YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/9603
KARAR NO : 2012/14316
KARAR TARİHİ : 05.06.2012
MAHKEMESİ:SULH HUKUK MAHKEMESİ
Dava dilekçesinde 2.399 TL alacağın faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın reddi cihetine gidilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.Davacı vekili dava dilekçesinde, uzman yardımcısı olarak sözleşmeli çalışan davalıya 2005-2008 yıllarında haksız yere ödenen denetim tazminatı 2.399 TL’nin davalıdan tahsilini talep etmiştir.Davalı cevabında, fazla ödeme yapılmadığını, Kamu Zararlarının Tahsili Usulü Yönetmeliğinin 10.maddesi gereğince tebliğat gönderilmeden dava açılmasının yönetmeliğe aykırı olduğunu beyan etmiştir.Mahkemece; davaya konu alacağın tahsili için Kamu Zararlarının Tahsiline İlişkin Yönetmeliğin 10.maddesi gereğince davalıya ödeme yapması için önce tebligat gönderilmeden dava açıldığından, dava şartı yokluğundan reddine karar verilmiş, hükmü davacı vekili temyiz etmiştir.Davaya konu alacağın, davalının sözleşmeli olarak uzman yardımcısı sıfatıyla çalıştığı dönemde denetim tazminatı ödenmemesi gerekirken, 2005/2008 yıllarında haksız yere ödenen denetim tazminatına ilişkin olduğu anlaşılmaktadır.Borçlunun temerrüdü için, borcun ifa zamanının gelmiş olması, yani borcun muaccel olması gerekir. BK.’nun 101.maddesi hükmüne göre; “Muaccel bir borcun borçlusu alacaklının ihtarıyla mütemerrüt olur”.
Davada sebepsiz zenginleşme hükümlerine dayanıldığına göre, muaccel hale gelmiş borcun tahsili talep edilmektedir. İhtar, borçlunun temerrüde düşürülmesi ve faiz talep tarihinin başlangıcı için önemlidir.Kamu Zararlarının Tahsili Usulü Yönetmeliğinin 10.maddesinde, borcun sebebi ve miktarı bildirilerek ödenmesi tebligat ile bildirilmeli, itiraz olursa ve sulhen ödenmediği takdirde dava açılması gerektiği belirtilse de, bu durum muaccel hale gelmiş alacağın tahsiline ilişkin davacının dava hakkını ortadan kaldırmaz.
Mahkemece; davanın esasına girilerek, taraflardan delilleri sorulmak suretiyle oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 05/06/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.