YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/10897
KARAR NO : 2012/15934
KARAR TARİHİ : 25.06.2012
MAHKEMESİ:ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Dava dilekçesinde 7.500,00 TL ıslahen 16.523,00 TL alacağın faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.Dava; davacının murisi lehine davalı … tarafından yapılan tahsis işleminin, yasada aranan şartların yerine getirilmemesi nedeniyle mahkeme kararı ile iptal edilmesinin ardından, tahsis işlemi için davalıya yapılan ödemelerden dolayı davalının sebepsiz zenginleştiği iddiasına dayalı alacak talebidir.Mahkemece davanın kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, davalı vekilinin sair temyiz itirazları yerinde değildir.Geçersiz sözleşme gereğince, akdin düzenlendiği tarih itibariyle verilen paranın aynen iadesine karar verilmesi, enflasyonist bir ekonomik yapının bulunduğu toplumlarda hakkaniyete uygun düşmemektedir. Denkleştirici adalet ilkesi; haklı bir sebep olmaksızın başkasının mal varlığından istifade ederek kendi mal varlığını artıran kişinin elde ettiği bu kazanımı geri verme ve eski hale getirme yükümlülüğü bulunduğunu ifade eder. Hukuken geçersiz sözleşmeler, haksız iktisap kuralları uyarınca tasfiye edilirken, denkleştirici adalet kuralı ve hakkaniyet gözetilerek, sözleşme tarihinde ödenen paranın, dava tarihi itibariyle enflasyon, tüketici eşya fiyat endeksi, altın ve döviz kurlarındaki artışlar, memur ve işçi ücretlerindeki artışlar gibi çeşitli ekonomik etkenlerin ortalamaları alınmak sureti ile uyarlama sonucu ulaşacağı alım gücüne göre belirlenir. Somut olayda; davaya konu taşınmazın 775 sayılı yasa uyarınca davacının miras bırakanı adına tahsisen tescil edildiği, ancak zeminde yapılan belirlemeye göre anılan yasa ve yönetmelikte öngörülen sürede taşınmazda bina yapılmadığının anlaşılması üzerine taşınmazın iade koşullarının somut olayda gerçekleştiği gerekçesiyle davacının murisi aleyhine tapu iptal ve tescil davası açıldığı, davanın kabulüyle taşınmazın davacının murisi adına olan tapu kaydının iptali ile davalı adına tapuya tesciline karar verildiği anlaşılmaktadır. Dosyadaki belgelerden murisin taşınmaz için 795,08 TL ödediği sabittir. 17.01.2011 tarihli bilirkişi raporunda ödemelerin dava tarihi itibariyle güncel değeri 1.828,06 TL olarak belirlenmiştir. İtiraz üzerine yapılan incelemede bu değer 2.085,91 TL olarak belirlenmiştir. Mahkemece, tapu iptal davasında belirlenen taşınmazın bedelinin hesaplamaya katılmasının istenmesiyle bu bedel 16.523,39 TL olarak tespit edilmiştir.Mahkemece, taşınmaz için ödenen bedelin dava tarihi itibariyle ulaşacağı alım gücüne göre saptanan değeri üzerinden davanın kısmen kabulü gerekirken; gayrimenkulün tapu iptali davasında belirlenen değeri hesaba katılmak sureti ile ödenen paranın ulaştığı değer üzerinden davanın kabulüne karar verilmiş olması usul ve yasaya uygun olmayıp, bu husus bozmayı gerektirmiştir. O halde mahkemece yapılacak iş; yalnızca ödenen satış parasının dava tarihi itibariyle ulaştığı uyarlanmış bedeli üzerinden davacı yararına karar vermek olmalıdır.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 25.06.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.