YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2019/8910
KARAR NO : 2019/9971
KARAR TARİHİ : 01.07.2019
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Hırsızlık, mala zarar verme, başkasına ait kimlik bilgilerini kullanmak
HÜKÜMLER : Mahkumiyet
Yerel mahkemece sanık hakkında hırsızlık, mala zarar verme ve başkalarına ait kimlik bilgilerini kullanmak suçlarından verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararların niteliği ile suçların tarihine göre dosya görüşüldü:
Sanık için; mahkemenin 16.06.2007 tarihinde işlenen suç için 11.02.2011 tarihinde 5271 sayılı CMK’nun 231/6-son cümlesi hükmü uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verdiği ve bu kararın 06.05.2011 tarihinde kesinleştiği, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararın kesinleşmesinden itibaren ve denetim süresi içinde işlenen kasıtlı suçtan dolayı verilen ve 19.03.2015 tarihinde kesinleşen mahkumiyet hükmü nedeniyle 10.06.2015 tarihinde hükmün açıklandığı; böylelikle hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleştiği 06.05.2011 ila deneme süresi içinde ikinci suçun işlendiği 23.04.2012 tarihleri arasında dava zamanaşımının durduğu gözetilerek yapılan incelemede;
Anayasa’nın 141 ve 5271 sayılı CMK’nun 34, 230 ve 289. maddeleri uyarınca mahkeme kararlarının denetimine imkan verecek şekilde açık ve gerekçeli olması, gerekçe bölümünde mevcut delillerin tartışılması, değerlendirilmesi, reddedilen veya kanıtlama yönünden üstün tutulan delillerin neler olduğu ve nedenlerinin gösterilmesi, delillerle sonuç arasında bağ kurulması, bir başka deyişle eldeki delillerle neden bu sonuca varıldığının anlatılması gerektiği, tüm bunların ışığında ulaşılan kanaat, sanığın suç oluşturduğu kabul edilen eylemi, bunun yasal unsurları ve nitelendirmesi, uygulanacak kanun maddesi ve CMK’nun 230. maddesinde belirtilen diğer unsurların bulunması gerektiği gözetilmeden 11.02.2011 tarihli hükmün açıklanmasının geriye bırakılmasına dair karara atıfta bulunularak gerekçesiz yazılı şekilde karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık …’nin temyiz nedenleri bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, diğer yönleri incelenmeyen hükümlerin tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, 01.07.2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.