YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2019/2001
KARAR NO : 2019/5365
KARAR TARİHİ : 17.09.2019
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 07.01.2011 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali ve tescil talebi üzerine bozma ilamına uyularak yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 05.02.2019 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı … Villaları Konut Yapı Kooperatifi tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava, satış vaadi sözleşmesine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Davacı vekili, davalılar … ve … murisi …’nin dava konusu 188 parsel sayılı taşınmazda murislerinden intikal edecek hisselerini, Polatlı 3. Noterliğince düzenlenen 15.02.2002 tarih, 1353 yevmiye numaralı satış vaadi sözleşmesi ile müvekkiline satmayı vaat ettiğini, satış vaadi sözleşmesinin 18.02.2002 tarihinde tapuya şerh edildiğini, buna rağmen davalılar … ve …’nin de 22.10.2007 tarihinde dava konusu taşınmazda murisleri …’den intikal eden hisselerini diğer davalı … Villaları Konut Yapı Kooperatifine sattığını, satış vaadi şerhine rağmen taşınmazı satın alan davalı kooperatif ile davalılar … ve …’in iyi niyetli olmadıklarını belirterek, sözleşmeye konu payın davacı adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı Kooperatif vekili, müvekkilinin dava konusu taşınmazdaki payları bedelini ödeyerek iyiniyetle satın aldığını, satış vaadi sözleşmesine ait şerhin beş yılın dolması sonucu hükümsüz hale geldiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece davanın reddine dair verilen kararın davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairemizin 12.12.2013 tarih, 2014/2957 Esas -2014/7487 Karar sayılı ilamı ile, “Davalı kooperatif satış vaadi sözleşmesine konu payı satış vaadi şerhini görerek satın almıştır. Bu nedenle iyiniyet iddiası dinlenemeyeceğinden davanın kabulü gerekirken yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi doğru görülmediğinden hükmün bozulması gerekmiştir.” gerekçesi ile bozulmasına karar verilmiştir.
Bozma kararına karşı mahkemece direnme kararı verilmiş, Hukuk Genel Kurulunca yapılan inceleme sonucunda Dairemizin bozma kararı yerinde görülerek direnme kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Bu defa mahkemece davanın kabulüne dair verilen kararın davalı Kooperatif vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 12.09.2018 tarih, 2018/1347 Esas -2018/5553 Karar sayılı ilamı ile, “Gerekçeli kararın hüküm kısmında iptal edilerek davacı adına tesciline karar verilen payın tespit edilerek bu payın açıkça hüküm sonucunda gösterilmesi gerekirken infazda tereddüt oluşturacak şekilde satılan paydan bahsedilerek iptal ve tescil kararı verilmesi doğru görülmemiş, bu nedenle hükmün bozulması gerekmiştir.” gerekçesi ile bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne ve davalı Kooperatif adına kayıtlı 188 parsel sayılı (yeni 281 ada 20 parsel sayılı) taşınmazın 3.645 m²’lik hissesinin (… ve …’in 22/10/2007 tarih ve 13611 yevmiye numarası ile davalı tarafa devretmiş oldukları) iptali ile davacı adına tesciline karar verilmiştir.
Hükmü davalı Kooperatif vekili temyiz etmiştir.
Mahkemece, bozma ilamına uyulmasına karar verilmişse de gerekleri yerine getirilmemiştir. Şöyle ki; bozma ilamında iptal edilerek davacı adına tescil edilecek payın açıkça hüküm sonucunda gösterilmesi gerektiği belirtilmesine rağmen, hükümde iptal edilen hisse oranları gösterilmeden, “m2” ölçüsü ile hesap yapılarak ve yapılan satıştan bahsedilerek infaza elverişli olmayan hüküm kurulması nedeniyle hükmün bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı Kooperatif vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan harcın istek halinde yatırana iadesine, kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 17.09.2019 gününde oy birliği ile karar verildi.