YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/6607
KARAR NO : 2013/10412
KARAR TARİHİ : 05.06.2013
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, müvekkili şirket ile davalı … Petrol Ürünleri Ltd Şti arasında bayilik sözleşmesi akdedilmiş olup, diğer davalıların maliki oldukları taşınmaz üzerinde müvekkili lehine 10 yıl süreli intifa hakkı tesis edildiğini, bu kapsamda taşınmaz üzerindeki akaryakıt istasyonu ve müştemilatının işletmeciliği ve bayiliğinin davalı şirkete verildiğini, Rekabet Kurumunun 2002/2 sayılı dikey anlaşmalara ilişkin grup muafiyeti tebliğinde belirtilen muafiyetten yararlanmak bakımından alıcılar üzerine getirilen rekabet yasağı süresinin 5 yılı aşmaması, taraflar arasındaki bayilik sözleşmesi ile bağlantılı kredi sözleşmesi, ekipman sözleşmesi, uzun süreli kira sözleşmeleri ya da uzun süreli intifa hakkı tanınması gibi şahsi veya ayni hakların da rekabet yasağının süresini fiilen uzatacak şekilde kullanılamayacağının düzenlendiğini, taraflar arasındaki bayiilik ve intifa ilişkisinin Rekabet Kurumu kararı uyarınca yenilenmeyerek davalılar tarafından feshedildiğini, müvekkilinin bayilik ve intifa ilişkisinin kendisine yüklediği bütün edimleri yerine getirdiğini, uzun süreli sözleşmeler nedeniyle bir çok yatırımlar yaptığını ancak sözleşmelerin süresinden önce davalı tarafça yenilenmeyerek sona erdirildiğini, müvekkilinin sözleşmelerin 10 yıl süre ile devam edeceği düşüncesiyle akaryakıt istasyonu için duran varlık – inşaat adı altında toplam 10.090,29 TL tank, otomasyon, altyapı tesisatı vs gibi geri alınması mümkün olmayan harcamalar yaptığını, davalıların sebepsiz zenginleştiğini ileri sürerek sözleşmelerin erken feshi nedeniyle bakiye kısma isabet eden 5.699,76 TL duran varlık-inşaat bedelinin KDV si ile birlikte harcama tarihlerinden itibaren işleyecek avans faizi ile davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacı tarafından 2012 yılı cari sektör şartlarına uygun bayiilik sözleşmesi teklif edilmediğinden Rekabet Kurumunun 2002/2 sayılı tebliğe uygun olarak bayiilik sözleşmesinin yenilenmediğini, davacının bedelinin iadesini talep ettiği imalatların taraflar arasındaki protokol gereği yapılması zorunlu imalatlar olduğunu ve talep edilemeyeceğini belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, taraflar arasındaki bayilik sözleşmesinin Rekabet Kurulunun 2002/2 sayılı tebliğ sonrası 5 yıllık süre ile sınırlandırıldığı ve davalı tarafça keşide edilen 02.04.2012 tarihli ihtarnamesi ile 05.04.2012 tarihinden itibaren feshedildiği, yanlar arasındaki uyuşmazlığın davacı tarafça yapıldığı iddia edilen duran varlık-inşaat bedelinin sözleşmenin uygulanmayan dönemine isabet eden bakiye kısmının talep edilebilir olup olmadığı hususlarında toplandığı, taraflar arasındaki sözleşme 04.04.2007 tarihinde akdedilmiş olup, 05.04.2012 tarihine kadar 5 yıl süre ile uygulandığı, yatırımın miktarı ve mahiyeti nazara alındığında taraflar arasındaki sözleşme 1 gün dahi uygulansa anılan yatırım bayinin üstlendiği edimler kapsamında olup esaslı nitelikte yatırım kapsamında olmadığından (istasyon veya bina inşası) karşı taraf için sebepsiz zenginleşme teşkil etmediği, taraflar arasındaki menfaatler dengesi ve denkleştirici adalet ilkeleri nazara alındığında belirtilen miktarda yatırım basit nitelikte ve bayiliğin başlaması-devamı için zorunlu hususlardan olduğu, davacı açısından sözleşme 5 yıl uygulanmış olmakla yatırımın miktarı ve mahiyeti gözönüne alınarak beklenen faydanın meydana geldiği, bu bağlamda duran varlık-inşaat harcaması bakiye kısmının talep edilemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, 05.06.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.