Yargıtay Kararı 9. Hukuk Dairesi 2019/5755 E. 2019/16288 K. 19.09.2019 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2019/5755
KARAR NO : 2019/16288
KARAR TARİHİ : 19.09.2019

MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı … vekili tarafından istenilmekle, temyiz taleplerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

YARGITAY KARARI

A) Davacı isteminin özeti:
Davacı vekili, ilk ve ek dava dilekçelerinde, müvekkilinin 1 Nolu Sağlık Ocağı’nda 01.01.1995 tarihinden 2010 yılı Haziran ayı sonuna kadar hizmetli olarak çalıştığını, 1995 yılından 2000 yılına kadar sigortasız çalıştırıldığını, 2000 yılından sonra ise sigortalı çalıştırıldığını, çalışma koşulları ve saatlerinin sağlık ocağı yetkilileri tarafından belirlendiğini, her türlü emir ve talimatın da yine sağlık ocağı yetkilileri tarafından verildiğini, Sağlık İl Müdürlüğü’nün istihdam edilecek işçilerin taşeron firmalar üzerinden istihdam edilmesi kararını aldığını ve bu çerçevede her yıl değişen taşeron firmalar üzerinden sigorta girişlerinin yapıldığını, müvekkili işçi ve bu şekilde çalışan diğer personelin, taşeron firmalar değişmesine rağmen çalıştıkları işyerinin değişmediğini, hatta taşeron firmaların yetkililerini hiç görmediklerini, Sağlık İl Müdürlüğü’ne bağlı olarak çalıştıklarını, müvekkili ile aynı durumdaki çalışanların iş sözleşmelerinin, aile hekimliği uygulamasına geçilecek olması nedeniyle feshedildiğini, davalılar arasında asıl işveren alt işveren uygulaması bulunduğunu, son aylık ücretinin 690,00 TL olduğunu, işyerinde yemek ve yol parası verildiğini, yıllık ücretli izinlerinin kullandırılmadığını, bir kısım işçilik alacaklarının ödenmediğini ileri sürerek kıdem tazminatı, ihbar tazminatı ve yıllık izin ücreti alacaklarını istemiştir.
B)Davalı cevabının özeti:
Davalı Bakanlık vekili, davalı idarenin açık ihale usulü ile tip idari şartnameye uygun olarak hizmet alımı yaptığını, bu sözleşme uyarınca tüm yükümlülüklerini yerine getirdiğini, davacı işçiye karşı herhangi bir yükümlülüğünün bulunmadığını, davaya sebebiyet veren alt işverenlerin tamamının davalı olarak gösterilmediğini, davalı idarenin hizmet alımı yaptığı her dönem sona erdiğinde, çalışanlar ile ilişkisinin kalmadığını, bu nedenle her hizmet alımı döneminin ayrı ayrı değerlendirilmesi gerektiğini, iddia ve taleplerin yersiz olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Davalı Şirket, şirketin diğer davalı …’nın açmış olduğu personel çalıştırma ihalesini kazanarak, ihale usulüyle iş aldığını, bu işin yapımı hususunda işçilerin işe alımı ve işten çıkarılması yetkisinin tamamen üst işverende olduğunu, bu hususta müvekkilinin hiçbir yetkisinin bulunmadığını, farklı dönemlerde farklı şirketlerin ihaleyi kazandıklarından alt işverenlerin sürekli olarak değiştiklerini, üst işverenin hep aynı kaldığını, davacının bahse konu iş kapsamında, üst işveren olarak Tekirdağ İl Sağlık Müdürlüğü’ne, alt işveren olarak da müvekkili şirkete bağlı olarak kısa bir süre çalıştığını, davacının müvekkili işyerinden kendi rızasıyla istifa ederek ayrıldığını, iddia ve taleplerin yersiz olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
C)Yerel Mahkeme kararının özeti:
Mahkemece, toplanan delillere ve bilirkişi raporuna göre, Mahkeme’nin 2010/560 Esas sayılı kararı ile davanın kabulüne karar verildiği, Yargıtay 9.Hukuk Dairesi’nin 02/06/2014 tarih, 2012/13392 Esas, 2014/17714 Karar sayılı ilamı ile bu kararın bozulduğu, bozma sonrası yapılan yargılama sonucunda 25/12/2014 tarih, 2014/361 Esas sayılı karar ile davanın kabulüne karar verildiği, kararı davalı … vekilinin temyiz ettiği ve Yargıtay 9.Hukuk Dairesi’nin 02/06/2015 tarih, 2015/11238 Esas sayılı kararı ile “Mahkeme tarafından verilen ilk kararın Dairemiz tarafından bozulmasından sonra Mahkeme tarafından tekrar karar verildiği, bozmadan sonra verilen kararı temyiz eden … vekilinin davacının açtığı hizmet tespiti davasına ilişkin karar ve Yargıtay 10. Hukuk Dairesi’nin bozma kararını dosyaya ibraz ettiği, hizmet tespit davasının açıldığının ertesi günü alacak davasının açılmasına rağmen alacak davası dosyasında bu konudan söz edilmediği ve mahkeme dosyasında hizmet tespit davasına ilişkin bilgi olmadığından dairemizin ilk bozmasında bu konuda bir değerlendirme yapılmadığı anlaşılmakla; işçilik alacakları davalarında talep aşılmamak kaydı ile hizmet süresinin ve ücretin resen belirlenmesi gerektiği, iş bu davada hizmet süresi hakkında taraflar arasında uyuşmazlık olup davaya dönüştüğü ve yargılamasının hâlen Çorlu 1. İş Mahkemesi’nin 2014/598 Esasında devam ettiği anlaşıldığından, Mahkeme tarafından bu davanın sonucunu doğrudan etkileyecek olan Çorlu 1. İş Mahkemesi’nin 2014/598 Esas sayılı dosyasının sonucunun beklenmesi gerekirken ihtilaflı hizmet süresine itibarla karar verilmesi hatalıdır. Hizmet tespit davası sonuçlandıktan sonra oluşacak duruma göre kabul edilebilir hizmet süresi içerisinde kalan işyerlerinin kime ait olduğu ve … ile ilişkisi de araştırılmalıdır.” gerekçesi ile bozulduğu, bozma ilamına uyulduğu, uyulan bozma ilamı uyarınca, Mahkeme tarafından 2015/607 (eski Esas 2014/598) Esas sayılı dosyada açılan hizmet tespit davasının sonucunun beklendiği, ve kesinleşmesini müteakip hüküm kurulduğu, gerek bu gerek seri şekilde açılmış dosyalarda işçilerden istifa dilekçesi alındığı, sözkonusu dilekçedeki yazı ve imzaların matbu olarak düzenlendiği, tarihin de matbu olduğu, altta yazan isim ve imzanın işçiye ait olduğu, her 6 ayda bir işçilerin böyle girdi çıktı yaptırılarak çalıştırıldığı, dolayısıyla istifa dilekçesinin hükümsüz olduğu anlaşıldığı, dosya kapsamından, davalı işverenler arasında asıl-alt işveren ilişkisi bulunduğu, feshin haklı nedene dayandığının ispat etmekle işverenin yükümlü olduğu, ancak davalıların bunu ispat edemediği anlaşıldığı, açıklanan nedenlerle, bozma öncesi aşamalarda aldırılan bilirkişi raporu denetime elverişli şekilde hazırlanmakla, hükme esas alındığı gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
D)Temyiz:
Karar süresi içinde davalı Bakanlık vekili tarafından temyiz edilmiştir.
E)Gerekçe:
1- Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre davalı Bakanlık’ın aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Çalışma olgusunu işçi ispatlamalıdır.
Somut uyuşmazlıkta, hizmet döküm cetvelinde 13/2/2001 tarihinden sonra talebe konu dönemde davalı Bakanlık ile ilgisi SGK’nun dosyada mevcut belgelerinden tespit edilemeyen işyerleri mevcuttur.
Dairemizin 2015/11238 Esas sayılı bozma ilâmında “Hizmet tespit davası sonuçlandıktan sonra oluşacak duruma göre kabul edilebilir hizmet süresi içerisinde kalan işyerlerinin kime ait olduğu ve … ile ilişkisi de araştırılmalıdır.” şeklinde bozma gerekçesi mevcuttur.
Hükmüne uyulan bozma ilamındaki bu husus yerine getirilmemiştir.
13/2/2001 tarihinden sonra talebe konu dönemde davalı Bakanlık ile ilgisi dosya kapsamından anlaşılamayan işyerlerinin / işverenlerin ünvanı, işyeri adresi/ adresleri, iştigal konuları, kime ait olduğu, davalı Bakanlık’tan ihale ile ya da başka şekillerde iş alan alt işveren/ müteahhit gibi bir işveren olup olmadığı, bu işyerlerinin davalı bakanlık ile ilgisi olup olmadığı SGK’ndan Mahkeme tarafından müzekkere ile açıkça sorulmalı, bu sorulara ilişkin belgelerin gönderilmesi de istenmelidir.
Ayrıca, davacının bu işyerlerinde çalıştığı tarih aralıkları Mahkeme müzekkeresinde belirtilerek bu tarih aralığını kapsar şekilde bu işverenlerin davalı Bakanlık’tan ya da başka bir yer ile talebe konu dönemi kapsar şekilde hizmet alım sözleşmesi / ihale gibi bir ilişkinin var olup olmadığı SGK’ndan Mahkeme müzekkeresi ile açıkça sorularak, bu tip bir ilişki var ise bu ilişkiye dair belgelerin de gönderilmesi SGK’ndan istenmelidir.
Benzer şekilde, davalı Bakanlığa müzekkere yazılarak davalı Bakanlıktan, davalı Bakanlık vekilinden, davacı asıl duruşmaya bizzat celbedilerek davacı asıldan ve davacı vekilinden, davalı Bakanlık ile ilgisi dosyanın mevcut kapsamından tespit edilemeyen bu işyerlerinde davacının hizmet dökümünde çalıştığı görünen tarih aralıkları Mahkeme tarafından açıklanarak bu işyerlerinin davalı Bakanlık ile ilgisi detaylıca açıklatılmalıdır. Davalı Bakanlıktan, davalı bakanlık vekilinden, davacı asıldan ve davacı vekilinden, belirtilen Bakanlık ile ilgisi belirsiz işyerlerinde davacının çalıştığı dönemleri kapsayan dönemlere ilişkin davacının çalıştığı işyerinde “müstahdem” gibi çalışanlara ilişkin hizmet alım sözleşmeleri/ ihale evrakı gibi belgelerin gönderilmesi istenmeli, ayrıca, bu Bakanlık ile ilgisi belirsiz işyerlerinin davalı Bakanlık ile ilgisi de detaylıca açıklatılmalıdır.
Gerekir ise ilgili yerlerden bu hususları ve bu işyerlerinin davalı Bakanlık ile ilgisini gösteren belgeler var ise celbedilmelidir.
Böylelikle bu dönemlerin hizmet süresine dahil edilip edilmeyeceği tespit edilmeli, hizmet süresindeki olası bir değişimin dava konusu tüm işçilik alacaklarına etkisi irdelenmelidir.
3-Hizmet süresi bakımından;
Hizmet tespiti davasının dava dilekçesinde talep edilmemiş ve Bağkur isteğe bağlı sigortalı olarak prim ödenen 1998 yılının Mayıs, Haziran, Temmuz, Ağustos, Aylül, Ekim, Kasım Aralık aylarının ve 1999 yılının tümü ile 2000 yılının tümünün hesaba esas hizmet süresine dahil edildiği görülmektedir.
Ayrıca, 01/01/2001-12/02/2001 tarihleri arasında Bağkur primi ödenip ödenmediği belirsiz olup, bu dönemde hizmet döküm cetvelinde kayıt da bulunmamaktadır. Ancak bu süre de hesaba esas hizmet süresine dahil edilmiştir.
1998 yılının Mayıs ayı (dahil) ile 12/02/2001 (dahil) tarihleri arasında davacıya ücret ödemesi yapılıp yapılmadığı, davacının istihdam edilip edilmediği, bu tarih aralığında davacıya ödeme yapılmış ya da davacı istihdam edilmiş ise hangi tarihlerde / habgi tarih aralıklarında davacıya ödeme yapıldığı / davacının istihdam edildiği davalı Bakanlık’tan, ilgili sağlık ocağından, ilgili hastaneden, ilgili dernekten ve varsa bu konu ile ilgili / bu konuya ilişkin belgeleri devralmış olan sair kurumlardan Mahkeme tarafından yazılacak müzekkereler ile sorulmalıdır. Bu hususlara ilişkin, bördro, ödeme makbuzu, tediye makbuzu, yıllık izin belgesi, puantaj ve sair her türlü kayıtların ve belgelerin gönderilmesi istenmelidir.
1998 yılının Mayıs ayı (dahil) ile 12/02/2001 (dahil) tarih aralığında davacının çalıştığı sadece belge ile ispatlanan dönem hizmet süresine dahil edilmelidir.
Hizmet süresindeki değişikliğin dava konusu tüm alacak kalemlerine etkisi irdelenmelidir.
4-Dairemizin 2012/13392 Esas sayılı bozma ilamında yer almasına rağmen hükmedilen miktarın net mi yoksa brüt mü olduğunun hükümde belirtilmemesinin infazda tereddüte yol açacağının düşünülmemeside hatalı olup, tekrar bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ:
Temyiz olunan kararın yukarda yazılı sebeplerden dolayı BOZULMASINA, 19/09/2019 gününde oybirliğiyle karar verildi.