Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2019/1065 E. 2019/5764 K. 03.10.2019 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2019/1065
KARAR NO : 2019/5764
KARAR TARİHİ : 03.10.2019

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Davacı, iş kazası sonucu maluliyetinden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okundu, işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
1-Dosyadaki temyiz kapsam ve sebeplerine göre davalılar vekilinin aşağıdaki bendlerin kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddine karar verilmiştir.
2-Dava, sigortalının iş kazası nedeni ile maddi ve manevi zararlarının giderilmesi istemine ilişkindir.
Mahkemece, 23041 TL maddi ve 4000 TL manevi tazminatın olay tarihi olan 08/07/2003 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
Dosyanın incelenmesinden; dava dilekçesinde … Ticaret Plastik Sanayi ve İthalat İhracat A.Ş.‘ye davalı olarak yer verildiği; yargılamanın devamında, 25.celsede gerçek kişinin davaya dahil edilmesi amacı ile davacı tarafça süre talep edildiği, bu yönde dilekçe ibrazı ile 19.12.2017‘de harç yatırılmak sureti ile …‘a tebligat gönderildiği, …‘un davalı sıfatı ile zamanaşımı defini içerir şekilde süresinde beyanda bulunduğu, neticeten iş bu davalıya husumetin yöneltilerek yargılamaya devam edildiği ve davalıların müştereken sorumlu olduğuna dair karar verildiği anlaşılmıştır.
Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 6100 sayılı HMK’da dahili dava olarak adlandırılan bir müessese bulunmamaktadır. Açılmış bir davada üçüncü bir kişinin davalı olarak gösterilmesi istenirse harcı ödenerek usul hükümlerine uygun yeni bir dava açılması gerekir. Bunun yanında bir davada o davanın esası bakımından hüküm ancak davanın sujeleri, yani davacı ile davalıları için verilebilir.
Hal böyle olunca, hakkında usulüne uygun biçimde açılmış bir dava bulunmayan … hakkında hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
3-Kabule göre de; iş kazası sonucu uğranılan zararın giderilmesi amacıyla açılan maddi ve manevi tazminat davalarında; zamanaşımı süresi gerek olay tarihinde yürürlükte bulunan 818 sayılı Borçlar Kanunu’nun 125. maddesi ve gerekse yürürlükteki 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunun 146. maddesi gereğince haksız fiilin meydana geldiği tarihten itibaren 10 yıldır. Uyuşmazlık bu tür davalarda uygulanmakta olan 10 yıllık zamanaşımı süresinin hangi tarihte başlatılması gerektiği noktasında toplanmaktadır. Uygulama ve öğretide kabul edildiği üzere, zamanaşımı failin ve zararın öğrenildiği tarihten başlatılmalıdır. Zarar görenin zararı öğrenmesi demek, zararın varlığı, mahiyeti ve esaslı unsurları hakkında bir dava açma ve davanın gerekçelerini göstermeye elverişli bütün hal ve şartları öğrenmiş olması demektir. Bedensel zararın gelişim gösterdiği durumlarda zamanaşımına başlangıç olarak hastalık seyrinin yani gelişimin tamamlandığı tarihin esas alınması gerekir.
Dava konusu olayda, davacı bakımından değişen ve gelişen bir durumun söz konusu olmadığı, giderek olayla birlikte zararın öğrenildiği ve zamanaşımının başlangıç tarihinin olay tarihi olduğu ortadadır. Hal böyle olunca, Mahkemenin kabul iradesi doğrultusunda, kendisine 06.03.2018 tarihinde dava dilekçesinin tebliğ edildiği … yönünden, süresi içerisinde ileri sürülen zamanaşımı defi konusunda işin esasına girilerek bir karar verilmesi, zamanaşımı definin değerlendirilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olmuştur.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular nazara alınmaksızın yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalılar vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının davalılardan …’a iadesine
03/10/2019 gününde oy birliğiyle karar verildi.