YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2019/30356
KARAR NO : 2019/10712
KARAR TARİHİ : 09.07.2019
Mal beyanında bulunmamak suçundan sanık …’ın, 2004 sayılı İcra ve İflâs Kanunu’nun 76. maddesi uyarınca 3 aya kadar tazyik hapsi ile cezalandırılmasına dair İstanbul 11. İcra Ceza Mahkemesinin 06/09/2018 tarihli ve 2018/11 değişik iş sayılı kararı aleyhine Adalet Bakanlığının 03/12/2018 gün ve 94660652-105-34-15629-2018-Kyb sayılı kanun yararına bozma istemini içeren yazısı ekindeki dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 12/06/2019 gün ve KYB.2019/59862 sayılı ihbarnamesi ile Dairemize gönderilmekle okundu.
Anılan ihbarnamede;
Dosya kapsamına göre,
31/03/2011 tarih ve 6217 sayılı Kanunun 6. maddesi ile değişik İcra İflas Kanunu’nun 354. maddesinin 4. fıkrasında; “Nafaka alacaklarına ilişkin takipler hariç, alacak miktarı Asgari Ücret Tespit Komisyonu tarafından her yıl belirlenen aylık en yüksek brüt asgari ücret tutarının altında kalan takiplerde bu Kanunda öngörülen disiplin ve tazyik hapsi uygulanmaz.” hükmü uyarınca, suçun oluşumu için, takip tarihindeki asıl alacak miktarının brüt asgari ücretin üstünde olması gerektiği, İstanbul 23. İcra Müdürlüğünün 2017/37061 esas sayılı dosyasındaki 13/11/2017 tarihli takibe konulan asıl alacak miktarının 404,20 Türk lirası olduğu, Asgari Ücret Tespit Komisyonu tarafından 2017 yılı için belirlenen aylık en yüksek brüt asgari ücret tutarının ise 1.777,50 Türk lirası olduğu, takibe konulan asıl alacak miktarının 2017 yılı için belirlenen aylık en yüksek brüt asgari ücret tutarının altında kaldığı anlaşılmakla, sanığın beraati yerine yazılı şekilde mahkûmiyetine karar verilmesinde, isabet görülmediği gerekçesiyle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın kanun yararına bozulması isteminde bulunulmakla,
Gereği görüşülüp düşünüldü:
6217 sayılı Yargı Hizmetlerinin Hızlandırılması Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 6. maddesi ile 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununun 354. maddesine eklenen 4. fıkrasında, “Nafaka alacaklarına ilişkin takipler hariç, alacak miktarı Asgari Ücret Tespit Komisyonu tarafından her yıl belirlenen aylık en yüksek brüt asgari ücret tutarının altında kalan takiplerde bu Kanunda öngörülen disiplin ve tazyik hapsi uygulanmaz” şeklinde getirilen düzenleme ile alacak miktarı her yıl belirlenen aylık en yüksek brüt asgari ücret tutarının altında kalan takipler esas alınmıştır.
Anılan Yasanın, yürürlüğe girdiği tarih itibariyle geçerli olan brüt asgari ücret miktarının altında kalan alacak miktarlarına ilişkin takipler nedeniyle yapılan şikayetler sonucu verilen (nafaka alacaklarına ilişkin takipler hariç) disiplin ve tazyik hapsi cezaları hakkında uygulanması gerekecektir. Buradaki alacak miktarından ne anlaşılması gerektiğinin saptanması zorunlu hale gelmiştir. Dairemizce de benimsenen yüksek 12. Hukuk Dairesinin yerleşik uygulamalarına göre asıl alacağın, takibe konulan ve üzerine masraf, faiz ve vekalet ücreti gibi meblağların ilave edilmediği miktar olduğunun kabulü gerekmektedir. Somut olaya bakıldığında, 13/11/2017 tarihinde başlatılan ve alacak miktarı 404,20 TL olan takipte, alacak miktarının anılan Kanunun yürürlüğe girdiği tarih itibariyle geçerli olan brüt asgari ücret miktarının altında kalması nedeniyle sanığın beraati yerine yazılı şekilde mahkûmiyetine karar verilmesi isabetsizdir.
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma nedeni yerinde görülmekle; İstanbul 11.İcra Ceza Mahkemesinin 06/09/2018 tarihli ve 2018/11 değişik iş sayılı kararının 5271 sayılı CMK’nin 309/4-d maddesi uyarınca BOZULMASINA, sanık hakkında mal beyanında bulunmamak eyleminden dolayı hükmolunan tazyik hapsinin kaldırılmasına, 09/07/2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.