Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2010/3730 E. 2010/16551 K. 14.12.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/3730
KARAR NO : 2010/16551
KARAR TARİHİ : 14.12.2010

Mahkemesi :İş Mahkemesi
Dava, 2009/12825 numaralı takibe konu idari para cezasının itirazen incelenerek, kaldırılması istemine ilişkindir.
Mahkemece, uyuşmazlığın çözümünün idari yargı görevi alanında kaldığı gerekçesiyle, görevsizlik kararı verilmiştir.
Hükmün, taraflar vekillerii tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
6183 sayılı Yasanın 55. maddesi, vadesinde ödenmeyen kamu alacaklarının tahsili amacıyla ödeme emri düzenlenmesi olanağını öngörmüş olup; ödeme emrine konu edilen alacağın kesinleşmiş ve tahsil edilebilir aşamaya gelmiş olması zorunluluğu bulunmaktadır. İtiraz prosedürü tamamlanmadığı halde takibe konu edilen idari para cezası mevcut ise, 5510 sayılı Yasanın 102. (506 sayılı Yasanın 140) maddesi uyarınca başlamış olan prosedür bulunup bulunmadığı araştırılarak, mevcut ise sonuçlanması beklenip; kesinleşen idari para cezası miktarının tespitiyle, bu miktara ilişkin ödeme emri yönünden, 6183 sayılı Yasanın 58. maddesinde sınırlı olarak sayılmış nedenlere dayalı incelemeyle sonuca varılmalıdır.
İdari para cezasının kesinleşmiş Kurum alacağına dönüştükten sonra takibe konu edildiğinin belirlenmesi halinde ise; 2009/12825 sayılı takip dosyası üzerinden tebliğ edilen ödeme emrine yönelik itirazın, öncelikle 6183 sayılı Yasanın 58. maddesinde ödeme emrine itiraz için öngörülen yasal sürede dava konusu edilip edilmediği incelenmeli; yasal hakdüşürücü süre içinde açılmış bir davanın varlığı halinde ise, 6183 sayılı Yasanın 58. maddesinde sınırlı olarak sayıldığı üzere, “böyle bir borcu olmadığı veya kısmen ödediği veya zamanaşımına uğradığı” konularıyla sınırlı incelemeyle sonuca varılması gereği gözetilmeksizin; davanın görevsizlik nedeniyle reddine karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde taraflar vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek hâlinde davacıya iadesine, 14.12.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.