Yargıtay Kararı 3. Hukuk Dairesi 2012/7794 E. 2012/14896 K. 12.06.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/7794
KARAR NO : 2012/14896
KARAR TARİHİ : 12.06.2012

MAHKEMESİ:ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

Dava dilekçesinde 16.190 Euro ile 7.350 Dolar tazminatın faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davalı vekili tarafından duruşmalı istekli olarak temyiz edilmiş ise de, HUMK.nun 438.maddesindeki koşulları oluşmadığından ve duruşma için pul bulunmadığından duruşma talebinin reddine karar verilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.Davacı vekili dava dilekçesinde, davacıya ait aracın davalı şirket tarafından tamir edilmesine rağmen, tekrar arıza yaptığını, davalının kusurlu olduğunu belirterek 16.190 Euro tazminat bedeli talep etmiştir.Davalı vekili cevabında, kusurlu (ayıplı) hizmet yapmadıklarını beyan etmiştir.Mahkemece; 06.12.2007 tarihli kararında bilirkişi raporu esas alınarak kısa kararda “10.078 Euro’nun ödeme günündeki TL karşılığının tahsiline” karar verilmesine rağmen, gerekçeli kararında “10.078 Euro’nun ödeme günündeki 17.782 TL’nin tahsiline” karar verilmiş, taraf vekillerinin temyizi üzerine 15.Hukuk Dairesinin 14.05.2009 tarihli bozma ilamında sair temyiz itirazlarının reddi ile dava harcının tamamlanması ve nisbi vekalet ücretine karar verilmesi gerektiği yönünden bozulmuş, mahkemece; bozma ilamına uyulmasına rağmen yeni kararında “10.078 Euro’nun ödeme günündeki 17.782 TL’nin tahsiline” karar verilmiş ve bu hükme karşı davacı vekili tarafından “tavzih” talebinde bulunulmuş, 17.782 TL’nin zuhulen yazıldığı belirtilerek hükmün “davanın 10.078 Euro’nun ödeme günündeki efektif kur üzerinden karşılığının tahsiline” olarak tavzih edilmesi sonucunda davalı vekili tarafından tavzih kararı temyiz edilmiştir.Bir hükmün, müphem olması veya birbirine aykırı fıkraları ihtiva etmesi halinde, hükümdeki gerçek anlamın meydana çıkarılması için başvurulan yola, hükmün tavzihi (açıklanması) denir. Buna göre, müphem ve gayrivazıh olan (açık olmayan) veya çelişik, birbirine aykırı fıkralar içeren hükümlerin tavzihi (açıklanması) istenebilir. (HUMK md.455-459, HMK md.305-306).
Mahkeme, kararını verdikten sonra o davadan elini çektiği için hüküm temyiz edilip bozulmadıkça o davaya yeniden bakamaz, yani hakimin verdiği hükmü değiştiremez. Hakim, tavzih yolu ile unutmuş olduğu talep hakkında bir karar verip bunu hükmüne ekleyemez. Buna bağlı olarak kısa karar ile gerekçeli karar arasında aykırılığı tavzih yolu ile düzeltemez.
HMK.nun 305/2.maddesinde “Hüküm fıkrasında taraflarca tanınan haklar ve yüklenen borçlar, tavzih yolu ile sınırlandırılamaz, genişletilemez ve değiştirilemez” hükmüne aykırı olacak şekilde, mahkemece; tavzih yolu ile yeni bir hüküm kurulması doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 12.06.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.