Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2013/7119 E. 2013/10691 K. 10.06.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/7119
KARAR NO : 2013/10691
KARAR TARİHİ : 10.06.2013

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

– K A R A R –

Davacı vekili; davalının tahsil etmek amacıyla ciro yoluyla devraldığı çeke dayanarak müvekkili aleyhine kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla icra takibi yaptığını, müvekkili ile davalı arasında her hangi bir ticari ilişki olmadığını belirterek müvekkilinin takibe konulan çekten dolayı borçlu olmadığının tespiti ile takibin iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili; müvekkilinin çeki temlik cirosuyla devraldığını, çekin inançlı işlem ya da gizli tahsil cirosuyla devredildiğini iddia eden davacı yanın bu iddialarını yazılı belge ile kanıtlaması gerektiğini, senede karşı senetle ispat kuralı gereğince tanık dinlenmesine muvafakat etmediklerini belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece toplanan deliller ve dosya kapsamına göre; davacının kambiyo senedi vasfında bulunan çeki tahsil amacıyla davalıya verdiğini ancak yazılı bir belge ile kanıtlayabileceği, somut olayda davacı tarafın bu konuda doğrudan davalının elinden çıkan yazılı bir belge ibraz edememekle birlikte daha sonra dosyaya ibraz edilen ve tanıkların beyanlarıyla da değerlendirmeye konu olan ibraname başlıklı iki ayrı belge ve makbuz başlıklı 02.12.2010 tarihli belge ile davaya konu çekin tahsil amacıyla davalıya verildiğini kanıtladığı gerekçesiyle davanın kabulüne, davacının takip konusu çek nedeniyle davalıya borçlu olmadığının tespitine ve %40 oranında kötü niyet tazminatının söz konusu takipte haksız ve kötü niyetli olduğu anlaşılan davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı dava konusu çekin davalıya temlik cirosu ile verildiğini ve bu nedenle çeke dayanarak kendi adına hak talep edemeyeceğini ileri sürerek menfi tespit davası açmıştır. Çekte tahsil cirosu ile verildiğine ilişkin bir kayıt bulunmadığına göre çekin temlik cirosu ile verildiğinin kabulü gerekir. Bu karinenin aksini davacı yazılı delil ile kanıtlamalıdır. İddianın ispatı için (yazılı) delil başlangıcı bulunması halinde tanık dinlenebilirse de dosyaya sunulan davalı veya temsilcisinin eli ürünü olmayan belgeler (yazılı) delil başlangıcı olarak kabul edilemez. Mahkemece bu yönler gözetilerek bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi isabetsiz olup bozmayı gerektirmektedir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün davalı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 10.06.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.