YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/3523
KARAR NO : 2013/14212
KARAR TARİHİ : 23.10.2013
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Menfi tespit
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı menfi tespit davasına dair karar, davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, kambiyo senedine dayalı takip nedeniyle borçlu olunmadığının tespiti istemine ilişkindir. Mahkemece ispatlanamadığından davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı vekili dava dilekçesinde, davalı tarafından … 10. İcra Müdürlüğünün 2011/258 E. sayılı dosyası ile takibe konu edilen 2500 TL bono nedeni ile müvekkilinin senet lehtarı …’a borçlu olmadığını, söz konusu senedin 07.05.2010 tarihinde … Oto Kiralama Şirketi ile imzalanan araç kiralama sözleşmesinin alt kısmında ekli teminat senedi olduğunu, müvekkilinin söz konusu aracı bir günlüğüne kiraladığını ve aracı hasarsız olarak aynı gün iade ettiğini, kira parasını da ödediğini, 2010 yılı Temmuz ayı içerisinde müvekkili tarafından başka bir araç kiralaması neticesinde kiralanan araçla kaza yapılması nedeniyle kiralama yaptığı …’in kaskodan talep edebileceği bedeli kendisinden talep ettiğini, ödenmemesi üzerinde daha önce sona eren kiralama sözleşmesi nedeniyle bedelsiz kalan ve sehven boş olarak imzalanan teminat senedinin söz konusu sözleşmeden kesilerek ayrılmak suretiyle, davalı da lehtar gösterilerek doldurulduğunu, söz konusu senede istinaden yapılan takip nedeniyle müvekkilinin borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı duruşmaya gelmemiş cevapta vermemiştir. Mahkemece, davacı tarafından 2500 TL bedelli senedin oto kiralama sözleşmesinin eklentisi olduğu ve sözkonusu borcun ödenerek sonlandırıldığı halde senedin sözleşmeden kesilerek işleme konulduğu iddia edilmiş, bilirkişi incelemesi neticesinde senedin kesilerek işleme konulduğu belirlenmiş ise de, senet altındaki imzanın davacıya ait olduğu, bedelininde “nakten” alındığının yazılı olduğu bunun aksinin ancak yazılı ve kesin delille ispatlanabileceği, senedin başka bir yerden kesilmiş olmasının başlıbaşına delil olmayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Davacı tarafından davalı ve dava dışı … hakkında aynı gerekçelerle bedelsiz senedi tahsile koymak suçundan suç duyurusunda bulunulduğu, … 8. Sulh Ceza Mahkemesine 2011/107 E. sayılı dosyası ile davalı ve dava dışı … hakkında bedelsiz senedin tahsile koyduklarından bahisle haklarında ceza davası açıldığı, Sulh Ceza Mahkemesince yapılan yargılama neticesinde, söz konusu senedin 07.05.2010 tarihli araç kiralama sözleşmesinin eki olduğu ancak dosyamız davacısının daha sonra yeniden yapılan
başka bir araç kiralama sözleşmesi sonrasında araçla kaza yaptığı ve araçta hasar meydana geldiği, bu nedenle eylemin bedelsiz kalan senedi tahsile koymak suçunu oluşturmadığı gerekçesiyle sanıkların beraatlerine karar verildiği, hükmün katılan davacı tarafından, temyiz edilmesi nedeniyle henüz kesinleşmediği anlaşılmaktadır.
Öte yandan davacı tarafından delil olarak toplanması istenilen 07.05.2010 tarihli araç kiralama sözleşme asılı ve bu sözleşmeden kesildiği iddia edilen takibe konu senet aslının dosya içerisine alınmadan, davacının tüm delilleri toplanılmadan karar verildiği anlaşılmaktadır.
Borçlar Kanunu 74. maddesi “Hâkim, zarar verenin kusurunun olup olmadığı, ayırt etme gücünün bulunup bulunmadığı hakkında karar verirken, ceza hukukunun sorumlulukla ilgili hükümleriyle bağlı olmadığı gibi, ceza hâkimi tarafından verilen beraat kararıyla da bağlı değildir. Aynı şekilde, ceza hâkiminin kusurun değerlendirilmesine ve zararın belirlenmesine ilişkin kararı da, hukuk hâkimini bağlamaz.” hükümünü içermektedir. Bu kanun hükmüne göre Ceza mahkemesinin belli bir olguyu saptayan mahkumiyet kararı hukuk hakimi bağlar. Ceza mahkemesi kararı temyiz edildiğinden verilen karar ve kararda belirlenen olgu kesinleşmediğinden HMK.nın 165 maddesi gereğince ceza davasının sonucu beklenilmeden karar verilmesi doğru olmadığı gibi, davacının bedelsiz kalmış teminat senedinin takibe konulduğuna yönelik iddialarını ispatlamaya yönelik toplanmasını istediği davaya konu senet aslı, senedin kesildiği iddia edilen araç kiralama sözleşmesinin aslı bulundukları yerlerden getirilmeden karar verilmesi de doğru değildir.
Hüküm bu nedenle bozulmalıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacının temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 23.10.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.