Yargıtay Kararı 6. Hukuk Dairesi 2013/13107 E. 2013/14359 K. 28.10.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/13107
KARAR NO : 2013/14359
KARAR TARİHİ : 28.10.2013

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Eşya alacağı

Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı eşya alacağı davasına dair karar, davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, ziynet eşyalarının iadesi olmadığı takdirde bedelinin tahsili istemine ilişkindir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı vekili dava dilekçesinde; ziynet eşyalarının müvekkilinin elinden rızası dışında alınarak bir kısmının davalı tarafından bozdurulduğunu, bir kısmının da davalıda kaldığını belirterek her biri 40 gram ağırlığında 6 adet adana burması bilezik, 90 adet çeyrek altın, 4 adet yarım altın, 2 adet cumhuriyet altını, 2 adet altın küpe, 3 adet altın yüzük, 1 adet altın künye ve 1 adet saatin aynen iadesi mümkün olmadığı takdirde bedelinin tahsilini istemiştir. Davalı vekili, 40 gram ağırlığında 6 adet adana burması bilezik, 90 adet çeyrek altın, 4 adet yarım altın, iki adet Cumhuriyet altınının hiç olmadığını, davacıya düğünde takılan 4 tane 12’şer gram ağırlığındaki altın bileziklerin ise davacının talebi üzerine bozdurularak buzdolabı ile çamaşır makinesi alındığını, talep edilen ziynet eşyalarının sorumluluğunun müvekkiline yükletilemeyeceğini beyanla davanın reddini savunmuştur. Yargılama sırasında alınan bilirkişi raporunda, düğün töreninde damada 32 adet, geline 18 adet çeyrek altın ve 1 kolye takıldığını, takı töreni boyunca gelinin kolunda 4-5 adet bilezik bulunduğu belirtilmiş, davalı vekili bilirkişi raporuna karşı beyanda bulunduğu 15/12/2011 havale tarihli dilekçesinde, takılan çeyrek altının 18 adet olduğunu, 5 adet bilezik, bir’er adet kolye, yüzük ve küpe takıldığı tespitinin de doğru olduğunu, rapora bu yönlerden bir diyeceği bulunmadığını beyan etmiştir. Mahkemece davacı tarafa tutanakta belirtilen altınlar (6 bilezik (adana), 1 adet künye, 3 adet yüzük, 2 adet küpe ve 1 adet saat) ve karşı tarafça kabul edilen çeyrek altınlar dışındaki dava dilekçesinde iddia edilen ziynet eşyalarına yönelik davalı tarafa yemin teklif edip etmediği hususu hatırlatılmış, davacı vekili yemin teklifinde bulunmadıklarını beyan etmiştir. Mahkemece davanın ispat edilemediği ve ikrar edilen 4 adet 12’şer gram ağırlığındaki altın bilezikler yönünden açılmış bir dava bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Türk Medeni Kanunu’nun 6. maddesi uyarınca kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça taraflardan her biri hakkını dayandırdığı olguların varlığını kanıtlamakla yükümlüdür. Gerek doktrinde, gerek Yargıtay İçtihatlarında kabul edildiği üzere ispat yükü hayatın olağan akışına aykırı iddia ve savunmada bulunan kimseye düşer. Öte yandan ileri sürdüğü bir olaydan kendi yararına haklar çıkaran kimsenin iddia ettiği olayı kanıtlaması gerekir.
Ziynet eşyası rahatlıkla saklanabilen, taşınabilen, götürülebilen türden eşyadır. Bu nedenle evden ayrılmayı tasarlayan kadının bunları önceden götürmesi, gizlemesi her zaman mümkün olduğu gibi evden ayrılırken üzerinde götürmesi de mümkündür. Bunun sonucu olarak ziynet eşyalarının kadının üzerinde olduğu kabul edilmelidir.
Davacı, dava konusu ziynet eşyasının varlığını, evi terk ederken bunların zorla elinden alındığını ve götürülmesine engel olunduğunu, evde kaldığını ispat yükü altındadır.
Olayda; Davacı kadın, davalı tarafından düğünde takıldığı ve daha sonra bozdurulduğu kabul edilen 4 adet bilezik ve 15/12/2011 havale tarihli dilekçede kabul edilenler dışındaki ziynetlerin varlığını, miktarını ve bileziklerin niteliğini dinlettiği tanık beyanları ile ispat edememiştir. Mahkemece davacıya yemin teklif etme hakkı hatırlatılmış ve davacı taraf yemin teklif etmeyeceklerini beyan etmiş ise de bir kısım ziynet eşyaları hariç tutularak yemin teklif hakkının hatırlatılması usulsüz olup, davacıya ziynetlerin miktarı ve niteliği ile davalı tarafından varlığına ve miktarına karşı çıkılan ziynetlerin elinden alındığı, götürülmesine engel olunduğu, davalı tarafta kaldığı konusunda yemin teklif etme hakkı hatırlatılarak sonucuna göre bir karar verilmesi, davacı tarafından belirtilen hususların ispat edilememesi halinde ise; Davalı taraf 4 adet her biri 12 gram ağırlığındaki altın bileziklerin bozdurulduğunu kabul ettiğine, bu konuda davacı kadının rızası ile iade edilmemek üzere alındığını kanıtlayamadığına göre bu ziynetler hakkındaki davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken eksik inceleme sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması doğru değildir.
Hüküm bu nedenle bozulmalıdır.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle davacının temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 28.10.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.