YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/16479
KARAR NO : 2013/17571
KARAR TARİHİ : 27.09.2013
Mahkemesi :Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
Dava, Kurum zararının rücuan tahsili istemine ilişkindir.
Mahkemece, ilamında belirtildiği şekilde davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hükmün, davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteklerinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
5510 sayılı Kanunun 01.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren 21. maddesinde iş kazası ve meslek hastalığı, hastalık bakımından işverenin ve üçüncü kişinin sorumluluğu konusunda yeni düzenleme getirilmiş ise de, anılan kanunda söz konusu düzenlemenin yürürlüğü öncesinde gerçekleşen olaylardan kaynaklanan rücuan tazminat davalarında uygulanmasına olanak veren bir hüküm bulunmadığı ve genel olarak Kanunların geriye yürümemesi kuralı karşısında, davanın yasal dayanağı 506 sayılı Kanunun 26. maddesidir.
1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 49’uncu maddesinde, iki taraftan biri davayı kaybettiği takdirde üçüncü kişiye rücu hakkına sahip olduğu düşüncesinde ise, yerine geçerek davayı takip edeceğini veya davada üçüncü kişi sıfatıyla kendisine katılma gereğini, davanın her aşamasında o kişiye ihbar edebileceği, 50’nci maddesinde, üçüncü kişinin, ihbar eden kimsenin yerine geçerek davayı takip etmeyi kabul etmesi durumunda davada kendisi yerine yalnız ihbar eden kişiyi temsil edeceği, 51’inci maddesinde, üçüncü kişinin, ihbar eden kimsenin yerine geçerek davayı takip veya davaya müdahale etmediği takdirde, ihbar edenin davada yer almak zorunda olduğu açıklanmış, işbu rücuan tazminat davasına bakan mahkemece karar verildikten sonra hükmün temyiz aşamasında 01.10.2011 günü yürürlüğe giren ve anılan Kanunu yürürlükten kaldıran 6100 sayılıHukuk Muhakemeleri Kanununda da benzer düzenlemelere yer verilmiştir. Söz konusu Kanunun “İhbar ve şartları” başlığını taşıyan 61’inci maddesinde, taraflardan biri
davayı kaybettiği takdirde, üçüncü kişiye veya üçüncü kişinin kendisine rücu edeceğini düşünüyorsa tahkikat sonuçlanıncaya kadar davayı üçüncü kişiye ihbar edebileceği, “İhbarın şekli” başlıklı 62’nci maddesinde, ihbarın yazılı olarak yapılacağı, ihbar sebebinin gerekçeleriyle birlikte açıklanması ve yargılamanın hangi aşamada bulunduğunun belirtilmesi gerektiği, “İhbarda bulunulan kişinin durumu” başlığını taşıyan 63’üncü maddesinde, dava kendisine ihbar edilen kişinin, davayı kazanmasında hukuki yararı olan taraf yanında davaya katılabileceği belirtilmiştir.
İnceleme konusu davada, davalı işveren şirket tarafından yöntemince dava kendisine ihbar edilen….’nin taraf sıfatıyla yer almadığı ve davalı konumunda bulunmadığı göz ardı edilerek, mahkemece eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirme sonucu, hüküm altına alınan rücu alacağından kendisine ihbarda bulunulan şirketin de davalılar ile birlikte teselsül hükümlerine göre sorumluluğu yönünde karar verilmesi, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O halde, davalılar vekillerinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davalılara iadesine, 27.09.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.