Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2017/638 E. 2019/5609 K. 07.10.2019 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/638
KARAR NO : 2019/5609
KARAR TARİHİ : 07.10.2019

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Çekişmeli …..köyünde bulunan 184 parsel sayılı 29.875,00 m2 yüzölçümündeki taşınmaz zeytinli tarla niteliğinde … adına tapuda kayıtlıdır.
Davacı vekili kesinleşen orman kadastrosu uygulamasına göre ….mahallesi ….. mevkii 184 parsel sayılı taşınmazın bir kısmının orman olduğunun tespit edildiğini, orman sayılan yerlerden tapu veya zilyetlik yolu ile toprak kazanılmasının imkansız olduğunu beyan ederek davaya konu taşınmazın tapu kaydının iptali ile orman vasfı ile Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiş, yargılama sonunda mahkemece; davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, tapu iptali ve tescil davasıdır.
Taşınmazın bulunduğu yörede 6831 sayılı Kanuna göre orman kadastro çalışmaları ve aynı Kanunun 3302 sayılı Kanunla değişik 2/B madde uygulaması yapılmıştır.
Çekişmeli taşınmazın tapu kaydında … Genel Müdürlüğü lehine konulan ve halen devam eden irtifak hakkı bulunmaktadır.
Temyize konu davada irtifak hakkı sahibi …. Genel Müdürlüğünün davada taraf olarak yer alması gerekli olup mahkemece taraf teşkili sağlanmadan dava sonuçlandırılmıştır. Taraf teşkili, dava şartı olup yargılamanın her aşamasında re’sen gözönünde bulundurulması gerekir. Bu nedenle, irtifak hakkı sahibi …. Genel Müdürlüğü davaya dahil edilip, taraf teşkili sağlandıktan ve delilleri toplandıktan sonra işin esasına girilerek oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekir. Ayrıca mahkemece davalı tapu malikinin orman kadastrosuna itiraz davası açıp açmadığı da araştırılarak bu hususta derdest bir dava var ise o davanın da nazara alınması, birleştirme hususunun değerlendirilmesi ve neticeye göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş hükmün bu nedenlerle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, temyiz harcının istek halinde iadesine 07/10/2019 günü oy birliği ile karar verildi.