YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/23740
KARAR NO : 2013/24684
KARAR TARİHİ : 24.12.2013
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacı, davalılardan işverene ait işyerinde geçen çalışmalarının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, davalılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
K A R A R
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici nedenlere göre davalıların aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine,
2-Dava, davacının 15.06.2002-22.08.2011 tarihleri arasında davalı işverene ait iş yerinde geçen ve Kuruma bildirilmeyen sigortalı çalışmalarının tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kabulü ile davacının davalı apartmanda 15.06.2002 – 22.08.2011 tarihleri arasında asgari ücretle sigortalı olarak çalıştığının tespitine karar verilmiş ise de bu sonuca eksik araştırma ve inceleme ile yanlış değerlendirme sonucu gidilmiştir.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden; davalı apartmanın 5 katlı 7 daireli olduğu, apartman karar defterinin 11.11.2009 tarihli toplantı tutanağının karar başlığında “… ’in başkan olarak yazıldığı, 20.05.2011 tarihli toplantıda, “… ’in yönetici olarak seçilmesine ve apartmanı temsile yetkili olduğuna” dair karar alındığı, davalı işyerinden davacı adına işe giriş bildirgesi verilmediği ve çalışma bildirilmediği, davacının 11.01.2010 tarihinden itibaren Bağ-Kur sigortalı olarak tescilli olduğu anlaşılmıştır.
Davanın yasal dayanağını oluşturan 506 sayılı Yasa’nın 79/10. ve 5510 sayılı Yasa’nın 86/9. maddeleri bu tip hizmet tespiti davaları için özel bir ispat yöntemi öngörmemiş ise de, davanın niteliği kamu düzenini ilgilendirdiği ve bu nedenle özel bir duyarlılık ve özenle yürütülmesi gerektiği Yargıtay’ın ve giderek Dairemizin yerleşmiş içtihadı gereğidir.
Somut olayda, davacının şahsi sicil dosyasının getirtilmediği, resen tanık araştırılmadan tarafların gösterdiği tanık beyanları ile yetinildiği, apartmanın büyüklüğü ve özellikleri ile davacının apartmanda yaptığı işler nazara alınarak, gerekirse keşif de yapılarak, davacının çalışmalarının 4857 sayılı Yasa’nın 13. maddesine göre tam süreli (ayda 30 gün) veya kısmi süreli (part time) olup olmadığı noktasında yeterli ve gerekli bir araştırma yapılmadan davacının davalı apartman işyerinde tam süreli çalıştığı şeklinde kurulan hüküm de doğru olmamıştır.
Yapılacak iş; davacının şahsi sicil dosyasını getirterek, dava konusu dönem yönünden gerek davalı işyerinden, gerekse de başka işyerinden bildirilen çalışmaları olup olmadığını tespit etmek, zabıta marifetiyle tespit edilecek işyerine o tarihte komşu olan, kayıtlı iş yeri sahiplerini ve adreslerini açık ve net olarak belirleyip, çalışmanın niteliği ile gerçek bir çalışma olup olmadığı yönünde yöntemince beyanlarını almak, çalışmanın tam süreli (ayda 30 gün) veya kısmi süreli (part time) olup olmadığı noktasında ayrıntılı araştırma yapmak, çalışma olgusunu somut ve inandırıcı bilgilere dayalı şekilde 506 sayılı Yasanın 2, 6, 9 ve 79/8. maddeleri gereğince ortaya koyulduktan sonra sonucuna göre karar vermekten ibarettir
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular gözönünde tutulmaksızın eksik inceleme ve araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalıların bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davalılardan … Apartmanı Yönetimi Adına … iadesine, 24.12.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.