YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/14425
KARAR NO : 2013/8131
KARAR TARİHİ : 08.05.2013
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Menfi tespit
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı menfi tespit davasına dair karar, davacı ve davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Uyuşmazlık, davalı kiraya veren tarafından kiracıya karşı bakiye kira alacağı, aidat ve yakıt borcu ile boya- badana masrafı kalemlerinden oluşan alacağın tahsili için başlatılan icra takibinde borçlu olunmadığının tespitine ilişkindir. Mahkemece davanın reddine karar verilmesi üzerine hüküm davacı ve davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı vekili, dava dilekçesinde, müvekkilinin davalıya ait kiralananda kiracı iken taşınmazı tahliye ettiğini, davalının başlattığı icra takibinde tahliye tarihine kadar ödenmeyen kira bedeli, yakıt ve doğalgaz borcu ile boya badana masrafı kalemlerinden oluşan 2092 TL alacağın tahsilini talep ettiğini, itiraz edilmediğinden takibin kesinleştiğini, tahliye tarihine kadar olan tüm kira ve yakıt bedellerinin ödendiğini, kiralananın boyalı ve badanalı olarak teslim edilmemesi ve taraflar arasında boyalı ve badanalı olarak iade edileceği konusunda bir anlaşma olmaması nedeniyle buna ilişkin masrafın istenemeyeceğini belirterek borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini istemiştir. Davalı, davacının 15.06.2008- 15.04.2009 tarihleri arasında kiracı olduğunu,1182 TL kira, 470 TL doğalgaz – aidat, 440 TL boya bedeli olarak toplam 2092 TL borcunun bulunduğunu bildirerek davanın reddine, %40 kötü niyet tazminatına karar verilmesini savunmuştur.
1- Dosya kapsamına, toplanan delillere, mevcut deliller mahkemece takdir edilerek karar verilmiş olmasına ve takdirde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, temyiz eden davacı vekilinin temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Davalı vekilinin kötüniyet tazminatına ilişkin temyiz itirazlarına gelince; İcra İflas Yasası nın 72. maddesine göre, dava alacaklı lehine neticelenirse ihtiyati tedbir kararı kalkar. Buna dair hükmün kesinleşmesi halinde alacaklı ihtiyati tedbir dolayısıyla alacağını geç almış bulunmaktan doğan zararlarını gösterilen teminattan alır. Alacaklının uğradığı zarar aynı davada takdir olunarak karara bağlanır. Bu zarar herhalde yüzde kırktan aşağı tayin edilemez . Belirtilen bu hükme göre davada paranın ödenmemesi yönünde ihtiyati tedbir kararı verildiği ve infaz edildiği anlaşıldığına göre, davalı tarafından tazminat ödenmesi de talep edildiğinden mahkemece bu konuda bir karar verilmesi gerekirken davalının kötü niyet tazminatı hakkında olumlu olumsuz bir karar verilmemiş olması doğru değildir.
Hüküm bu nedenle bozulmalıdır.
SONUÇ:Yukarıda 2. bentte açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 08/05/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.