YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2018/18259
KARAR NO : 2019/33914
KARAR TARİHİ : 09.09.2019
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : 4733 sayılı Kanuna muhalefet
HÜKÜM : Sanık … hakkında beraat, diğer sanık … hakkında hükümlülük, müsadere
Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
I) … İdaresi vekilinin temyiz istemine yönelik yapılan incelemede;
Suç tarihi ve ele geçen eşyanın niteliğine göre, suçtan doğrudan zarar görmeyen … İdaresinin davaya katılma ve hükmü temyize yetkisi bulunmadığı gibi katılmasına karar verilmesi de hükmü temyiz yetkisi vermeyeceğinden, … İdaresi adına … vekilinin vaki temyiz talebinin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi uyarınca yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’nun 317. maddesi gereğince REDDİNE,
II) O yer Cumhuriyet Savcısı temyiz isteminin sanık … hakkındaki beraat hükmü ile sınırlı olduğu kabul edilerek, o yer Cumhuriyet Savcısı ile katılan İl Tarım ve Orman Müdürlüğü vekilinin anılan sanığa yönelik temyizlerine göre yapılan incelemede;
UYAP’tan alınan güncellenmiş nüfus kayıt örneğine göre, sanık …’ın hükümden sonra 05.11.2018 tarihinde vefat ettiği anlaşıldığından, 5237 sayılı TCK’nun 64.maddesi uyarınca sanık hakkındaki kamu davasının düşürülmesi hususunun mahallinde değerlendirilmesinin gerekmesi,
Bozmayı gerektirmiş, o yer Cumhuriyet savcısı ile katılan İl Tarım ve Orman Müdürlüğü vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Yasanın 8. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA,
III) Katılan İl Tarım ve Orman Müdürlüğü vekili ile sanık …’in temyiz istemlerine yönelik yapılan incelemede ise;
Dairemizce de kabul gören Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 08.04.2014 tarih ve 2013/7-591 Esas, 2014/171 Karar sayılı kararında ayrıntıları belirtildiği gibi; suçun işleniş biçimi, suçun işlenmesindeki özellikler, fiillerin işleniş yer ve zamanı, fiiller arasında geçen süre, korunan değer ve yarar, hareketin yöneldiği maddi konunun niteliği, olayların oluş ve gelişimi ile dış dünyaya yansıyan diğer tüm özellikler birlikte değerlendirilip, sanığın eylemlerini bir suç işleme kararının icrası kapsamında gerçekleştirip gerçekleştirmediği ve hakkında TCK’nun 43. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağı hususlarının tartışılarak belirlenmesi bakımından;
Temyiz incelenmesine konu bu dosyaya ilişkin suç tarihinin 21.12.2011, iddianame düzenleme tarihinin ise 15.04.2015 olduğu,
Yapılan UYAP sorgulamasında Dairemizin 2018/17226 Esas sırasında kayıtlı olan Gaziantep 1. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2018/50 Esas, 2018/473 Karar sayılı dosyasında suç tarihlerinin 29.10.2011-10.12.2011 ve 18.01.2012, iddianame düzenleme tarihlerinin ise sırasıyla 18.04.2012-19.04.2012 ve 18.04.2012 olduğu,
UYAP’ta yapılan incelemede sanığa ait derdest Aksaray 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2018/158 Esas sayılı dosyasında sanığa atılı suç tarihinin 04.04.2012, iddianame düzenleme tarihinin ise 19.04.2012 olduğu,
Yine Dairemizin 2017/9230 Esas, 2017/11114 Karar sayılı ilamı ile temyiz isteminin reddi kararı üzerine kesinleşen Gaziantep 1. Asliye Ceza Mahkemesine ait 2012/22 Esas, 2014/1385 Karar sayılı dosyasında sanığa atılı suç tarihinin 21.12.2011, iddianame düzenleme tarihinin ise 18.04.2012 olduğu,
Bu dosyalardaki eylemlerin benzer suç vasfına yönelik olduğu gözetilerek suç tarihine ve işlenen suçun niteliğine göre adı geçen sanığın eylemlerinin TCK’nun 43. maddesi kapsamında zincirleme biçimde kaçakçılık suçunu oluşturup oluşturmadığının takdir ve değerlerdirilmesi bakımından anılan dosyaların incelenmesi, gerektiğinde derdest dosya ile iş bu dosyanın birleştirilmesi, kesinleşen dosyanın aslının ya da onaylı örneğinin dosya arasına alınması, kesinleşen karar yönünden mahsubun düşürülmesi ve sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi,
Yasaya aykırı, katılan İl Tarım ve Orman Müdürlüğü vekili ile sanık …’in temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca sair yönleri incelenmeksizin BOZULMASINA, 09.09.2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.