Yargıtay Kararı 15. Hukuk Dairesi 2019/286 E. 2019/3432 K. 11.09.2019 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2019/286
KARAR NO : 2019/3432
KARAR TARİHİ : 11.09.2019

Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi

Yukarıda tarih ve numarası yazılı bozmaya uyularak verilen hükmün temyizen tetkiki davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:

– K A R A R –

Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili için başlatılan takip sebebiyle borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkin olup, mahkemece davanın kabulüne dair verilen karar Dairemizin 25.01.2017 tarih, 2015/5980 Esas ve 2017/305 Karar sayılı kararı ile bozulmuş, mahkemece bozma ilâmına uyularak yapılan yargılama sonucunda, davanın kabulüne ilişkin hüküm, davalı vekilince yasal süresi içerisinde temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara ve mahkemece uyulan bozma kararı gereğince inceleme yapılarak hüküm verilmiş olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve bozmanın şümulü dışında kalarak kesinleşen cihetlere ait temyiz itirazlarının incelenmesinin artık mümkün olmamasına göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Davacı vekili; davalı tarafından sözleşme konusu işin eksik ve ayıplı yapıldığını, bu nedenle 25.02.2013 tarih ve 13.000,00 TL bedelli senedin ödenmediğini ileri sürerek, müvekkilinin icra takibine konu senetten dolayı borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiş, davalı vekili ise sözleşme konusu işin eksiksiz teslim edildiğini savunmuştur.
Taraflar arasında imzalanan, her iki tarafın kabulünde ve ihtilâfsız olan 24.10.2012 tarihli, davacı şirkete ait 23 adet dairenin mekanik tesisat işinin yapımı konulu sözleşmede iş bedeli KDV dahil 133.901,00 TL toplam bedel olarak kararlaştırılmıştır. Sözleşmede iş bedelinin 6098 sayılı TBK 480. (818 sayılı BK 365. maddesi) maddesinde düzenlenen götürü bedel olarak kararlaştırıldığı anlaşılmaktadır. Götürü bedelli sözleşmede, yüklenicinin hakettiği imalât bedeli, fiziki oran yöntemi ile başka bir ifadeyle yüklenicinin sözleşme kapsamında gerçekleştirdiği imalâtların eksik ve ayıpları da dikkate alınarak işin tamamına göre fiziki oranı tespit edilip, bulunacak bu oranın götürü iş bedeline uygulanması suretiyle saptanmalı ve bulunacak bu rakamdan kanıtlanan ödemeler düşülerek hesaplanmalıdır.
Nitekim Dairemizin 25.01.2017 tarih, 2015/5980 Esas ve 2017/305 Karar sayılı bozma ilâmında da bu hususa işaret edilmiştir.
Mahkemece mahallinde yapılan keşif sonucu düzenlenen teknik bilirkişi heyetinin 06.05.2014 tarihli raporunda yapılmayan iş bedeli 8.875,00 TL, ayıplı yapılan iş bedeli 11.375,00 TL olarak belirlenmiştir. Bozma ilâmı sonrasında düzenlenen 28.09.2017 tarihli ek raporda ise 20.160,00 TL eksik ve ayıplı iş bedeli 133.901,00 TL iş bedeline oranlanarak işin tamamlanma oranı %84 olarak tespit edilmiştir. Ne var ki raporda yapılan bu hesaplamanın, götürü bedelli eser sözleşmesinde yüklenicinin hakettiği imalât bedelinin fiziki oran yöntemi ile bulunması ilkesine uygun olduğundan söz etmek mümkün değildir. Mahkemece bozma ilâmına uyulduğuna göre bozma ilâmında belirtilen hususlar lehine olan taraf için usuli kazanılmış hak oluşturacağı ve bozma ilamı gereğince inceleme ve araştırma yapılması zorunlu olduğu halde davalı yüklenicinin hak ettiği imalât bedelinin fiziki oran kurularak saptanması gerektiği dikkate alınmaksızın, Dairemizin yerleşmiş uygulamaları gereğince götürü bedelli sözleşmede fiziki oran kuralına uygun hesaplama yapmayan teknik bilirkişi raporu hükme esas alınarak verilen karar doğru olmamıştır.
O halde mahkemece yapılacak iş; 6100 sayılı HMK’nın 281/3. maddesi uyarınca maddi gerçeğin ortaya çıkması için aynı Kanun’un 266. maddesinde düzenlenen usule göre yeniden seçilecek önceki bilirkişilerden farklı, konusunda uzman teknik bilirkişiden taraflar arasında imzalanan 24.10.2012 tarihli sözleşmede iş bedelinin götürü olarak kararlaştırıldığı dikkate alınarak 6098 sayılı TBK’nın 480. maddesi gereğince davalı yüklenicinin yaptığı işlerin, eksik ve ayıplar gözetilip düşülerek tüm işe göre fiziki oranı bulunup; saptanan bu fiziki oran, sözleşme bedeli 133.901,00 TL götürü bedele uygulanıp, yüklenicinin sözleşme kapsamında hak ettiği iş bedeli konusunda gerekçeli ve denetime elverişli rapor alınıp, iş bedelinin tamamının da bono ve nakit olarak ödendiğini kabul etmek suretiyle sonucuna uygun hüküm kurmaktan ibarettir.
Bu hususlar gözetilmeden, eksik inceleme ve yanlış değerlendirme sonucu davanın kabulü doğru olmamış, kararın bozulması uygun bulunmuştur.
SONUÇ: Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, 2. bentte açıklanan nedenlerle hükmün davalı yararına BOZULMASINA, 5766 sayılı Kanun’un 11. maddesi ile yapılan değişiklik gereğince Harçlar Kanunu 42/2-d maddesi uyarınca alınması gereken 176,60 TL Yargıtay başvurma harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davalıya iadesine,karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere 11.09.2019 gününde oybirliğiyle karar verildi.