YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/9552
KARAR NO : 2013/11644
KARAR TARİHİ : 08.07.2013
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Tahliye
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı tahliye davasına dair karar, davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, temerrüt nedeniyle tahliye ve kira alacağı istemine ilişkindir. Mahkemece görevsizlik kararı verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı dava dilekçesinde; taraflar arasında 05.03.2010 tarihli 3 yıl süreli, … ili, … ilçesi, … Köyü Karanlıkdere mevkinde bulunan kum ocağı için rödovans sözleşmesi düzenlendiğini, sözleşmenin 5. maddesi uyarınca kum ocağının işletilmesi karşılığında aylık rödovans (iştirakli kira) bedeli olarak l.yıl için 8.000 ton, 2. yıl için 12.000 ton, 3. yıl için aylık 16000 ton yıkanmış ve 3-7 numara arası sınıflandırılmış kumun davacı vekil edinimine verilmesi ve talep halinde bunlar karşılığı olarak çakıl veya stabilize gibi ürünlerin verilmesinin kararlaştırıldığını,sözleşmeye konu kum ocağının davalı kiracıya teslim edildiğini bu güne kadar işletilmekte olmasına rağmen kira bedellerinden 20.000 tonluk kum dışındaki kum edimlerinin yerine getirilmediğini, davalı kiracının bu arada … 12. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2010/573 esas sayılı dosyasında kira bedellerinin tenzili ile kira bedelinin ¼ üne kadar indirilmesini istediğini, bu isteğini de kendisine kiralanmış olan bazı iş makinelerinin bu makinelerin asıl sahibi olan kişinin borçlarına karşılık haczedilip el konulmasına dayandırıldığını, bu isteğinin tenzilini istediği miktar hariç haklı nedene dayandığı dikkate alınarak isteğinin kısmen kabul edilerek mahkemeye cevap dilekçesi ile bildirildiğini davalı kiracının tenzilini istediği miktarın fahiş olduğunu, bu itibarla kira bedelinin ¼ oranında tenzili ile dava tarihinden itibaren ¾ oranında ödenmesinin kabul edileceğinin belirtildiğini ancak bu talepleri kabul görmemekle davanın halen derdest bulunduğunu, noter aracılığı ile ihtarname keşide edildiğini,bu ihtarnamede olayların safahatı açıklanıp tenzili istenen miktara ilişkin kabullerininde belirtilerek bakiye rödovans bedelinin yasal 60 günlük süre içinde tediye edilmesi talep edilmiş ise de, hiç bir tediyede bulunulmadığını taraflar arasındaki rödovans sözleşmesinin feshi ile rödovans konusu mecurdan davalının tahliyesinin yasal şartları oluştuğundan davanın açılması zorunluluğunun doğduğunu, bu nedenle taraflar arasındaki rödovans sözleşmesinin sözleşmesinin davalı kiracının temerrüdü sebebiyle feshi ile mecurdan Tahliyesine, Mart 2011 (dahil) tarihine kadar tahakkuk eden 68.451 ton miktarındaki kumun ve Nisan 2011-Aralık 2011 (dahil) döneminde tahakkuk eden 81.000 ton kumun ( toplam 149.451 ton kumun) aynen tahsiline, Rödovans bedeli alacağı olan kumun toplam bedeline karşılık teşkil edecek miktarda olmak üzere davalının iş makinelerinin sicil kayıtlarına ahara devrini önleyecek mahiyette şerh düşülmesi ve makinaların kendisine yed-i emin olarak tevdi edilmesi ile sair menkul mallarının yerli emine tevdi edilip, taşınmaz mallarının sicil kayıtlarına ahara devrini önleyecek mahiyette şerh düşülüp, banka hesaplarına bloke
konulması suretiyle teminatlı ya da takdir olunacak teminat mukabilinde ihtiyati tedbir konulmasına karar verilmesini istemiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde; sözleşme kapsamında müvekilinin işletmesine bırakılan alanların ruhsata tabi olduğunu ruhsata tabi olmayan yerden herhangi bir kumun alınmasının mümkün olmadığını, belirtilen ruhsat sahalarından 21008/3ve 2008/10 nolu ruhsat sahaları ticari açıdan tükenmiş olduğundan dolayı kullanılmamış olup davacıya iade ettiğini müvekkilinin maden işletmesine ait kum ihtiyacını 2011/1 ruhsat nolu kendine ait alandan temin etmekte olduğunu davacının müvekkili hakkında bu zamana kadar herhangi bir icra takibine geçmediği gibi kira bedellerini de talep etmediklerini, davacı tarafından çekilen ihtarnamenin de usuli bir ihtarname olup davacının gerçek iradesini yansıtamadığını keza davacının kum teslimi için maden ocağına araç göndermediği gibi kendisi teslim için başvuruda bulunmadığını haksız olduklarını, davacıya teslim edilen kum miktarının iddia edildiği gibi 20.000 ton olmadığını bu tutarın ancak ticari defterlerin ve kayıtların incelenmesi ile ortaya çıkacağını davacının bu yöndeki iddialarını kabul etmediklerini … 38 Asliye Ticaret mahkemesinin 2011/202 esas sayılı kira bedelinin tenziline ilişkin dava dosyası ile … 6 Asliye Ticaret Mahkemesinin 2012/390 esas sayılı dosyasının sonuçlarının beklenilmesini bu nedenle haksız davanın reddine karar verilmesini savunmuştur. Mahkemece taraflar arasında imzalanan 07.01.2009 başlangıç tarihli sözleşmenin işletme hakkının devri niteliğinde olduğu, görevli mahkemenin ticaret mahkemesi olduğu gerekçesiyle görevsizlik kararı verilmiştir.
01/10/2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 Sayılı HMK’nun 4/1-a maddesine göre “Kiralanan taşınmazların, 09.06.1932 tarihli ve 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununa göre ilamsız icra yoluyla tahliyesine ilişkin hükümler ayrık olmak üzere, kira ilişkisinden doğan alacak davaları da dâhil olmak üzere tüm uyuşmazlıkları konu alan davalar ile bu davalara karşı açılan davalarda” Sulh Hukuk Mahkemesi görevlidir. Mahkemelerin görevi kamu düzenine ilişkin kurallardan olup, yargılamanın her aşamasında istek üzerine, ya da re’sen gözetilmesi gerekir.
Somut olayda, davacı kiraya veren, taraflar arasında 07.01.2009 tarihinde imzalanan rödevans sözleşmesine dayanarak tahliye ve kira alacağı isteminde bulunmuştur. Taraflar arasındaki uyuşmazlık, kira ilişkisinden kaynaklandığına göre, görevli mahkeme Sulh Hukuk Mahkemesidir. Mahkemece işin esasının incelenmesi gerekirken, yazılı şekilde görevsizlik kararı verilmesi doğru değildir.
Hüküm bu nedenle bozulmalıdır.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 08.07.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.