YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/11150
KARAR NO : 2013/13173
KARAR TARİHİ : 26.09.2013
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Tahliye
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı tahliye davasına dair karar, davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, akde aykırılık nedeniyle tahliye istemine ilişkindir. Mahkemece kiralananın tahliyesine karar verilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacılar vekili, dava dilekçesinde; müvekkilinin sahibi olarak bulunduğu … Mah. … Sok. No: …/… … – … adresindeki çay ocağının 15.8.2007 kira başlangıç tarihli kira sözleşmesiyle aylık 550,00 TLye davalıya kiraya verdiğini, Kestel Belediyesinin meydan çalışması kapsamı dolayısıyla taşınmazın bulunduğu sokağı trafiğe kapatmasından sonra, davalı taşınmaz olan çay ocağının önüne 10 tane masa, 40 tane sandalye, 6 tane şemsiye, dondurma vs. şeyler koymak suretiyle işgal ettiğini, kiralanan taşınmazda aynı zamanda müvekkilinin ve oğlunun da meskeninin bulunduğunu bu yüzden apartman girişini çıkışını engellemekte olduğunu, ayrıca hanımların evin camlarını silemediklerini, balkona çıkıp çamaşır asamamakta olduklarını beyanla … 15. Noterliğinin 28.9.2012 tarih ve 21719 yevmiye nolu ihtarnamesiyle davalıyı uyardığını, ancak davalının halen aynı durumu devam ettirmesi dolayısıyla taşınmazdan tahliyesine karar verilmesini istemiştir. Davalı davanın reddini savunmuştur.
Davada dayanılan ve hükme esas alınan 15.8.2007 başlangıç tarihli ve 1 yıl süreli kira sözleşmesi konusunda taraflar arasında bir uyuşmazlık bulunmamaktadır. Davalı kiracı hakkında Kabahatler Kanunu ve Çevre kanunu uyarınca idari işlem yapıldığına dair dosyada bilgi veya belge olmadığı gibi, davacının da bu yönde beyanı olmamıştır. Davacının kızı ve dünürü olduğu anlaşılan davacı tanıklarının beyanları gürültü yapıldığı iddiasını ispata yetersizdir. Kiralanın dışına masa ve sandalye konulması ise kiralananın doğrudan kullanımı ile ilgili olmadığından akde aykırılık teşkil etmez. Bu nedenle davanın reddi gerekirken, yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmesi doğru olmadığından hükmün bozulması gerekmiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 26.09.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.