YARGITAY KARARI
DAİRE : 5. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2018/897
KARAR NO : 2019/16427
KARAR TARİHİ : 16.10.2019
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanunla değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10. maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın Hazine adına tescili davasından dolayı yapılan yargılama sonunda: Davanın kabulüne dair verilen yukarıda gün ve sayıları yazılı hükmün Yargıtay’ca incelenmesi, davalılar vekilince verilen dilekçe ile istenilmiş olmakla, dosyadaki belgeler okunup uyuşmazlık anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
– K A R A R –
Dava, 4650 sayılı Kanunla değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10. maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın Hazine adına tescili istemine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalılar vekilince temyiz edilmiştir.
Bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. Arazi niteliğindeki … Mahallesi 3972 parsel sayılı taşınmaza ekilebilir ürün gelirine göre değer biçilmesi yöntem itibariyle doğrudur. Ancak;
1-4650 sayılı Kanunla değişik 2942 sayılı Kanunun 10. maddesi gereğince açılan tespit ve tescil davalarında değerlendirmenin; aynı Kanunun 15/son maddesi uyarınca dava tarihi itibariyle yapılması gerekir.
Belirtilen nedenle; dava konusu taşınmaza dava tarihi olan 2014 yılı verileri esas alınmak suretiyle değer biçilmesi gerekirken, bu husus gözetilmeden 2013 yılı resmi verilerine göre değer biçen bilirkişi raporuna göre hüküm kurulması,
2-Dava konusu taşınmazın konumu ve bilirkişi raporunda yazılı özellikleri göz önünde bulundurulduğunda objektif değer artırıcı unsurun %100 oranında olacağı gözetilmeden, daha az oranda kabulü ile kamulaştırma bedelinin az tespiti,
3-Kamulaştırma sebebiyle dava konusu taşınmaza dikilen rüzgar enerji santralinin taşınmazın içerisinde bulunduğu konumu, büyüklüğü, çıkardıkları sesler ile oluşturdukları rüzgar dalgalarının taşınmazın kamulaştırmadan arta kalan bölümünde önceki durumuna kıyasla tarımsal faaliyete engel oluşturup oluşturmayacağı, ürünlerden alınan verimin etkilenip etkilenmeyeceği ve bu sebeplerle taşınmazda değer azalışı olup olmayacağı, olacak ise oranının belirlenmesi ve bu durumdan taşınmazın ne kadarlık kısmının etkileneceği hususlarının tespiti için ziraat, inşaat, çevre, ekoloji ve
makine mühendislerinin katılımı ile oluşturulacak bilirkişi kurulu eşliğinde mahallinde yeniden keşif yapılarak alınacak rapor sonucuna göre hüküm kurulması gerektiği gözetilmeden eksik inceleme ile bilimsel olmayan yöntem ile arta kalan kısımda değer kaybı hesabı yapan bilirkişi kurulu raporu esas alınarak karar verilmesi,
Doğru olmadığı gibi;
4-7139 sayılı Kanunla değişik Kamulaştırma Kanununun 10/8 fıkrası gereğince, bozma sonrası bankaya hak sahibi adına yatırılacak bedelde artış olması halinde bu kısım için; 7139 sayılı Kanun ile yapılan değişiklik hükümlerine göre işlem yapılması gerektiğinden,
Hükmün yukarıda açıklanan gerekçelerle davalılar vekilinin temyiz isteminin kabulü ile BOZULMASINA,
peşin alınan temyiz harcının istenildiğinde iadesine ve temyize başvurma harcının Hazineye irad kaydedilmesine, 16/10/2019 gününde oybirliğiyle karar verildi.