YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/8044
KARAR NO : 2013/10998
KARAR TARİHİ : 12.06.2013
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı dava konusuz kalması nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, müvekkilinin keşideci davalının ciro yoluyla hamili bulunduğu 8.500 TL tutarlı bir adet bonoya dayalı şekilde davalı yanca müvekkili aleyhine takip başlatılmış ise de, bonodaki keşideci imzasının müvekkiline ait olmadığını, bu hususun çeki davalı bankaya ciro eden davadışı İbrahim Yavuz’un yargılandığı ve mahkum olduğu Soma Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2009/386 Esas ve 2010/481 K. sayılı dosyasında aldırılan bilirkişi raporuyla da doğrulandığı halde davalı yanın takibini haksız ve kötüniyetli bir şekilde sürdürdüğünü belirterek, takibe konu bonodan dolayı müvekkilinin davalıya borçlu olmadığının tespitiyle %20 oranında tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili; dava dilekçesi müvekkiline tebliğ edilmeden müvekkilinin icra dosyasına sunduğu dilekçesiyle takipten feragat ettiğini ve böylece davanın konusuz kaldığını, müvekkilinin yargılama gideri ve vekalet ücretinden sorumlu tutulmaması gerektiğini bildirmiştir.
Mahkemece; davalı banka yetkilileri tarafından davanın dayanağını oluşturan icra dosyasına 01/08/2012 tarihinde takipten feragat edildiğine dair dilekçe verilmesi üzerine 26/11/2012 tarihinde vazgeçme nedeniyle dosyanın işlemden kaldırılmasına karar verildiği anlaşıldığından davanın konusuz kalması nedeniyle esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına, koşulları oluşmadığından davacı yanın kötüniyet tazminatı isteminin reddine karar verilmiş, hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Somut olayda yerel mahkemenin delillerin toplanmasına dair ara kararının gereği yerine getirilmeden davalı tarafın takibinden feragat ederek davanın konusuz kaldığı görülmektedir. Bu durum karşısında, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 6. maddesi hükmü uyarınca tarife hükümleriyle belirlenen ücretlerin yarısına karar verilmesi gerekirken yanılgılı şekilde “1200 TL” avukatlık ücretine hükmedilmesi doğru değil ise de, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden hükmün HUMK’un 438/7 maddesi uyarınca düzeltilerek onanması uygun görülmüştür.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hüküm fıkrasının 5. paragrafında yer alan “1.200 TL” rakamlarının hükümden çıkarılarak, yerine “510.00 TL” rakamlarının yazılmak suretiyle hükmün düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 12.06.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.