YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2018/12653
KARAR NO : 2019/7312
KARAR TARİHİ : 10.09.2019
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Alacak
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonucunda Mahkemece verilen davanın kabulüne dair kararın davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairenin 26.03.2018 tarihli ve 2018/1254 Esas, 2018//9960 Karar sayılı ilamı ile bozulmasına karar verilmişti. Taraf vekilleri tarafından süresinde kararın düzeltilmesi istenmiş olmakla dosya incelendi gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı Hazine vekili, dava konusu taşınmaz üzerinde yer alan tesislerin Karayolları Genel Müdürlüğü tarafından davalı şirkete kiralandığını, sözleşme şartlarının yerine getirilmemesi nedeniyle kira sözleşmesinin feshedildiğini, tahliye tespit tutanağı ile tesisin 25/04/2008 tarihinde yediemin olarak davalı şirkete teslim edildiğini ancak davalı şirketin faaliyetine devam ettiğinin tespit edilmesi üzerine 19/12/2008-25/01/2009 tarihleri arasındaki tesis kullanım bedelinin 37.093,84 TL olarak belirlendiğini, davalı şirkete bu bedeli ödemesi hususunda yazı gönderilmesine rağmen davalının ödeme yapmadığını belirterek fazlaya ilişkin haklarını saklı tutmak suretiyle 19/12/2008-25/01/2009 tarihleri arasındaki haksız kullanım bedeli olan 37.093,84 TL’nin kullanım tarihinden itibaren bankalarca belirlenen en yüksek faiz oranıyla birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili, davacı Hazine tarafından kira sözleşmesinin süresi bitmeden haksız ve hukuka aykırı olarak feshedildiğini, bu haksız fesih nedeniyle Silivri 1. Asliye Hukuk Mahkemesinde dava açtıklarını, vekil edeninin borçlu olmadığını, davacının kendisine yapılan ödemeleri dikkate almadığını, davalının 25/04/2008 tarihle tahliye tespit tutanağı ile şirketin taşınmazı kullanmasını engellediğini, bir an için bedel ödenmesi gerekse bile kıymet takdir komisyonunun tespit ettiği bedelin fahiş olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, dosya kapsamına ve benimsenen bilirkişi raporuna göre davanın kabulü ile 46.737,730 TL’nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir. Hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece 26/03/2018 tarihli ve 2018/1254 Esas 2018/9960 Karar sayılı ilam ile hükmün bozulmasına karar verilmesi üzerine, taraf vekilleri tarafından kararın düzeltilmesi talebinde bulunulmuştur.
1. Dosya muhtevasına, dava evrakı ile tutanaklar münderecatına ve Yargıtay ilâmında açıklanan gerektirici sebeplere göre taraf vekillerinin yerinde olmayan ve HUMK’un 440. maddesinde yazılı hallerden hiçbirisine uymayan aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki karar düzeltme isteminin reddi gerekmiştir.
2. Her ne kadar, Dairenin 26/03/2018 tarihli ve 2018/1254 Esas, 2018/9960 Karar sayılı ilamı ile davalı şirket vekilinin temyiz itirazının kabulü ile; “Davacı Hazine, davalıdan 19.12.2008-25.01.2009 tarihleri arasındaki haksız kullanımı nedeniyle 37.093,84 TL’nin kullanım tarihinden itibaren bankalarca belirlenen en yüksek faiz oranıyla birlikte tahsilini istemiştir. Mahkemece, dava konusu taşınmazın 19.12.2008-25.01.2009 tarihleri arasındaki ecrimisil bedeli 35.177,56 TL ile kullanım tarihinden dava tarihine kadar değişen oranda reeskont faizi üzerinden hesaplanan faiz tutarı olan 11.559,74 TL faiz toplanarak 46.737,30 TL’nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş olması sebebiyle davacının talebi aşılmış ve faize faiz yürütülmesi de doğru olmayıp bozmayı gerektirmiştir…” gerekçesi ile hükmün bozulmasına karar verilmiş ise de; davacı Hazine vekili, dava dilekçesinde, 37.090,84 TL kullanım bedelinin kullanım tarihinden itibaren bankalarca belirlenen en yüksek faiz oranıyla birlikte tahsiline karar verilmesini istemiş, bilirkişi incelemesi sonucunda belirtilen tarihler arasında kullanım bedeli 35.177,56 TL işlemiş faiz de 11.559,74 TL olarak (toplam 46.737,30 TL) belirlenmiş, mahkemece gerekçede asıl borcun 35.177,56 TL işlemiş faizin 11.559,74 TL olduğu belirtilerek, hükümde davanın kabulü ile 46.737,30 TL’nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir. Bu durumda az yukarıda açıklandığı üzere davacının asıl alacak talebi 37.090,84 TL olduğu gözönüne alındığında, bozma ilamında belirtildiği gibi, talep aşımı değil, talep doğrultusunda davanın kısmen kabulüne karar verildiği anlaşılmaktadır. O halde, Dairenin, 26/03/2018 tarihli ve 2018/1254 Esas, 2018/9960 Karar sayılı ilamındaki talep aşımına dair bozma hükmü maddi hataya dayalı olduğundan ve sözkonusu hata bu defa yapılan incelemede anlaşıldığından, bozma ilamının kaldırılması gerekmiştir. Ancak mahkemece, asıl alacak ve faizin hükümde ayrı ayrı gösterilmemesi ve faize faiz yürütülmesi de doğru görülmediğinden ve bu yanılgının düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hüküm fıkrasının 1. fıkrasının düzeltilerek onanmasına karar verilmiştir.
SONUÇ: Taraf vekillerinin karar düzeltme isteklerinin (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle kabulü ile Dairenin, 26/03/2018 tarihli ve 2018/1254 Esas, 2018/9960 Karar sayılı bozma ilamının kaldırılmasına, hükmün 1. fıkrasında yer alan “davacının davasının kabulüne, toplam 46.737,730 TL’nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacı tarafa verilmesine” ibaresinin hüküm fıkrasından çıkarılmasına, yerine “davacının davasının kısmen kabulüne, 35.177,56 TL asıl alacağın, 11.559,74 TL işlemiş faizin davalıdan tahsili ile davacı tarafa verilmesine, asıl alacağa dava tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine” ibaresinin eklenmesine, hükmün düzeltilen bu şekliyle ONANMASINA, sair karar düzeltme taleplerinin birinci bette yazılı nedenlerle reddine, peşin harcın istek halinde karar düzeltme isteyen davalıya iadesine, 10/09/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.