Yargıtay Kararı 2. Hukuk Dairesi 2019/1536 E. 2019/8736 K. 16.09.2019 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2019/1536
KARAR NO : 2019/8736
KARAR TARİHİ : 16.09.2019

MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Boşanma

Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı kadın tarafından temyiz edilerek; temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılması istenilmekle; duruşma için belirlenen 16.09.2019 günü temyiz eden davalı … ve vekili Av. … ile karşı taraf davacı … geldiler. Gelenlerin konuşması dinlendikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için duruşmadan sonraya bırakılması uygun görüldü. Bugün dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Dosyadaki yazılara ve mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve özellikle davalı kadının geliri ve malvarlığı itibariyle boşanmakla yoksulluğu düşmeyeceği yoksulluk nafakasının reddinin sonucu itibariyle doğru olduğunun anlaşılmasına göre davalı kadının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
2-Mahkemece verilen 26.04.2016 tarihli ilk hükümle, tarafların TMK’nun 166/1 maddesi uyarınca boşanmalarına karar verilmiş, boşanmaya sebebiyet veren olaylarda, taraflar eşit kusurlu bulunarak tarafların maddi ve manevi tazminat talepleri reddedilmiştir. Bu karara karşı davacı erkek tarafından hükmolunan nafakalar, velayet, aile konutunun kadına tahsis edilmesi kararına yaptıkları itirazları hakkında olumlu ya da olumsuz hüküm kurulmaması yönünden, davalı kadın tarafından ise tamamı yönünden temyiz edilmesi üzerine, Dairemizin 10.04.2018 gün 2016/18651 esas 2018/4786 karar sayılı ilamı ile “Mahkeme gerekçeli kararında tarafların yalnızca eşit kusurlu olduğunun belirtildiği, ancak taraflara isnat olunan kusurlar somut olarak gerekçede gösterilmediğinden” bahisle hükmün bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda, boşanmaya sebebiyet veren olaylarda davalı kadının tamamen kusurlu olduğu gerekçesiyle tarafların boşanmalarına erkek lehine manevi tazminata hükmedilmiştir. Tüm dosya kapsamından ve toplanan delillerle davacı erkek tarafından fiziksel şiddet vakıasına dayanılmadığı, bu vakıanın kusur olarak kadına yüklenemeyeceği, ayrıca ilk hükümde erkeğin mahkemenin eşit kusur belirlemesine ve kendisinin manevi tazminat talebinin reddine yönelik temyiz itirazı bulunmadığından bu yön davalı kadın lehine usuli kazanılmış hak oluşturacağı bu yönler gözetilmeksizin bozmaya uyularak verilen kararda davalı kadının tamamen kusurlu kabul edilmesi ve erkek lehine manevi tazminata hükmedilmesi doğru olmayıp bozmayı gerektirmiştir.
3-Davalı kadın cevap ve ikinci cevap dilekçesinde tazminat talebinde bulunmamış, ilk kez maddi ve manevi tazminat talebini (TMK m. 174/1-2) dilekçelerin karşılıklı verilmesi aşamasında yer almayan 26.09.2014 tarihli dilekçesi ile talep etmiş, her iki taraf da ön inceleme duruşmasına katılmıştır. Bu durumda davalı kadının usulüne uygun olarak dilekçelerin karşılıklı verilmesi aşamasında yer almayan maddi ve manevi tazminat isteği talep sonucunun genişletilmesi niteliğindedir. Davacı erkeğin açık rızası bulunmadığına ve ıslah da söz konusu olmadığına göre, davalı kadının bu talepleri artık incelenemez. O halde, kadının maddi manevi tazminat talebi (TMK m. 174/1-2) hakkında karar verilmesine yer olmadığına dair karar verilmesi gerekirken, kesin hüküm oluşturacak şekilde reddine karar verilmesi doğru görülmemiş ve bozmayı gerektirmiştir.
4-Tarafların gerçekleşen sosyal ve ekonomik durumlarına, nafakanın niteliğine, günün ekonomik koşullarına göre ortak çocuk 06.08.2010 doğumlu … Su lehine takdir edilen iştirak nafakası azdır. Mahkemece Türk Medeni Kanunu’nun 4. maddesindeki hakkaniyet ilkesi de dikkate alınarak daha uygun miktarda nafakaya hükmedilmesi gerekir. Bu yön gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ:Temyiz edilen hükmün yukarıda 2., 3. ve 4. benlerde gösterilen sebeplerle BOZULMASINA, bozma kapsamı dışında kalan temyize konu diğer bölümlerin ise yukarıda 1. bentte açıklanan sebeple ONANMASINA, duruşma için takdir olunan 2.037 TL vekalet ücretinin Tamer’den alınarak Hülya’ya verilmesine, istek halinde temyiz peşin harcının yatırana geri verilmesine, iş bu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi.