Yargıtay Kararı 9. Hukuk Dairesi 2019/1938 E. 2019/16523 K. 23.09.2019 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2019/1938
KARAR NO : 2019/16523
KARAR TARİHİ : 23.09.2019

MAHKEMESİ : İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ . HUKUK DAİRESİ

DAVA : Davacı, feshin geçersizliğine, işe iadesine ve yasal sonuçlarına hükmedilmesine karar verilmesini istemiştir.

Yerel mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin kabul kararına karşı davalı avukatı istinaf başvurusunda bulunmuştur.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 27. Hukuk Dairesi davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, 6100 Sayılı HMK’nun 353/1-b.3 bendi uyarınca kaldırılmasına ve davanın kabulü ile işverence yapılan feshin geçersizliğine ve davacının işe iadesine karar verilmiştir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 27. Hukuk Dairesi’nin kararı süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

YARGITAY KARARI

A)Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili dava dilekçesinde müvekkilinin 01/07/2016 tarihinden itibaren, iş akdinin davalı yanca haksız ve hukuka aykırı olarak fesih edildiği 25/03/2017 tarihine kadar davalıya ait işyerinde pompa operatörü olarak çalıştığını iddia ederek feshin geçersizliğine ve davacının işe iadesine karar verilmesini istemiştir.
B)Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, davacının yeniden işe başlaması için kendisine, … 6.Noterliği’nin 14/04/2017 tarih ve 16313 yevmiye numaralı işe davet ihtarnamesi keşide edildiğini, feshin geçersiz kabul edilerek işe iadesine karar verilmesi yönündeki talebini kabul ettiklerini, boşta geçen süre ücreti yönünden, davacıya keşide edilen işe davet ihtarnamesinde belirtilen 10 günlük süre sonuna kadar ki alacağa hükmedilmesini savunarak davanın reddini talep etmiştir.
C)İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti:
Mahkemece davalının yan keşide etmiş olduğu … 5.Noterliğinin 16313 yevmiye sayılı 14/04/2017 tarihli ihtarname ile “ davanızda haklı olduğunuz anlaşıldığından işbaşı yapmaya, çalışmaya davet ediyoruz” şeklinde davacıyı işe davet ettiği, davalı yanın bu davetiyle feshin geçerli bir sebebe dayanmadığını kabul ettiği, ayrıca hiçbir somut olay ya da davranışın gerekçe gösterilmediği, feshin haksız ve hukuka aykırı olduğu gibi şeklen ve usulen geçersiz olduğu, 4857 sayılı iş kanununa göre işverenin, fesih bildirimini yazılı olarak yapmak ve fesih sebebini açık ve kesin bir şekilde belirtmek zorunda olduğu, davacıya yazılı bir fesih bildirimi yapılmadığını, fesih bildiriminin yazılı yapılmaması, somut olarak hiçbir davranış ya da olay gerekçe gösterilmeksizin dava açıldıktan sonra işe davet edilmesi, ortada yazılı bir fesih bildiriminin bulunmaması dahi söz konusu feshin haksız ve geçersiz olduğunu gösterdiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
D)İstinaf başvurusu :
İlk derece mahkemesinin kararına karşı, davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
E)İstinaf Sebepleri:
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; boşta geçen süre ücretinin davanın kabulü beyanı ve davacının işe başlaması için ihtarname keşide edildiği gözetilerek davet ihtarnamesinin tebliğinden itibaren geçecek 10 günlük sürenin sonuna kadar hükmedilmesi gerekirken 4 ay olarak belirlenmesinin hatalı olduğunu, davanın kabulü halinde karar ve ilam harçlarının 1/3’ünün alınması gerekirken mahkemece tamamına hükmedilmesinin hatalı olduğunu, avukatlık asgari ücret tarifesine göre de ön inceleme tutanağının imzalanmasından önce davanın kabul edilmesi halinde yasal vekalet ücretinin yarısına hükmedilmesi gerekirken mahkemece tamamına hükmedilmesinin hatalı olduğunu, tüm bu yönlerden ilk derece mahkemesi kararının istinaf incelemesi sonucu ortadan kaldırılması talep edilmiştir.
F)Bölge Adliye Mahkemesi Kararının Özeti :
Bölge adliye mahkemesince davanın ilk celsede davalı tarafından kabul edildiği ve mahkemece de yeteri kadar harç alındığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına dair karar verildiği ve davalıdan fazladan alınan harç söz konusu olmadığından, davalının harca yönelik istinafının haklı olmadığı ancak Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 6. Maddesi uyarınca kabul, delillerin toplanmasına ilişkin ara kararı gereğinin yerine getirilmesinden önce gerçekleştiğinden tarife hükümlerine göre belirlenen ücretin de yarısına hükmedilmesi gerekirken davacı lehine maktu vekalet ücretine hükmedilmesi hatalı olup, hükmün bu yönden ortadan kaldırılması gerektiği sabit olduğundan davalının bu yöndeki istinafının haklı olduğu, boşta geçen süre ücretinin davanın kabulü beyanı ve davacının işe başlaması için davalı işveren tarafından ihtarname keşide edildiği gözetilerek, davet ihtarnamesinin tebliğinden itibaren geçecek 10 günlük sürenin sonuna kadar hüküm altına alınması gerekirken, mahkemece en çok 4 aylık ücretin ödenmesi gerektiğinin tespitine dair hüküm kurulmasının hatalı olduğu, davalının bu yöndeki istinafının haklı olduğu, yerel mahkeme kararının da usul ve yasaya aykırı olduğu, lakin dosyada delillerin toplanmış olmasına göre; karardaki aykırılığın yerel mahkemesine gönderilmeksizin dosya üzerinden dairemizce değerlendirilebileceği anlaşıldığından mahkeme kararının kaldırılarak yeniden hüküm kurulması gerektiği gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne; ilk derece mahkemesinin kararının, 6100 Sayılı HMK’nun 353/1-b.3 bendi uyarınca kaldırılmasına, davanın kabulü ile işverence yapılan feshin geçersizliğine ve davacının işe iadesine, davacının yasal sürede başvurusuna rağmen davalı işverence süresi içinde işe başlatılmaması halinde ödenmesi gereken tazminat miktarının fesih sebebi ve hizmet süresi gözetilerek takdiren davacının 4 aylık ücreti tutarında belirlenmesine, davacının fesih bildiriminin tebliğinden, davalı tarafından işe davet amacıyla keşide edilen ihtarnamenin tebliğ tarihinden itibaren davacıya tanınan 10 günlük sürenin bitimi tarihine kadar doğmuş bulunan en çok 4 aya kadar ücret ve diğer haklarının davacıya ödenmesi gerektiğinin belirlenmesine karar verilmiştir.
G)Temyiz başvurusu :
Bölge Adliye Mahkemesi’nin kararına karşı davalı vekili tarafından süresinde temyiz başvurusunda bulunulmuştur.
H) Gerekçe:
Somut olayda, davacının iş akdi 25.03.2017 tarihinde feshedilmiş, davacı 28.03.2017 tarihinde işe davası açmıştır. Davalı, ön inceleme duruşması tarihi olan 02.06.2017 tarihinden önce 18.04.2017 tarihli cevap dilekçesiyle davacıya … 6.Noterliği’nin 14/04/2017 tarih ve 16313 yevmiye numaralı işe davet ihtarnamesi keşide ettiğini belirterek davayı kabul etmiştir.
İlk derece mahkemesince, davacının yargılama sırasında işe davet edilmesi nedeniyle feshin geçersiz olduğuna, davacının işe iadesin ve davacının işe iadesi için işverene süresi içinde müracaatı halinde hak kazanılacak olan ve kararın kesinleşmesine kadar en çok 4 aylık ücretinin ve diğer haklarının davalıdan alınarak davacıya ödenmesi gerektiğinin tespitine karar verilmesi doğru ise de bölge adliye mahkemesince ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılarak“…davalı tarafından işe davet amacıyla keşide edilen ihtarnamenin tebliğ tarihinden itibaren davacıya tanınan 10 günlük sürenin bitimi tarihine kadar doğmuş bulunan en çok 4 aya kadar ücret ve diğer haklarının davacıya ödenmesi gerektiğinin belirlenmesine…” şeklinde hüküm kurulması hatalıdır.
Yine, ön inceleme duruşması öncesi davanın kabul edilmesi nedeni ile A.A.Ü.T’nin 6. maddesi uyarınca davacı lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan maktu vekalet ücretinin yarısına hükmedilmesi gerekirken vekalet ücretinin hatalı belirlenmesi, bozma sebebi ise de, bu yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, hükmün HMK. nın 370/2. maddesi uyarınca düzeltilerek onanmasına karar verilmiştir.
Sonuç:
Temyiz edilen İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 27. Hukuk Dairesi’nin 2017/3568 esas ve 2018/1786 karar nolu kararın hüküm fıkrasının 6 ve 9 numaralı bentlerinin çıkarılarak yerine;
“6- Davacının işe iadesi için işverene süresi içinde müracaatı halinde hak kazanılacak olan ve kararın kesinleşmesine kadar en çok 4 aylık ücretin ve diğer haklarının davalıdan alınarak davacıya ödenmesi gerektiğinin tespitine,”
“9-)Avukatlık asgari ücret tarifesi 6. maddesi gereğince belirlenen 1090 TL ücreti vekaletin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,” bentlerinin yazılmasına, hükmün bu şekilde DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu’ nun 28.09.2018 tarih ve 2018/2 E. 2018/ 8 K. sayılı İBK. uyarınca onama harcı alınmasına yer olmadığına, dava dosyasının İlk Derece Mahkemesi’ne, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesi’ne gönderilmesine, 27.09.2019 tarihinde oy birliği ile karar verildi.