YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/4336
KARAR NO : 2011/5027
KARAR TARİHİ : 10.10.2011
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Tapu İptali ve Tescil
… ile Hazine aralarındaki tapu iptali ve tescil davasının kabulüne dair… Asliye Hukuk Mahkemesinden verilen 16.02.2010 gün ve 178/93 sayılı hükmün Yargıtay’ca incelenmesi davalı Hazine vekili tarafından istenilmiş olmakla dosya incelendi gereği düşünüldü:
KARAR
Davacı, miras yoluyla intikal ve eklemeli kazanmayı sağlayan zilyetlik nedenlerine dayanarak Hazine adına kayıtlı bulunan 103 ada 5 parselin tapu kaydının iptali ile adına tapuya tesciline karar verilmesini istemiştir.
Davalı Hazine vekili, davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmesi üzerine; hüküm, davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Uyuşmazlık konusu tarla niteliğindeki 103 ada 5 parsel, 4753 sayılı Kanun uyarınca yapılan çalışmalar sırasında Toprak Tevzi Komisyonu tarafından 218 parsel olarak gösterildiği, aynı ada 2 parsele uygulanan 23.03.1987 tarih 19 sayılı tapu kaydının sabit sınırlı olmadığı gerekçesiyle 10.07.2000 tarihinde miktar fazlası olarak Hazine adına tespit edilmiş, tutanağın 17.05.2001 tarihinde kesinleşmesi üzerine tapu kaydı oluşmuştur.
Dava; kazanmayı sağlayan zilyetlik, muristen intikal ve paylaşım hukuksal sebeplerine dayalı olarak TMK.nun 713/1 ve 3402 sayılı Kadastro Kanununun 14.maddesi gereğince mülkiyetin aktarılmasına ilişkin tapu iptali ve tescil davasıdır.
Mahkemece, kazanma koşulları ve süresinin davacı yararına oluştuğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş ise de mahkemenin gösterdiği gerekçe dosya kapsamı ile örtüşmemektedir. Toprak Tevzi Komisyonunca 2510 sayılı Kanun hükümleri gereğince 1959 yılında taşınmazın bulunduğu bölgede arazi dağıtımı yapılmış, 1972 yılında da 4753 sayılı Kanun hükümleri uyarınca tevzi çalışmaları yapılmıştır. Toprak Tevzi Komisyonunun yaptığı çalışmalar sırasında dava konusu taşınmaz 218 parsel olarak belirtilmiş, 2000 yılında yapılan kadastro sırasında taşınmazın sınırında bulunan 103 ada 2 parsele uygulanan tapu kaydının kuzey sınırının mera gösterilmesi nedeniyle miktar fazlası olarak Hazine adına tespit edilmiştir. Dava konusu taşınmaz, davacıya ait 103 ada 2 parsele revizyon gören 23.03.1987 tarih 19 sayılı tapu kaydının miktar fazlasıdır. Davacıya ait tarih ve numarası
açıklanan tapu kaydı bu yönü mera gösterdiği gibi, yine davacıya ait komşu 104 ada 1 parsele uygulanan 23.03.1987 tarih 20 sayılı tapu kaydı da dava konusu taşınmaz yönünü kuru dere ve mera göstermektedir.
Uyuşmazlık konusu yerin yakın çevresinde Toprak Tevzi Komisyonunun 219, 244 ve 566 belirtmelik numarasıyla gösterilen ve kadastronun 103 ada 4 ve 8 parselini karşılayan, haritasında gösterilmek suretiyle sınırlandırılan mera parselleri bulunmaktadır. Yapılan bu açıklamalar karşısında, taşınmazın yakın çevresinde eylemli mera bulunması, davacıya ait tapu kayıtlarının uyuşmazlık konusu taşınmaz yönünü mera okuması gözetilerek dava konusu parselin öncesinin kadim mera olduğu ve kadim meradan elde edilen yerlerden olduğunun kabulü gerekmektedir. Davacıya ait tapu kaydı kendisini hukuken bağlamaktadır. O halde, 5 parselin esasının mera olduğu kuzey sınırlarında bulunan kadim meradan açılmak suretiyle elde edildiği, öncesi mera olan yerlerin kazanmayı sağlayan zilyetlik süresi neye ulaşırsa ulaşsın kazandırıcı zamanaşımı ve zilyetlik yolu ile elde edilemeyeceği gözetilerek davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçeyle davanın kabulüne karar verilmiş olması usul ve kanuna aykırıdır.
Davalı Hazine vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle yerel mahkeme hükmünün açıklanan nedenlerle 6100 sayılı HMK.nun Geçici 3.maddesi yollamasıyla HUMK.nun 428.maddesi uyarınca BOZULMASINA, 10.10.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.