Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2012/12705 E. 2013/10901 K. 27.05.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/12705
KARAR NO : 2013/10901
KARAR TARİHİ : 27.05.2013

MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada İstanbul 21. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 15/09/2011 tarih ve 2011/357-2011/16 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili ile … Elektrik A.Ş. vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, asıl davada davalı şirketler arasında ortak yapısı gözetildiğinde organik bağlantı bulunduğunu, halka açık bir şirket olan davalı …’ın 1998 ve 1999 yıllarında işletme ve yatırım kredisi adı altında diğer davalı bankalardan kredi kullandığını, müvekkili kurum uzmanlarınca 2000 yılında yapılan denetleme sonucunda düzenlenen rapora göre, özellikle şirketin 1999 yılında kullandığı krediler için dönem içinde tahakkuk ve tahsil edilen faiz tutarının, İMKB Tahvil ve Bono Piyasasında oluşan Hazine Bonosu faiz oranlarının kullanılması yoluyla hesaplanan tutardan yaklaşık 6,4 trilyon TL daha fazla olduğunu, bu suretle davalı …’ın sözleşmede belirgin olmayan bir biçimde kararlaştırılan orandan daha yüksek faiz ödemek suretiyle diğer davalı şirketlere SerPK’nun 15/son maddesi anlamında örtülü kazanç aktarımı yaptığının anlaşıldığını, birleşen dosyada da …’ın nakitlerinin önemli bir bölümünü davalı … Bank Off Shore nezdindeki hesaplarda tuttuğunu, şirketin davalı banka(lar) nezdinde bulunan mevduat hesaplarına uygulanan faiz oranlarının emsallerine göre bariz şekilde düşük olması sebebiyle davalı şirketlere SerPK’nun 15/son maddesi anlamında örtülü kazanç aktarımı yapıldığını ileri sürerek, söz konusu işlemlerin SerPK’nun 46/1-c maddesi uyarınca hukuka aykırı olduğunun tespiti ve iptalini talep ve dava etmiştir.
Davalı … vekili, asıl ve birleşen davaya cevabında, şirketin ticari merkezinin Adana olması nedeniyle yetkisizlik itirazında bulunmuş, öte yandan dava dilekçesinde sözü edilen olguların SerPK’nda 1999 yılında gerçekleştirilen değişiklikten önceye ilişkin olmakla davacının bu işlemler için gerek denetleme yapmak ve gerekse de iptal davası açma hak ve yetkisinin bulunmadığını, diğer yandan yapılan iş ve işlemlerin piyasa koşullarına uygun olup örtülü kazanç transferi olarak nitelendirilemeyeceğini savunarak, asıl ve birleşen davanın reddini istemiştir.
Davalı…Bankası A.Ş. vekili, davacı kurumun dava konusu döneme ilişkin olarak aktif dava açma ehliyetinin olmadığını, …’a kullandırılan kredilere uygulanan faiz oranlarının fahiş olmadığını, emsal bankaların faiz oranlarına uygun olduğunu, mevduatlara da düşük faiz uygulanmadığını savunarak, asıl ve birleşen davanın reddini istemiştir.
Davalı … Bank Off Shore vekili, davalı…Bankası A.Ş vekili ile benzer savunmalarda bulunarak, asıl ve birleşen davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, asıl davanın reddine, birleşen davanın kabulüne dair verilen karar Dairemizin 30.04.2010 tarih 2010/2541 E, 2010/4736 K sayılı ilamı ile, birleşen dava yönünden bozulmuş, Mahkemece bozmaya uyularak, asıl dava bozma nedeni yapılmadığından, yeniden hüküm kurulmasına yer olmadığına, birleşen 2001/642 E sayılı davada davalılardan … tarafından, … Bankası Off-Shore Ltd. Şti.’ne yatırılan mevduatlara düşük faiz verilmesi suretiyle Off -Shore bankasına örtülü kazanç transferi gerçekleştirildiği vakıasına dayanıldığı, davalı…Bankası A.Ş.’ne de bu yolla transfer yapıldığının ispatlanamadığı, davalının öncelikle hesapların adına düzenlendiği Off-Shore bankası olan ve Kıbrıs’ta mukim … bank Off-Shore Ltd.Şti.nden tahsilat yapamayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili ile davalı … vekili temyiz etmiştir.
1-Mahkemece uyulan Dairemizin 30.04.2010 tarih 2010/2541 E. 2010/4736 K. sayılı bozma ilamında davalı …’ın tüm temyiz itirazları reddedilerek karar sadece birleşen davada davalı Müflis T. … Bankası A.Ş. yönünden bozulmuştur. Ayrıca ilk karar davalı … Off-Shore Ltd. tarafından o aşamada temyiz edilmemiştir. Bu durumda mahkemece birleşen davanın sadece Müflis T. … Bankası A.Ş. yönünden reddi gerekirken, diğer davalılar yönünden de birleşen davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış, kararın davacı yararına bozulması gerekmiştir.
2-Bozma sebep ve şekline göre, davalı … vekilinin temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı … vekilinin temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 27.05.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.