Yargıtay Kararı 3. Hukuk Dairesi 2012/7243 E. 2012/16065 K. 26.06.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/7243
KARAR NO : 2012/16065
KARAR TARİHİ : 26.06.2012

MAHKEMESİ:ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

Dava dilekçesinde asıl dava ile birleşen davanın şimdilik ayrı ayrı 5000’er TL ecrimisilin faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulüne dair verilen hükmün temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılması davalılar tarafından istenilmekle; taraflara yapılan tebligat üzerine duruşma için tayin olunan günde temyiz eden Davalılar Vek.Av. …, Av… ve Av…. geldiler. Aleyhine temyiz olunan Davacı Vek.Av…. geldi. Gelen vekillerin sözlü açıklamaları dinlendikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için 26/06/2012 gününe bırakılması uygun görüldüğünden, belli günde dosyadaki bütün kağıtlar okunarak, tetkik hakiminin açıklamaları dinlenip, gereği düşünüldü.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı vekili dilekçesinde, müvekkili olan davacının davalılar ile taşınmazda müşterek malik olduğunu, davalıların taşınmazı davacının izni harici kullandıklarını beyan ederek, asıl dava ile 28.2.2000 – 12.5.2005 tarihleri arası şimdilik 5000 TL, birleşen dava ile de 28.5.2005 – 11.5.2007 tarihleri arası şimdilik 5000 TL. ecrimisilin yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesi talep ve dava edilmiştir.Davalılardan …savunmasında, dava konusu taşınmazdan hissesi oranda kira geliri tahsil ettiğini,çoğu zaman ise alamadığını, işlek yerdeki taşınmazın bakımsız ve metruk halde bulunduğunu, davacı tarafın hissesinden yararlanmasının engellenmediğini beyan etmiştir.Diğer bir kısım davalılar ise savunmalarında, dava konusu yer ile ilgili olarak kendilerine herhangi bir ödeme yapılmadığını, bu yerlerin idaresinin tamamen davalı …’in kontrolünde olduğunu beyan etmişlerdir.Mahkemece, asıl davanın kabulüne, birleşen davanın ise kısmen kabulüne karar verilmiştir.Ecrimisil, kötü niyetli şagilin ödemekle sorumlu olduğu bir tür tazminattır. Ancak tazminata hükmedilebilmesi için davacının kötü niyetli işgali ve işgal süresini ispat etmesi gerekmektedir. Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri iddiasını ispat ile yükümlüdür. (MK.md.6). Buna göre ispat yükü ilk önce davacı tarafa düşer.Davacının, ecrimisil istenen dönemde taşınmazın hangi davalı tarafından ne şekilde kullanıldığı kiraya verilerek tasarruf edilip edilmediğini hususlarının kanıtlaması gerekmektedir.Somut olayda, davalılardan …savunmasında taşınmazın bölümlerinden bir kısmının metruk olduğunu, bu nedenle kiraya verilemeyip boş kaldığını, böylelikle de semere elde edilemediğini beyan etmektedir.Diğer davalılar ise, kendilerinin bu taşınmazdan bir gelir elde etmediklerini ifade etmektedirler.Öyle ise mahkemece, yukarıdaki ilkeler gereğince, öncelikle dava konusu taşınmazın hangi davalılar tarafından ve ne şekilde tasarruf edildiği, taşınmazın davalının savunmasında belirtildiği gibi metruk olup olmadığı,metruk ise bu hali ile gelir ve ecrimisil getirip getirmeyeceği hususlarının açık bir şekilde saptanmasından sonra, hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm tesisi bozmayı gerektirmiştir.
Kabule göre ise, mahkemece takdir olunan ecrimisilin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiştir.Davalılar taşınmazda hisseleri oranında malik olup, müteselsil sorumluluk dava konusu olayda bulunmadığından, eğer davalılar aleyhine ecrimisile karar verilecek ise, her bir davalının payı oranında ecrimisil hükmedilmesi gerekirken, müteselsilen ve müştereken tahsile karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar göz önünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve Yargıtay duruşmasında vekille temsil edilen davalılar … ve … dışındaki gelen davalı vekilleri için duruşma tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümlerine göre takdir edilen 900 TL vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalı vekillerine verilmesine, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 26/06/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.