Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2012/11536 E. 2013/2600 K. 04.03.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/11536
KARAR NO : 2013/2600
KARAR TARİHİ : 04.03.2013

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:

-K A R A R-

Davacı vekili, davalı şirkete kasko sigortalı aracın seyir halindeyken aşırı yağan yağışların neden olduğu selin ortasında kalarak ve yolun dereye dönüşmesi üzerine suyun içinden çıkamayarak hasarlandığını, davalının hasar bedelini ödemediğini ileri sürerek 9.688,54 TL. tazminatın hasar tarihinden itibaren işleyecek faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, aracın bilinçli olarak dere geçilmeye çalışılırken hasarlandığını, ağır kusur bulunduğunu ve hasarın sigorta teminatı dışında kaldığını belirterek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, keşif, gözlem, bilirkişi raporu, tanık beyanları ve toplanan tüm delillere göre, olayda diz hizasına kadar gelen suyun bulunduğu dereden geçilmek istenmesinin M.K.nun 2. maddesine aykırı biçimde hakkın kötüye kullanılması olduğundan davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun bulunan hükmün ONANMASINA ve aşağıda dökümü yazılı 3,15 TL kalan onama harcının temyiz eden davacıdan alınmasına 4.3.2013 gününde üye …’ın karşı oyu ve oyçokluğuyla karar verildi.

(Karşı Oy)

KARŞI OY

Somut uyuşmazlıkta;
Davacının sigorta ettireni, davalınında kasko sigortacısı olduğu … plakalı aracın 6.10.2009 tarihinde … istikametinde seyir halinde iken zaman zaman yol olarak kullanılan dere yatağından geçtiği esnada araç şasesinin taş parçalarına takılarak yolda kaldığı, daha sonra yağan yağmurun getirdiği sel nedeniyle aracın sürüklendiği ve zarar gördüğü iddiasıyla zararın tazmini istemi ile dava açılmış,
Davalı davanın reddini savunmuş, Yargılama sonucunda mahkemece, “Karayolları haritasında yer almayan, dolayısıyla alt yapı yada üst yapı hizmetlerinden faydalanmayan önemli bir kısmını bir haliyli bozuk olduğu yoldan, yağmurlu bir gecenin sabahı sırf güzel ve temiz havadan istifade etmek amacıyla yaklaşık 30 mt eni bulunan, tabanı gevşek yapıda ve irili ufaklı taş döşeli iki dağın yamacındaki yağmur sularını denize taşıyan doğal dereden binek otomobili ile geçmek isteyen sigortalı araç sürücüsünün, diğer araçların geçebildiği, daha önce kendisininde geçtiği gibi gerekçelerle hasılı tecrübeli oluşuna ve şansına güvenerek içinde diz hizasına kadar gelen suyun bulunduğu dereden geçmek istemesi açıkça hakkın kötüye kullanılması olarak değerlendirildiğinden” gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş,
Kararın yasal sürede davacı vekilince temyizi üzerine sayın çoğunluk görüşü doğrultusunda yerel mahkeme kararı onanmıştır.
Sayın çoğunluğun onama gerekçesine katılamıyorum.
Kara Taşıtları Kasko Sigortası Genel Şartlarının Sigortanın Konusu başlıklı A.1.b maddesinde ” gerek hareket, gerek durma halinde iken sigortalının veya aracı kullananın iradesi dışında araca ani ve harici etkiler neticesinde sabit veya hareketli bir cismin çarpması veya aracın böyle bir cisme çarpması, devrilmesi, düşmesi, yuvarlanması gibi kazaların” sigortanın konusunu oluşturduğu,
Sigortanın Kapsamı başlıklı A.4.5 maddesinde “Sel ve su baskını ile meydana gelen zararların” sigortanın kapsamı içinde bulunduğu,
Teminat Dışında Kalan Zararlar başlıklı A.5.6 maddesinde de ” taşıta sigortalı veya fiillerinden sorumlu bulunduğu kimseler veya birlikte yaşadığı kişiler tarafından kasten verilen zararlar ile sigortalının fiillerinden sorumlu olduğu kimseler veya birlikte yaşadığı kişiler tarafından sigortalı taşıtın kaçırılması veya çalınması nedeniyle meydana gelen zararların” teminat dışında kaldığı düzenlenmiştir.
Dosya içeriğinden, davalıya kasko sigortalı aracın 6.10.2009 tarihinde saat 07.00 sularında zaman zaman yol olarak kullanılan … arasındaki dere yatağından geçerken aracın şasesinin taşlara takılması sonucu yolda kaldığı daha sonra gelen sel nedeniyle aracın sürüklendiği ve hasar gördüğü anlaşılmaktadır.
Kaskolu araçta meydana gelen hasar, poliçe genel şartlarının A.1.b maddesinde öngörüldüğü üzere sigortanın konusunu oluşturmakta, A.4.5 maddesinde öngörüldüğü üzere de sigortanın kapsamı içinde kalmaktadır.
Genel Şartlarının A.5.6 maddesinde sigortalının kastından doğan zararlar teminat dışında bırakılmış olup, sigortacı poliçede aksine hüküm bulunmadığı sürece sigorta ettirenin kusurlarından doğan zararları tazmin ile yükümlü tutulmuştur.
Kaskolu araçta meydana gelen zararda, sigortalının kastının bulunduğunun davalı tarafından iddia ve ispat edilmemiş olmasına göre sigortalının kusuru ile meydana gelen zararın davalı sigortacı tarafından tazmin edilmesi gerekmektedir. (Y.11 H.D 16.11.2005 gün 2004/13355 Esas, 2005/11095 Karar sayı vs)
Yerel mahkemenin, davacının TMK 2. Maddesinde öngörülen dürüstlük kurallarına aykırı davrandığı, hakkını kötüye kullandığına ilişkin red gerekçesi, T.C Anayasasının 36. Maddesinde öngörülen Hak Arama Hürriyeti ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 6. Maddesinde öngörülen Adil Yargılanma Hakkına aykırı olup, davacı zararının Kasko Poliçesi Genel Şartlarının A.1.b ve A.4.5 maddesi kapsamında bulunması nedeniyle dava kabul edilmek üzere yerel mahkeme kararının bozulması gerekirken yazılı gerekçe ile onanmasına ilişkin sayın çoğunluk görüşüne karşıyım.

Karşı Oy