YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/13280
KARAR NO : 2013/14407
KARAR TARİHİ : 28.10.2013
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Tahliye, alacak
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı tahliye ve alacak davasına dair karar, davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, temerrüt nedeni ile kiralananın tahliyesi ve kira alacağı istemine ilişkindir. Mahkemece kiralananın tehliyesine, 39.044.48 TL alacağın davalıdan tahsiline, asıl alacak olan 22.009.48 TL’ye temerrüt tarihinden itibaren aylık %12 gecikme faizi yürütülmesine karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davada dayanılan ve karara esas alınan 01.11.2009 başlangıç tarihli ve 1 yıl süreli kira sözleşmesindeki imzaların taraflara ait olduğu yapılan bilirkişi incelemesi sonucu belirlenmiştir. Davacı 04.01.2012 tarihinde çektiği ihtarnamede ödenmeyen bakiye kira bedeli 12.009.48 TL ile birikmiş faiz 17.035 TL’nin ve muaccel hale gelen kira alacağı Ocak 2012 ile Ekim 2012 arası 10.000 TL olmak üzere toplam 39.044.48 TL kira ve faiz alacağının ödenmesini istemiştir. Davacı vekili dava dilekçesinde, ihtarnamedeki taleplerini yineleyerek sonuçta 39.044,48 TL’nin tahsili ile 22.009,48 TL asıl alacağa temerrüt tarihinden itibaren aylık % 12 faiz yürütülmesini istemiştir. Davalı borçlu, kira parasının 400 TL sini banka hesabına, kalan alacağı da nakden ve elden teslim ettiğini savunmuş, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
1- Davalı elden ödeme savunmasında bulunmuş, delilleri arasında sair deliller demek suretiyle yemin deliline de dayanmış olduğundan davalının, davacıya ödeme ile ilgili yemin teklif etme hakkı hatırlatıldıktan sonra kira alacağı hakkında karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir.
2- Öte yandan kiracı aleyhine düzenleme yasağı başlıklı 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanununun 346.maddesinde; kiracıya kira bedeli ve yan giderler dışında başka bir ödeme yükümlülüğü getirilemeyeceği, özellikle kira bedelinin zamanında ödenmemesi halinde ceza koşulu ödeneceğine veya sonraki kira bedellerinin muaccel olacağına ilişkin anlaşmaların geçersiz olduğu, 6101 Sayılı Türk Borçlar Kanununun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun Geçmişe etkili olma başlıklı 2.maddesinde; Türk Borçlar Kanununun kamu düzenine ve genel ahlaka ilişkin kurallarının gerçekleştikleri tarihe bakılmaksızın bütün fiil ve işlemlere uygulanacağı, aynı kanunun görülmekte olan davalara ilişkin uygulama başlıklı 7.maddesinde de; Türk Borçlar Kanununun kamu düzenine ve genel ahlaka ilişkin kuralları ile geçici ödemelere ilişkin 76’ncı, faize ilişkin 88’nci, temerrüt faizine ilişkin 120’nci ve aşırı ifa güçlüğüne ilişkin 138’nci maddesinin görülmekte olan davalara da uygulanacağı hüküm altına alınmıştır. Kiracıyı koruma amacıyla getirilen TBK.nun 346.maddesindeki bu yasal düzenlemenin kamu düzenine ilişkin olduğu kuşkusuzdur. Bununla birlikte 6217 Sayılı Yasanın geçici 2.maddesinde değişiklik yapan 6353 Sayılı Yasanın 53.maddesine göre; kiracının Türk Ticaret Kanunun’da tacir olarak sayılan kişiler ile özel hukuk ve kamu hukuku tüzel kişileri olduğu işyeri kiralarında 6098 Sayılı Türk Borçlar
Kanununun 323, 325, 331, 340, 343, 344, 346 ve 354’ncü maddelerinin 01.07.2012 tarihinden itibaren 8 yıl süreyle uygulanamayacağı, bu halde kira sözleşmelerinde bu maddelerde belirtilmiş olan konulara ilişkin olarak sözleşme serbestisi gereği kira sözleşmesi hükümlerinin tatbik olunacağı da öngörülmektedir.
Taraflar arasında düzenlenen kira sözleşmesinin özel şartlar 3. maddesinde muacceliyet koşuluna yer verildiği görülmekte ise de; dosya içeriğinden kiracının TTK.nu kapsamında tacir olup olmadığı anlaşılamamaktadır. Bu durumda mahkemece kiracının tacir olup olmadığı araştırılarak, tacir olması durumunda hakkında TBK.nun 346.maddesinin 01.07.2012 tarihinden itibaren 8 yıl süre ile uygulanamayacağı gözetilmeli, tacir olmadığının anlaşılması halinde ise; yeni yasal düzenleme karşısında bu koşulun davalı kiracı yönünden geçersiz hale geldiği kabul edilerek değerlendirmenin dava tarihi itibariyle ödenmemiş muaccel kira alacağına göre yapılması, muacceliyet koşulu gereğince istenen aylar kirası yönünden alacak isteğinin reddine karar verilmesi gerekirken davalının tacir olup olmadığı araştırılmadan dava tarihinden sonraki kira alacağı talebinin de kabulüne karar verilmesi isabetsizdir.
3- Diğer taraftan sözleşmenin yine özel şartlar bölümünün 3.maddesinde geciken aylık ödemelere, aylık %12 faiz uygulanacağı kararlaştırılmıştır. Davacı davada bu düzenlemeye dayanarak aylık %12 oranında işlemiş faiz talebinde bulunmuştur.
01.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren olaya uygulanması gereken 6098 sayılı TBK.nun 120. maddesinde temerrüt faizi düzenlenmiştir. Anılan madde hükmüne göre; “Uygulanacak yıllık temerrüt faiz oranı, sözleşmede kararlaştırılmamışsa, faiz borcunun doğduğu tarihte yürürlükte olan mevzuat hükümlerine göre belirlenir.
Sözleşme ile kararlaştırılacak yıllık temerrüt faizi oranı, birinci fıkra uyarınca belirlenen yıllık faiz oranının yüzde yüz fazlasını aşamaz.
Akdi faiz oranı kararlaştırılmakla birlikte sözleşmede temerrüt faizi kararlaştırılmamışsa ve yıllık akdi faiz oranı da birinci fıkrada belirtilen faiz oranından fazla ise, temerrüt faiz oranı hakkında akdi faiz oranı geçerlidir.”
Yukarıda değinildiği üzere 6101 sayılı TBK.nun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 7. maddesi gereğince TBK.nun faize ilişkin 88. temerrüt faizine ilişkin 120. maddesi görülmekte olan davalara da uygulanması gerekmektedir. Bu durumda talebin 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 120. maddesi çerçevesinde değerlendirilerek, sonucuna göre faiz talebi hakkında bir karar verilmesi gerekirken bu hususun da gözetilmemesi doğru değildir.
Hüküm bu nedenlerle bozulmalıdır.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan 1, 2 ve 3 numaralı bentlerde yazılı nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 28.10.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.