YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/13254
KARAR NO : 2013/14404
KARAR TARİHİ : 28.10.2013
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Tahliye
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı tahliye davasına dair karar, davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Uyuşmazlık, feshi ihbar nedeniyle kiralananın tahliyesi istemine ilişkindir. Mahkemece süresinde açılmayan davanın reddine karar verilmesi üzerine, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı vekili, dava dilekçesinde, davalının 01.05.2009 başlangıç tarihli kira sözleşmesi ile arsa vasıflı taşınmazda kiracı olduğunu, 01.05.2013 tarihi itibariyle sözleşmenin feshedildiğinin 11.01.2013 tarihinde tebliğ edilen ihtarname ile davalıya bildirildiğini, ancak sonuç alınamadığını belirterek, davalının kiralanandan tahliyesini talep etmiştir. Davalı vekili davanın süresinde açılmadığını, taşınmazın arsa vasfında olmadığını belirterek, davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Taşınmaz ve taşınır yapı kiralarıyla ilgili belirsiz süreli kira sözleşmelerinde feshi ihbar süresi Türk Borçlar Kanunun 329.maddesi hükmüne göre belirlenir. Anılan madde hükmü gereğince süresiz sözleşmelerde 6 (altı) aylık dönem için 3 (üç) ay önceden kiracıya fesih bildiriminin tebliğ ettirilmesi ve o dönem sonunda tahliye davası açılması gerekir. Fesih dönemlerinin hesabında kira sözleşmesinin başlangıç tarihi esas alınır. Sözleşmede veya kanunda belirtilen fesih dönemine veya bildirim süresine uyulmamışsa, bildirim bir sonraki fesih dönemi için geçerli olur. Konut ve çatılı işyeri kiraları dışındaki diğer kira ilişkilerinde kiralananın tahliyesi için feshi ihbar yeterli olup, başka bir sebep aramaya gerek yoktur.
Olayımıza gelince; Davada dayanılan ve hükme esas alınan sözlü kira sözleşmesinin 01.05.2009 başlangıç tarihli ve süresiz olduğu anlaşılmaktadır. Dosya içerisinde bulunan … 1. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2011/616 Esas sayılı dosyasında davalı vekili temyize cevap dilekçesinde taşınmazın arsa olduğunu, borçlar yasasının ilgili hükümlerinin uygulanacağını, 01.05.2009 başlangıç tarihli sözlü anlaşma gereği kiralanıp her sene zımni olarak yenilendiğini belirtmiştir. Mahkemece, Borçlar Kanununa tabi yerde işyeri ihtiyacı nedeniyle tahliye davası açılamaz gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, verilen kararın temyizi üzerine karar Dairemizin 2012/1992-2012/4983 sayılı kararıyla değişik
gerekçeyle onanmıştır. Onanarak kesinleşen ilama göre kiralananın arsa vasfında olduğu ve Borçlar Kanununa tabi olduğu belirlenmiştir. Bu durumda arsa olarak süresiz kiraya verildiği anlaşılan kiralanan, Borçlar Kanununun adi kiraya ilişkin hükümlerine tabi bulunduğundan taraflardan her biri TBK 329 .maddesindeki sürelerden yararlanarak ihbar suretiyle sözleşmeyi feshedebilir. Sözleşmenin kurulduğu tarihe nazaran son altı aylık kira dönemi 01.11.2012-01.05.2013 olup, feshi ihbarın dönem sonuna göre üç ay önceden yani 01.11.2012-01.02.2013 tarihleri arasında tebliğ edilmesi, davanın da 01.05.2013-01.11.2013 tarihleri arasında açılması gerekir. Davacının 11.01.2013 günü tebliğ edilen 09.01.2013 düzenleme tarihli feshi ihbarı yukarıda anlatıldığı gibi altı aylık dönem sonuna göre üç ay öncesine rastladığından 02.05.2013 günü açılan dava süresindedir. Süresinde olan davanın kabulü ile tahliyeye karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde reddine karar verilmesi doğru değildir.
Hüküm bu nedenle bozulmalıdır.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 28.10.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.