YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/10368
KARAR NO : 2013/12641
KARAR TARİHİ : 18.09.2013
MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : İtirazın kaldırılması ve tahliye
İcra mahkemesince verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı karar, davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, kira alacağının tahsili amacıyla tahliye istekli olarak başlatılan icra takibine vaki itirazın kaldırılması ve tahliye istemine ilişkindir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, karar davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Davacı vekilinin tahliyeye yönelik temyiz itirazlarına gelince; Temerrüt nedeniyle tahliyeye karar verilebilmesi için davacının gönderdiği temerrüt ihtarı yerine geçen ödeme emrinin, BK.nun 260, (TBK.nun 315.) maddesindeki şartları taşıması zorunludur. Aksi takdirde kiralananın tahliyesi talep edilemez. Davacı tarafından 08.09.2008 başlangıç tarihli ve bir yıl süreli kira sözleşmesine dayalı olarak 29.09.2011 tarihinde başlatılan icra takibinde davalıya tebliğ edilen ödeme emrinde dayanak kira sözleşmesi uzun süreli olduğundan davalıya 30 günlük ödeme süresi verilmesi gerekirken 6 günlük ödeme süresi verilmiştir. Temerrüt ihtarı yerine geçen ödeme emrinde yasaya aykırı olarak davalıya 30 gün yerine 6 gün ödeme süresi verilmiş olması nedeniyle temerrüt gerçekleşmediğinden tahliye istenemez. Sonucu doğru tahliye kararı yönünden davacı vekilinin temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Davacı vekilinin alacağa ilişkin temyiz itirazlarına gelince; Davacı tarafından 29.09.2011 tarihinde başlatılan icra takibinde taraflar arasındaki 08.09.2010 başlangıç tarihli aylık 1798,00 – TL kira bedelli kira sözleşmesi gereğince 2011 yılı Haziran ile Eylül ayları arası kira farklarına ait toplam 5472,00-TL Kira alacağı ile işlemiş faizin tahsili istenilmiştir. Ödeme emrinin tebliği üzerine davalı borçlu, yasal süresindeki itirazında, kira ilişkisine ve kira miktarına karşı çıkmadan borca itiraz etmiştir. İİK.nun 269/2.maddesi uyarınca davalı tarafından kira ilişkisine ve kira miktarına karşı çıkılmadığına göre taraflar arasındaki kira ilişkisinin ve kira miktarının kesinleştiğinin kabulü gerekir. Kaldıki davalının dayandığı 08.09.2008 başlangıç tarihli aylık net 300,00- TL kira bedelli kira sözleşmesinde davalı kiracının özel belgede sahtecilik suçu işlediği … Asliye Ceza Mahkemesinin 2012/45 Esas, 2013/148 Karar sayılı ilamı ile sabittir. Davalı istenen dönemde ilgili kira farkı yönünden ödeme belgesi de sunmadığına göre mahkemece, alacak yönünden itirazın kaldırılmasına karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile reddine karar verilmesi doğru değildir.
Karar bu nedenlerle bozulmalıdır.
SONUÇ:Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle tahliye davasının reddine ilişkin sonucu doğru kararın ONANMASINA, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle itirazın kaldırılması isteminin reddine ilişkin karar yönünden temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428 ve İİK.nın 366.maddesi uyarınca kararın BOZULMASINA, onanan kısım için aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 18.09.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.