Yargıtay Kararı 6. Hukuk Dairesi 2013/9758 E. 2013/11686 K. 09.07.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/9758
KARAR NO : 2013/11686
KARAR TARİHİ : 09.07.2013

MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : İtirazın kaldırılması ve tahliye

İcra mahkemesince verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı karar, davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Davacı alacaklı tarafından davalı borçlu hakkında kira alacağının tahsili amacıyla tahliye istekli olarak başlatılan icra takibi nedeniyle düzenlenen ödeme emrine davalı borçlu tarafından itiraz edilmesi üzerine davacı alacaklı icra mahkemesinden itirazın kaldırılması ve tahliye isteminde bulunmuştur. Mahkemece davanın reddine karar verilmesi üzerine karar davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Davacı alacaklı vekilinin tahliyeye yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde; örnek 13 nolu ihtarlı ödeme emri davalıya 17.01.2013 tarihinde tebliğ edilmiş, davacı icra mahkemesinden 30.01.2013 tarihinde tahliye isteminde bulunmuştur. İİİK.nun 269/1. maddesinin göndermesi ile uygulanması gereken Borçlar Kanunu’nun 260. maddesinde yer alan yasal otuz günlük ödeme süresinin geçmesi beklenmeden tahliye isteminde bulunulamaz. Mahkemece tahliye isteminin reddine karar verilmesi bu yönden yerinde olduğundan davacı alacaklı vekilinin tahliyeye yönelik temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2-Davalı alacaklı vekilinin alacağa yönelik temyiz itirazlarına gelince; İcra takibinde ve davada dayanılan, karara esas alınan 01.12.2007 başlangıç tarihli ve bir yıl süreli kira sözleşmesi konusunda taraflar arasında bir uyuşmazlık bulunmamaktadır. Kira sözleşmesinde aylık kira bedeli 900 TL olup, her ayın 5. gününe kadar ödeneceği, sözleşmenin özel şartlar bölümünün 3. maddesinde ise kira sözleşmesinin 1 yıllık olmakla birlikte her yıl yenileneceği, kira artışının yıllık %20 ‘den az olmamak şartı ile mal sahibi ile anlaşılarak kira parasının artırılacağı kararlaştırılmıştar. Bu artış şartı yenilenen her kira dönemi için geçerli olup, tarafları bağlar. Davacı alacaklı 10.12.2012 tarihinde başlatmış olduğu icra takibinde sözleşmedeki artış şartı dikkate alınmaksızın kira bedellerinin eksik ödendiğinden bahisle Aralık 2009-Aralık 2012 arası bakiye kira bedelleri 12463 TL ve 1259,34 TL işlemiş faiz olmak üzere 13722,34 TL’nin tahsilini istemiş, davalı ödeme emrinin tebliği üzerine böyle bir borcu olmadığını, borca ve faize itiraz ettiğini bildirmiş, yargılama sırasında ise 2009 yılından itibaren tevdii mahalline yatırdığı kira bedellerinin davacı tarafından ihtirazı kayıt ileri sürülmeksizin tahsil edildiğini, takibe konu borcun 30 günlük ödeme süresi içinde
15.02.2013 tarihinde icramüdürlüğü hesabına yatırıldığını, davanın konusuz kaldığını savunmuştur. Mahkemece, 01.12.2009 tarihinden itibaren kira miktarı yönünden sözleşmenin belirsiz hale geldiği ve bu tarihten sonra artış şartı geçerli olmadığından davacının kira ve işlemiş faiz alacağı bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de dava konusu kiralanan 6570 sayılı yasa hükümlerine tabi olup, kira sözleşmesi 6570 sayılı yasanın 11. maddesi gereğince ayrı süre ve şartlarla yıldan yıla yenilerek devam edegelmiştir. Bu durumda kira sözleşmesinin kira miktarı yönünden belirsiz hale geldiğinden söz edilemez. Sözleşmedeki artış şartı tarafların iradeleri ile kaldırılmadığı sürece hukuki bağlayıcılığını ve geçerliliğini koruyacaktır. Bu nedenle davalının sözleşmeye ve kararlaştırılan artış şartına göre ödeme yapması gerekir. Ödenen kira paralarının davacı tarafça ihtirazı kayıtsız alınmış olması kira parasının davalının ödediği miktarda belirlendiği konusunda bir anlaşmanın varlığını ve taraflar arasında yeni şartlarda akdedilmiş bir kira sözleşmesinin olduğunu göstermez. Davalının sözleşmeye bağlılık ilkesi gereği sözleşmedeki artış şartına göre kira parasını ödemesi gerektiğinden davacı alacaklının takibe konu eksik yatırılan kira paralarının ödenmesini istemesinde bur usulsüzlük bulunmadığından mahkemece itirazın kaldırılması isteminin kabulüne karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile istemin reddine karar verilmesi doğru değildir.
Karar bu nedenle bozulmalıdır.
SONUÇ: Yukarıda 1 nolu bentte yazılı nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile kararın tahliye ilişkin kısmının ONANMASINA, 2 nolu bentte yazılı nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın alacağa ilişkin kısmının BOZULMASINA ve onanan kısım için temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 09.07.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.