kadının aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yersizdir.
3. Boşanma veya ayrılık davası açılınca hakim, davanın devamı süresince, gerekli olan, özellikle eşlerin barınmasına (TMK m 186/1), geçimine (TMK m. 185/3), malların yönetimine (TMK m. 223, 242, 244, 262, 263, 264, 267, 215) ve çocukların bakım ve korunmasına (TMK m. 185/2) ilişkin geçici önlemleri kendiliğinden (re’sen) almak zorundadır (TMK m. 169). O halde; Türk Medeni Kanunu’nun 185/3. ve 186/3. maddeleri uyarınca, tarafların ekonomik ve sosyal durumları da gözetilerek dava tarihinden geçerli olmak üzere davacı-davalı kadın yararına uygun miktarda tedbir nafakasına hükmedilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı bulunmuştur.
4. Yapılan yargılama ve toplanan delillerden davalı-karşı davacı erkeğin kabul edilen ve gerçekleşen kusurlu davranışları yanında davalı-karşı davacı erkeğin fiili ayrılık döneminde, davacı- karşı davalı kadının doğumu ile ilgilenmediği gibi ortak çocuğu bir kere dahi görmediği anlaşılmaktadır. Davalı-karşı davacı erkeğin bu kusurları, davacı-karşı davalı kadının kişilik haklarına saldırı teşkil etmektedir. Türk Medeni Kanunu’nun 174/2. maddesinin, boşanmaya sebebiyet vermiş olan olaylar yüzünden kişilik hakları saldırıya uğrayan tarafın, kusurlu olandan manevi tazminat isteyebileceğini öngördüğü dikkate alınarak mahkemece, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, tazminata esas olan fiilin ağırlığı ile hakkaniyet kuralları (TMK m. 4, TBK m. 50, 51) dikkate alınarak davacı kadın yararına uygun miktarda manevi tazminata hükmedilmesi gerekirken talebin reddi doğru görülmeyip, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenlerle davalı-karşı davacı erkeğin kadının davasının kabulüne yönelik temyiz dilekçesinin REDDİNE, 3. ve 4. bentlerde açıklanan nedenlerle bölge adliye mahkemesi kararının BOZULMASINA, 2. bentte açıklanan nedenlerle bozma ve reddedilen dilekçe kapsamı dışında kalan tarafların sair temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan hükmün ONANMASINA, başlangıçta alınmamış olan aşağıda yazılı karar ve ilam harcı ile temyiz başvuru harcının Osman’a yükletilmesine, dosyanın ilk derece mahkemesine, karardan bir örneğinin ilgili bölge adliye mahkemesi hukuk dairesine gönderilmesine oybirliğiyle karar verildi.
20.06.2019 (Prş.)