Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2013/540 E. 2013/2640 K. 04.03.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/540
KARAR NO : 2013/2640
KARAR TARİHİ : 04.03.2013

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:

– K A R A R –

Davacı vekili, müvekkilinin yolcu olarak bulunduğu, davalıya ihtiyari mali sorumluluk sigortası poliçesi ile sigortalı aracın kaza yapması sonucu müvekkilinin bacağının koptuğunu belirterek davalı … şirketini poliçeye göre bedeni zararlar için 20.000,00 TL, sürekli işgöremezlik halinde 3.200,00 TL ferdi kaza limiti gereğince 23.200,00 TL tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, müvekkil şirketin sorumluluğunun zorunlu trafik sigortası teminatları üzerindeki zararlar için olduğunu bildirerek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan deliller ve benimsenen bilirkişi raporuna göre; davanın kısmen kabulüne, 21.500,00 TL tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Dava, trafik kazasından kaynaklanan cismani zarar nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkindir.
İhtiyari mali sorumluluk sigortasına uygulanacak hükümleri düzenleyen 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanununun 100. maddesinde aynı kanunun 99. maddelerine atıf yapılmamış olması ve genel şartlarda da bu hükümlere paralel bir düzenleme bulunmaması nedeniyle bu tür sigortada tazminat alacağının muacceliyeti genel hükümlere göre saptanmalıdır. Buna göre, ihtiyari mali sorumluluk sigortasında sigortacıya tazminat ödemesi için yapılan ihbarın sigortacıyı temerrüde düşüreceği gözetilerek davalı … şirketine ihtarnamenin tebliğ edildiği 08/10/2007 tarihinin temerrüt tarihi kabul edilmesi ve bu tarihten itibaren işleyecek faizden davalı … şirketinin sorumlu tutulması gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
3-Davacı vekili dilekçesinde ticari temerrüt faizi talep edilmiş, ancak mahkemece yasal faize hükmedilmiştir. Oysa zarara neden olan kamyonet ticari araçtır. Bu itibarla davada temerrüt faizi olarak ticari faize hükmedilmesi gerekirken yasal faize hükmedilmesi de doğru değil bozma nedeni ise de; bu yanılgıların giderilmesi yargılamanın tekrarını gerektirir nitelikte görülmediğinden 6100 sayılı HMK’nun geçici 3/2 maddesi delaletiyle 1086 sayılı HUMK’nun 438/7 maddesi uyarınca hükmün düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, hüküm fıkrasının 1. bendindeki “dava tarihi olan 15/06/2009” ibaresinin hükümden çıkarılarak, yerine “temerrüt tarihi olan 08/10/2007” ibaresinin yazılmasına, ayrıca aynı bentteki “yasal” ibaresinin hükümden çıkarılarak yerine “ticari” ibaresinin yazılmasına ve hükmün bu şekli ile DÜZELTİLEREK ONANMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine 4.3.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.