YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/9930
KARAR NO : 2012/14369
KARAR TARİHİ : 05.06.2012
MAHKEMESİ:SULH HUKUK MAHKEMESİ
Dava dilekçesinde kiralananın tahliyesi ve 11.068 TL için takibe yapılan itirazın iptali ile %40 icra inkar tazminatı istenilmiştir. Mahkemece, konusuz kalan tahliye davasının reddine; alacakla ilgili itirazın iptali davasının kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A YK A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.Davacı dilekçesinde; davalı borçlu ile, 15.09.2000 tarihinde bir yıllık şifai kira sözleşmesi yaptıklarını, davalının o tarihten beri kiralananda oturduğunu; Ağustos 2008-Ağustos 2010 tarihleri arası, ödemesi gereken kira bedelini ödemediğinden aleyhinde icra takibi başlattığını; takibe haksız itiraz ettiğini ileri sürerek, davalının itirazının iptali ile mecurdan tahliyesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı, duruşmaya gelmemiş, bir cevap da vermemiştir.Mahkemece; konusuz kalan tahliye davasının reddine, itirazın iptali davasının kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından süresinde temyiz edilmiştir.
Davada, ödenmeyen kira bedellerinin tahsili için yapılan icra takibine itirazın iptali istenilmiştir.
Türk Medeni Kanunu’nun 6.maddesine göre; Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür.
Taraflar arasında yapılmış yazılı bir kira sözleşmesi bulunmamaktadır. Davalı, duruşmalara katılmamış, bir cevap da vermemiştir. İcra takibine itirazın da ise; sözlü de olsa yapılmış bir kira sözleşmesi bulunmadığını belirterek, 2009 yılı Şubat ayında beyin kanaması sonucu felç geçirdiğini, bu tarihten beri de ailesi ile birlikte kendi mülklerinde oturduğunu savunmuştur.
Tüm dosya kapsamına göre; davacı tarafından, davalının Şubat 2009 tarihine kadar dava konusu mecurda oturduğu ispatlanmış ise de; bu oturmanın, kiracılık ilişkisine dayalı olarak mı, yoksa annesine tebean mı kullandığı açıklığa kavuşmamıştır.Kural olarak kira ilişkisinin varlığını ve koşullarını davacının, ödeme savunmasını ise davalı kiracının kanıtlaması gerekir. HUMK 288.maddesi gereğince kira sözleşmesinin miktarına göre davacının iddialarını yazılı delil ile kanıtlaması gerekir. Somut olayda; davacı iddiasını yazılı delil ile kanıtlayamamıştır. Davacı dava dilekçesinde sair yasal delillere dayandığına göre bunun içinde yemin delilininde bulunduğunun kabulü ile davacının kira ilişkisinin varlığı, kira miktarı ve ödeme koşullarını kanıtlaması için davalıya yemin teklif etme hakkı hatırlatılarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken bu hususun gözardı edilerek yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir.Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 05.06.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.