Yargıtay Kararı 6. Hukuk Dairesi 2013/11209 E. 2013/14082 K. 22.10.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/11209
KARAR NO : 2013/14082
KARAR TARİHİ : 22.10.2013

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
BİRLEŞEN …/… ESAS SAYILI DOSYA
DAVA TÜRÜ : Elatmanın önlenmesi

Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı elatmanın önlenmesi davasına dair karar, davalı (birleşen dosyanın davacısı) tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Asıl ve birleşen dava, kiracılık hakkının devrinden kaynaklanan çekişmenin önlenmesi davasıdır. Mahkemece asıl davanın kısmen kabulüne birleşen davanın reddine karar verilmiş olup hüküm davalı (birleşen davanın davacısı) vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı vekili dava dilekçesinde; kiracı …’un kira sözleşmesinden kaynaklanan haklarını 2006 yılında müvekkiline devrettiğini, devir sonrası davacının eşi ile birlikte parsel üzerine sera yaptıklarını, ancak davalının parselin batı tarafındaki 11.500m2 lik bölümü işgal ederek seradaki muzu hasat ettiğini belirterek davalının elatmasının önlenmesine karar verilmesini istemiştir. Davalı vekili asıl davaya verdiği cevap ve birleşen dava dilekçelerinde; davacının dayandığı devir sözleşmesinin sahte olduğunu, taşınmazı noter onaylı 20.03.2009 tarihli sözleşme ile Mehmet Kurt’tan kiraladıklarını belirterek asıl davanın reddine birleşen davanın kabulü ile elatmanın önlenmesine karar verilmesini istemiştir. Mahkemece asıl davanın kısmen kabulüne birleşen davanın reddine karar verilmiştir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 297. maddesi gereğince karar, Tarafların iddia ve savunmalarının özetini, anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususları, çekişmeli vakıalar hakkında toplanan delilleri, delillerin tartışılması ve değerlendirilmesini, sabit görülen vakıalarla bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebepleri kapsar. Hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir. Hüküm gerekçesi dosya içeriğine uygun olmak zorundadır.
Birleşen davada davacı vekili, kiralanan taşınmazdaki seraların fiilen ve hukuken müvekkiline ait olduğunu belirterek 25 dönüm muz serasına yapılan müdahalenin önlenmesine karar verilmesini istemiştir. Bu itibarla birleşen dava kiralanan taşınmazdaki seraların tamamına yöneliktir. Yargılama sırasında kiralanan parsel üzerinde iki adet muz
serası olduğu belirlenmiştir. Mahkemece hüküm kısmında; birleşen davanın reddine karar verilmiş olmasına karşın ret kararı ile çelişki oluşturacak biçimde iki adet seradan A harfi ile gösterilen bölüm üzerindeki tedbirin kaldırılmasına ve bu yerde yetişen ürün bedelinin birleşen davanın davacısı …’ye ödenmesine karar verilmiştir. Birleşen dava A ve B harfleri ile gösterilen seraların tamamına şamil olup davanın reddine ilişkin hüküm bu yönü ile çelişkili ve 6100 sayılı HMK’nun 297/2 maddesi hükmüne aykırı olduğundan hükmün bozulması gerekmiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 22/10/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.