YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/11800
KARAR NO : 2019/5968
KARAR TARİHİ : 02.10.2019
MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Uygulama kadastrosu sırasında …İlçesi/ … Mahallesi çalışma alanında ve tapuda … adına kayıtlı bulunan sırasıyla eski … ada 68 parsel sayılı 1031 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, 19 ada 68 parsel numarasıyla ve 994,58 metrekare yüzölçümlü olarak; eski 19 ada 69 parsel sayılı 3142 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, 19 ada 69 parsel numarasıyla ve 2.942,93 metrekare yüzölçümlü olarak; … ve … adına tapuda kayıtlı bulunan eski … ada 70 parsel sayılı 3406 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, 19 ada 70 parsel numarasıyla ve 3.801,58 metrekare yüzölçümlü olarak; … adına tapuda kayıtlı bulunan eski 19 ada 36 parsel sayılı 3182 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, 19 ada 36 parsel numarasıyla ve 3.194,12 metrekare yüzölçümlü olarak; … ve … adına tapuda kayıtlı bulunan eski 19 ada 67 parsel sayılı 2903 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, 19 ada 67 parsel numarasıyla ve 3.090,30 metrekare yüzölçümlü olarak tespit edilmiştir. Davacı …, uygulama kadastrosu sırasında kendisine ait taşınmazların yüzölçümünün eksildiği ve eksikliğin davalılara ait 19 ada 36, 67 ve 70 parsel sayılı taşınmazlardan kaynaklandığı iddiasına dayanarak dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda, davanın kısmen kabulüne; çekişmeli 19 ada 70 parsel sayılı taşınmazın 04.12.2015 tarihli fen bilirkişi raporunda (A) harfiyle gösterilen 147,41 metrekare yüzölçümündeki bölümünün ifrazıyla davacıya ait 19 ada 69 parsel sayılı taşınmaza eklenmek suretiyle, 19 ada 69 parsel sayılı taşınmazın 3.090,34 metrekare, davalıya ait 19 ada 70 parsel sayılı taşınmazın 3.654,17 metrekare yüzölçümlü olarak, 19 ada, 36, 67 ve 68 parsel sayılı taşınmazların ise uygulama tutanağında belirtildiği şekilde tespit gibi tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosya içeriğine, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, yerinde olmayan sair temyiz itirazları yerinde değildir. Ancak; dava, taşınmazın aynına (mülkiyete) ilişkin olmayıp, 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 22/A maddesi uyarınca yapılan çalışmalar sonucunda taraflara ait taşınmazlar arasında bulunan ve yanlış geçirildiği iddia olunan sınırın düzeltilmesi istemine ilişkindir. Hal böyle olunca, davada kendisini vekille temsil ettiren davacı lehine maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, vekalet ücretine hükmedilmemesi isabetsiz olup bozma nedeni ise de; bu hususun düzeltilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, hüküm fıkrasının beşinci bendinden sonra gelmek üzere “Kendisini vekille temsil ettiren davacı lehine 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 31. maddesi ve Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümleri uyarınca maktu 1500,00 TL vekalet ücretinin davalılar … ve …’dan alınarak davacıya ödenmesine” ibaresinin yazılmasına ve hükmün DÜZELTİLMİŞ bu şekli ile ONANMASINA, yasal koşullar gerçekleştiğinde kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,
02.10.2019 gününde oybirliği ile karar verildi.