YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/8015
KARAR NO : 2012/11727
KARAR TARİHİ : 02.05.2012
MAHKEMESİ:AİLE MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen nafaka davasının yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.Davacı vekili dilekçesinde; davacı ile davalının 1998 yılında boşandıklarını, davacı lehine hükmedilen yoksulluk nafakasının en son açılan nafaka artırım davası ile 50 TL’ye yükseltildiğini ancak hükmedilen nafakanın ihtiyaçlarına yetmediğini belirterek davacı lehine hükmedilen yoksulluk nafakasının aylık 250 TL’ye yükseltilmesini istemiş, davalı vekili ise kaşı dava dilekçesi ile, davacının yoksulluk nafakası isteme şartlarının ortadan kalktığını belirterek, mahkemece hüküm altına alınan yoksulluk nafakasının kaldırılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece, tarafların her ikisinin de mesken niteliğinde taşınmazlarının bulunduğu, davalının yeniden evlenip bu evlilikten iki çocuğunun daha olması, davacının 683,00 TL, davalının ise 1.043,00 TL emekli maaşı gelirinin bulunduğu buna göre davacının asgari ücret seviyesinde gelirinin olduğu bu nedenle davacının yoksulluk halinin ortadan kalktığı gerekçesiyle davacının yoksulluk nafakasının artırılmasına ilişkin davasının reddine, karşı davanın kabulü ile yoksulluk nafakasının kaldırılmasına karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından süresinde temyiz edilmiştir.
1- Asıl davaya yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle tarafların ekonomik sosyal durumları da gözetilerek; yoksulluk nafakasının artırılmasına ilişkin talebin reddiyle ilgili verilen kararda bir isabetsizlik bulunmamakta olup, davacı vekilinin bu yöne ilişkin temyiz itirazlarının reddi ile artırıma ilişkin verilen hükmün ONANMASINA,
2) Karşı davaya yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
TMK’nun 176/3 maddesi uyarınca; irat biçiminde ödenmesine karar verilen maddi tazminat veya nafaka, alacaklı tarafın yeniden evlenmesi ya da taraflardan birinin ölümü halinde kendiliğinden kalkar; alacaklı tarafın evlenme olmaksızın fiilen evliymiş gibi yaşaması, yoksulluğunun ortadan kalkması ya da haysiyetsiz hayat sürmesi halinde mahkeme kararıyla kaldırılır.Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 07.10.1998 tarih ve 2-656-688 sayılı kararında da kabul edildiği gibi yeme, giyinme, barınma, sağlık, ulaşım, kültür (eğitim) gibi bireyin maddi varlığını geliştirmek için zorunlu ve gerekli görülen harcamaları karşılayacak düzeyde geliri olmayanları yoksul kabul etmek gerekir.Hemen belirtmek gerekir ki; Hukuk Genel Kurulu’nun yerleşik kararlarında “asgari ücret seviyesinde gelire sahip olunması” yoksulluk nafakası bağlanmasını olanaksız kılan bir olgu kabul edilmemiştir. (HGK.07.10.1998 gün, 1998/2-656 E, 1998/688 K. 26.12.2001 gün 2001/2-1158-1185 sayılı ve 01.05.2002 gün 2002/2-397-339 sayılı kararları) O halde mahkemece, davacının asgari ücret seviyesinden daha yüksek bir ücretle çalıştığına dair dosyada herhangi bir bilgi ve belgeye rastlanılmadığından, aldığı aylık 683,00 TL emekli aylığının da davacı tarafı yoksulluktan kurtarmayacağı dikkate alınarak davalı/k.davacının, yoksulluk nafakasının kaldırılmasına ilişkin talebinin reddine karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme sonucu yazılı şekilde davanın kabulü yönünde hüküm tesisi doğru görülmemiş, bozmayıgerektirmiştir.Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 02.05.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.