Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2012/23610 E. 2013/24964 K. 26.12.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/23610
KARAR NO : 2013/24964
KARAR TARİHİ : 26.12.2013

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

Davacı, davalı Kurum tarafından gönderilen ödeme emrinin iptaliyle borçlu olmadığına karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, taraf vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
Dava ödeme emrinin iptali ile borçlu olmadığının tesbiti istemine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne hükümde yazılı şekilde karar verilmiştir.
Davanın yasal dayanağı olan 506 sayılı Yasa’nın 80/12. maddesinde, sigorta primlerini haklı bir neden olmaksızın yasal süresi içinde ödemeyen özel hukuk tüzel kişilerin üst düzey yönetici ve yetkililerin Kurum’a karşı işverenleri ile birlikte müştereken ve müteselsilen sorumlu olacakları öngörülmüştür. Yerleşmiş Yargıtay uygulamaları ile öğretide kabul edildiği üzere “üst düzey yönetici” kavramından anlaşılan tüzel kişinin mali ve idari konularında tek başına emir ve tasarruf yetkisine sahip özel şekilde kendisine yetki verilen kişidir.
Öte yandan süresinde ödenmeyen prim ve diğer kurum alacaklarının bizzat Kurumca cebren takip ve tahsil edilebileceği 506 sayılı Yasa’nın açık hükmü gereğidir. Cebren tahsil ve takip esasları 6183 sayılı Yasa’da gösterilmiştir. 6183 sayılı Yasa’nın mükerrer 35. maddesinde tüzel kişilerle küçüklerin ve kısıtlıların, vakıflar ve cemaatler gibi tüzel kişiliği olmayan teşekküllerin malvarlığından tamamen veya kısmen tahsil edilemeyen ve tahsil edilemeyeceği anlaşılan amme alacaklarının, kanuni temsilcilerinin ve tüzel kişiliği olmayan teşekkülü idare edenlerin şahsi mal varlıklarından bu Kanun hükümlerince tahsil edileceği bildirilmişse de 506 sayılı Yasa, 6183 sayılı Yasa’ya nazaran özel bir yasa olup uygulanma önceliğine sahiptir.
Davaya konu ödeme emrinin ilişkin olduğu prim borçlarının ait olduğu dönemde davacının,borçlu … Malları Koruma Başkanlığı’nın üst düzey yöneticisi olmadığı yönündeki savunmaya itibar edilmediği,bu hususta gerekli ve yeterli araştırma yapılmadığı anlaşılmaktadır.Bu bakımdan mahkemece davacının uyuşmazlığa konu dönemdeki statüsünün net bir biçimde belirlenerek çıkan sonuca göre karar verilmesi gerekirken davanın kısmen kabulüne karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Yapılacak iş; 506 Sayılı Yasa’nın 80.maddesi karşısında davacının prim borçlarının ait olduğu dönemlerde borçlu Çiftçi Mallarını Koruma Başkanlığı’niın üst düzey yöneticilerinden olduğunun tespiti halinde bu süreler içinde kalan kamu borçlarından dolayı 80.madde kapsamında müteselsilen sorumlu olacağı hususu gözönünde tutularak ve prim borcunun ait olduğu dönem itibarı ile zamanaşımına uğrayıp uğramadığı gözetilmek suretiyle davacının dava konusu prim borçları nedeniyle sorumlu tutulabileceği borç miktarı belirlenerek hüküm kurmaktan ibarettir.
O halde, tarafların bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ:Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 26.12.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.